WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/11032 E.  ,  2024/4150 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/248 E., 2015/100 K.

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2015 tarihli ve 2014/248 Esas, 2015/100 Karar sayılı kararı ile; sanığın düğün merasimi sırasında görerek beğendiği mağdure ile tanışarak taraflar arasında duygusal anlamda arkadaşlığın başladığı, 16.09.2014 tarihinden yaklaşık bir ay önce Kastamonu ilinin Seremedi Köyünde düzenlenen bir sünnet törenine katılmak için ailesiyle birlikte giden mağdureyi telefonla arayan sanığın buluştuklarında mağdure ile ormanlık bir alana giderek burada dudak dudağa öpüşmelerinin ardından organ sokmaksızın rızaya dayalı olarak kendi cinsel organını mağdureninin cinsel organına sürttürmek suretiyle ilişkide bulunduğu, ayrıca öğrenimi nedeniyle halası ...'in konutunda kalan mağdurenin 16.09.2014 tarihinde gece saat 23:00 sıralarında halasının bilgisi dışında gizlice sanığı konuta alarak odasına çıktıklarında üzerlerindeki elbiselerin tamamını çıkardıktan sonra öpme, okşama hareketlerinde bulunarak seviştikleri gibi cinsel organını mağdurenin cinsel bölgelerine sürttürmek suretiyle organ sokmaksızın rızaya dayalı olarak ilişkide bulunduğu ve bu şekilde uyudukları, sabah 06:00 sıralarında okula gitmesi için uyandırmak amacıyla mağdure yeğeninin odasına giren ... tarafından mağdure ile sanığın çıplak vaziyette yatakta yakalandıkları, şeklinde kabul edilen olayda; sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden; müsnet suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin tatbik edilmesi gerektiğine; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; suçun sübut bulmadığına, sübut kabul edilse dahi iddia makamınca bu yönde bir talep bulunmadığından sanığa ek savunma hakkı verilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mahkemece kabul edilen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturan eylemlerin sanık tarafından 16.09.2014 tarihinden yaklaşık bir ay önce Kastamonu ilinin Seremedi Köyünde düzenlenen bir sünnet törenine katılmak için ailesiyle birlikte giden mağdureyi telefonla arayan sanığın buluştuklarında mağdure ile ormanlık bir alana giderek burada dudak dudağa öpüşmelerinin ardından organ sokmaksızın rızaya dayalı olarak kendi cinsel organını mağdureninin cinsel organına sürttürmek suretiyle ilişkide bulunduğu, ayrıca öğrenimi nedeniyle halası ...'in konutunda kalan mağdurenin 16.09.2014 tarihinde gece saat 23:00 sıralarında halasının bilgisi dışında gizlice sanığı konuta alarak odasına çıktıklarında üzerlerindeki elbiselerin tamamını çıkardıktan sonra öpme, okşama hareketlerinde bulunarak seviştikleri gibi cinsel organını mağdurenin cinsel bölgelerine sürttürmek suretiyle organ sokmaksızın rızaya dayalı olarak ilişkide bulunduğu ve bu şekilde uyuduklarının anlaşılması karşısında, 16.09.2014 tarihinde gerçekleşen ikinci eylemin mağdurenin tanık Cemile'nin evinde yatılı olarak kaldığı sırada, mağdurenin sanığı gizlice eve alması sonucunda, bu evde gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, ikinci eylem sırasında sanığın mağdurenin hürriyetini kısıtlaması söz konusu olmadığından kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile arttırılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2015 tarihli ve 2014/248 Esas, 2015/100 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2015 tarihli ve 2014/248 Esas, 2015/100 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2024 tarihinde karar verildi.