9. Ceza Dairesi 2021/11518 E. , 2024/1727 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/171 E., 2015/347 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bucak Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2011 tarihli ve 2011/5 Esas, 2011/239 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bucak Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2011 tarihli ve 2011/5 Esas, 2011/239 Karar sayılı kararının sanık müdafii ile katılan mağdure vekili ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 11.09.2014 tarihli ve 2012/15402 Esas, 2014/9783 Karar sayılı kararı ile sair temyiz itirazların reddine karar verilerek "Katılan ...'nin kendisine yönelik eylemlerden ötürü psikolojik olarak etkilendiğine dair 21.12.2010 tarihli kolluk beyanı, annesi olan katılan ...'in Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazdığı, katılan ...'nin olaydan ötürü moralinin bozulduğunu ve derslerinin etkilendiğini belirten 24.12.2010 havale tarihli dilekçesi ve Psikolog ... tarafından düzenlenen 22.12.2010 tarihli rapor karşısında; katılan ...'nin 5237 sayılı TCK.nın 103/6. maddesi uyarınca suçun sonucunda beden veya ruh sağlığında bozulma olup olmadığına dair Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulu ya da Adli Tıp Kurumu Kanunun 7, 23 ve 31. maddeleri gereğince usulüne uygun şekilde teşekkül ettirilmiş Yüksek Öğrenim Kurumları veya birimlerine bağlı hastanelerden rapor alınarak; hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 103. maddesinde yer alan çocuğun cinsel istismarı suçunun yeniden düzenlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK.nın 7/2. madde-fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" ve "Sanık hakkında hapis cezasına mahkûmiyetinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre, 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğun koşullu salıvermeye kadar uygulanacağı, alt soyu haricindekiler yönünden ise bu hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi" nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine dosyanın Bucak Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/972 Esasına kaydolması üzerine, Bucak Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2014/972 Esas, 2015/278 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 6545 sayılı yasa ve değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasında yer alan düzenleme yönünden değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle delillerinin takdir ve ifasının Ağır Ceza mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği görülmüştür.
4. Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2015 tarihli ve 2015/171 Esas, 2015/347 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle sanık hakkında verilen cezanın yeterli olmadığına, alt sınırdan uygulama yapılmaması gerektiğine ve kararı temyiz etme iradesine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Suç tarihinin 19.12.2010 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2015 tarihli ve 2015/171 Esas, 2015/347 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!