WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/11049 E.  ,  2023/4410 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/4 E. 2015/192 K.
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama

Sanık ve suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun (5271 sayılı Kanunu) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/2 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/664 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanunu'nun 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/73 Esas 2014/68 Karar sayılı 28.03.2014 tarihli kararı ile aradaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle aynı Mahkemenin 2014/4 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

3.Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 01.10.2015 tarihli, 2014/4 Esas, 2015/192 Karar sayılı kararı ile sanık ile suça sürüklenen çocukların beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan açılan kamu davalarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fırkasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine dair karar verilmiştir.

4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2020 tarihli Tebliğnamesinde sanık ve suça sürüklenen çocuklar hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde müsnet fiil suç olarak tanımlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine kararı verilmesi gerekirken, mezkur Kanunu'nun 223 maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince delil yetersizliği sebebiyle beraat kararı verilmesi nedeniyle "CMK'nın 223/2-e maddesiyle sanığın BERAATINA” ibaresi hükümden çıkarılarak yerine “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-a" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün "düzeltilerek onanması" yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği
Süre tutum dilekçesi ile esas ve usul yönünden hukuka aykırı kararın bozulması istemine ilişkindir.

B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
1. Mağdur ile suça sürüklenen çocuk ...'nin aynı işyerinde çalıştığı, suça sürüklenen çocuk Halit'in mağdur arkadaşının özürlü olduğunu bildiği, bu durumundan faydalanarak farklı zamanlarda onunla cinsel ilişkiye girdiğinin anlaşıldığı,
2. Suça sürüklenen çocuk ...'nin her ilişkiden sonra mağdura yönelik bu davranışına yeni bir arkadaşını kattığı, suça sürüklenen çocuğun mağdura yönelik davranışlarının yolda geçen diğer suça sürüklenen çocukları da eve davet ederek mağdurla cinsel ilişkiye girmesini sağladığı, hatta yolda geçerken veya futbol maçından dönerken uygunsuz bir şekilde mağdura yönelik sözlü davranışlarda bulunduğu ve arkadaşlarını arkasına takıp mağdura yönelik cinsel temasta bulunduğu,
3. Özellikle suça sürüklenen çocuk ...'nin arkadaşlarına öncülük yaptığı her cinsel birliktelikte diğer arkadaşlarını yönlendirdiğinin anlaşıldığı, bu nedenlerle sanık ve suça sürüklenen çocukların cezalandırılması gerekirken verilen beraat kararının usul ve esas yönünden kanuna aykırı bulunduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1.Aynı mahallede oturan ve hafif derecede zeka geriliği saptanan katılan mağdur ile sanık ve suça sürüklenen çocukların Toki konutlarının arka tarafında bulunan yürüyüş yolunda, bu olaydan bir hafta sonra bu kez suça sürüklenen çocuk ...'nin evinde anal yoldan cinsel ilişkiye girdikleri iddia edilmiştir.
2. Mahkemece, Toki konutlarında ailesi ile birlikte yaşayan on sekiz yaşından büyük katılan mağdurun kendisine yönelik cinsel saldırı eylemlerini ailesine anlatması üzerine başlatılan soruşturmada katılan mağdurun suça sürüklenen çocuk ...'nin 1,5-2 yıl önce kendisi ile günah olduğunu söylemesine rağmen cinsel ilişkiye girdiğini, diğer suça sürüklenen çocuklar ve sanığın kendisinin istememesine rağmen ailesine ya da başkalarına söylemekle tehdit ederek anal yoldan ilişkiye girdiklerini iddia ettiği; sanık ...'nın kollukta katılan mağdurun rızasıyla sırayla cinsel ilişkiye girdiklerini savunduğu, suça sürüklenen çocuk ...'ın da ... ile cinsel ilişkiye girdiklerini kabul ettiği, ...'nin ...'le cinsel ilişkiye girmediğini bununla birlikte Toki'deki yürüyüş yolunda iken ...'in kendileriyle cinsel ilişkiye girme teklifinde bulunduğu, ...'in yürüyüş yolunda ... ve ...'nin ... ile cinsel ilişkiye girdiklerini kendisinin girmediğini beyan ettiği belirtilmiştir.

3. Katılan mağdurun muayenesinde fiili livata bulguları tespit edilememiştir. Dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesini teminen Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan alınan raporda katılan mağdurun, mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olmasına engel teşkil edecek mahiyet ve derecede olmayan hafif derecede zeka geriliği saptandığı, mağduru bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu, mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin bulunduğu, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olduğu, kendisinde mevcut olan zeka geriliğinin hekim olmayanlarca anlaşılamayacağı kanaati bildirilmiştir.

4. Şikayet tarihinde katılan mağdurun 20 yaşının üstünde olduğu, beyanlarında kendisiyle ilk defa tam olarak ne zaman cinsel ilişkiye girildiğini söyleyemediği, bununla birlikte bir buçuk iki yıl öncesinden bahsettiğini ifade ettiği anlaşıldığından cinsel ilişki sırasında mağdurun on sekiz yaş üstünde olduğunun Mahkemece kabul edildiği görülmüştür.

5. Her ne kadar katılan mağdurun beyanlarında; suça sürüklenen çocuklar ile sanığın kendisiyle tehditle cinsel ilişkiye girdiklerini beyan etmiş ise de, suça sürüklenen çocuklar ile sanığın mağdurla arkadaş oldukları, katılan mağdurun beyanlarında kendisine yönelik cinsel ilişkinin boş olan Toki dairesinde suça sürüklenen çocuk ...'nin evinde ve Tokinin yürüyüş yolunun sonunda açık arazide gerçekleştiği, yaş itibariyle katılan mağdurun sanık ve suça sürüklenen çocuklardan büyük olup, kendisine yönelik eylemleri anlamaktan ve kendisini savunmaktan yoksun olmadığı, eylemlerin gerçekleniş şekli, sayısı ve katılan mağdurun olaydan sonraki davranışları gözetildiğinde, on sekiz yaşından büyük olan katılan mağdurun, tehdit ve rızası dışında cinsel ilişkiye girdiğine dair delil olmadığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuklar ile sanık hakkında üzerlerine atılı suçu işledikleri sabit olmadığından beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocuklardan ... hakkında kovuşturmadaki oturumlar ile hükmün verildiği 01.10.2015 tarihli oturumun kapalı yapılması gerektiği gözetilmeden açık duruşma yapılarak 5271 sayılı Kanun'un 185 inci maddesine aykırı davranılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin eleştiri haricinde usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki rapor, belge ve bilgilerle uyumlu olarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşıldığından, kurulan beraat hükümlerinde hukuka aykırılık görülmemiş, açıklanan nedenle Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 01.10.2015 tarihli, 2014/4 Esas, 2015/192 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.06.2023 tarihinde karar verildi.