9. Ceza Dairesi 2021/11031 E. , 2024/1741 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/508 E., 2015/141 K.
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bakanlık vekilinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık ve müdafiinin temyizi yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 26.11.2014 tarihli duruşmada askere gideceğini beyan eden, 17.12.2014 tarihinde askere sevk edilip, 17.06.2015 tarihinde muhtemelen terhis olacağı bildirilen sanığa, yokluğunda verilen kararın 28.04.2015 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesince mahalle muhtarlığına teslim edilmek ve komşusuna haber edilmek sureti ile tebliğ edildiği, vekaletnamesini ibraz eden sanık müdafii tarafından sunulan 25.05.2015 tarihli dilekçe ile mahkemesinden eski hale getirme ve infazın durdurulması isteminde bulunulduğu, üzerine geçersiz sayıldığının yazıldığı görülen tebligatın yeniden
çıkartılıp 17.06.2015 tarihinde bu kez müdafiine tebliğ edildiği ve 18.06.2015 tarihli dilekçesi ile de müdafii tarafından hükmün temyiz edildiği, 5271 sayılı Kanun'un 42 nci maddesinin birinci fıkrasına göre bu konuda inceleme mercinin Yargıtay ilgili Dairesinde olduğu ve eski hale getirme talebinin kabulünün gerektiği, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin bu nedenle süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, PTT'de dağıtıcı olup 25.08.2014 günü trafik ceza tutanağını tebliğ için gittiği adreste mukim olan katılana, imalı sözler sarfettiği, bu durumdan şüphelenen katılan tarafından ikametine girmesine engel olunduğu anda iki kolundan kavrayıp, kollarını aşağıya doğru bastırarak, iki eliyle katılanın beline sarıldığı, ellerini kalçalarına doğru indirip, kendisine doğru çekerek, dudaklarından öpmek istediği, ''Erkekler sürekli eşlerini aldatıyor, seninki de seni aldatıyordur, seninle yapalım, benim de sevgilim var ama senin kadar güzel değil'' şeklinde sözler de sarf ettiği iddiası ile cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Menemen 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2014/508 Esas, 2015/141 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrası birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
3. Katılan ...'in 05.10.2016 havale tarihli, ilgili zabıt katibince kimlik tespitinin yapıldığı ve şikayetinden vazgeçtiğini, davaya katılmak istemediğini belirtir dilekçesi, Menemen 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2016 tarihli 2014/508 Esas sayılı yazısı ile UYAP sisteminden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği görülmüştür.
4. Menemen 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2016 tarihli ve 2014/508 Esas sayılı yazısı ile de 31.10.2016 havale tarihli sanık ...'ın şikayetten vazgeçme nedeni ile dosyanın bozularak beraat kararı verilmesine ilişkin dilekçesinin UYAP sisteminden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği görülmüştür.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında mahkumiyete elverişli başkaca somut bir delil bulunmadığı halde beraati yerine katılanın çelişkili beyanlarına itibarla, gerekçe de belirtilmeden cezası bir yıldan başlayan suçta, alt sınırdan ayrılıp fazla ceza tayin edilmesi sureti ile mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
B. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Bakanlığın davadan haberdar edilmeden yargılama yapılmasının ve sanık hakkında takdiri indirim yapılmak sureti ile eksik ceza tayin edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından, şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrası birinci cümlesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturup, şikayet üzerine takibat yapıldığı ve hükümden sonra temyiz aşamasında katılanın dosyaya sunduğu 05.10.2016 havale tarihli dilekçe ile mevcut şikayetinden vazgeçtiği, sanığın da 31.10.2016 havale tarihli dilekçe ile şikayetten vazgeçmeyi kabul ettiğinin anlaşılması karşısında, vaki feragat nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Hükmün İncelenmesinde
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Menemen 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2014/508 Esas, 2015/141 Karar sayılı kararının 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun'un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye istinaden düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, vaki şikayetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!