WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/10688 E.  ,  2024/2591 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/20 E., 2015/90 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, çalıştığı işletmedeki işçileri taşıyan bu minvalde süreçte alınan beyanlarda çavuş olarak işçileri getirip götürme işine baktığı belirtilen sanığın, aynı işletmede tarlada çalışan mağdureyi, 2014 yılı Mayıs ayında tarlada çalıştığı gün, çay demlediği sırada ''Senden hoşlanıyorum'' diyerek ''Sütyen numarasını'' sormak; ertesin gün, yine çay demlediği sırada ''Sana istersen hat alayım'' diyerek sıkıştırmak ve kolundan tutarak asılmak ve akabinde mağdurenin direnmesi ve bağıracağını söylemesi üzerine de bırakmak, 13.06.2015 tarihinde ise bu kez yine çay demlediği sırada yanına giderek, yakasından tutup kendisine doğru çekerek dudağından öpmek, mağdurenin itmesi ve diğer işçilerin de gelmesi üzerine bırakmak suretiyle, çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca açılıp; 6545 sayılı Kanun ile ceza miktarında yapılan değişikliğe istinaden verilen Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2015 tarihli ve 2014/727 Esas, 2015/31 Karar sayılı görevsizlik kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda, Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2015 tarihli ve 2015/20 Esas, 2015/90 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi lehe olan 103 üncü maddesinin birinci fıkrası (b) bendi delaletiyle, 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası, aynı Kanun'un 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Usul ve kanuna aykırı karar verildiği, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesis edildiği, suçun kanuni unsurlarının oluşmadığı, lehe hükümlerin koşulları oluşmasına rağmen uygulanmadığına ve sair husulara ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Lehe olduğunun kabulü ile uygulanan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle cinsel istismar eyleminin söz konusu olabilmesi için sanık ile mağdure arasında bir hizmet ilişkisinin bulunması gerektiği, kanunda düzenlenen hizmet ilişkisinden kastedilenin failin yazılı veya sözlü bir hizmet akdine dayanarak mağdure üzerindeki işe alma, işten çıkarma ve ücret gibi sosyal haklarını belirleme yetkisine haiz olmanın vermiş olduğu söz geçirebilmeden kaynaklanan nüfuzunun bulunması gerektiğinden cihetle, kendisine ait araç ile işletmeye ait tarlalara işçileri taşıdığını beyan eden, sosyal ve mali durum araştırma tutanağında da işletmeye işçi taşımacılığı yaptığı belirtilen sanık hakkında, soruşturma aşamasında bilgisine başvurulan işletme müdürü ....'nün sanığın işyerine işçi taşıdığını, işçi getirip götürdüğünü; bilgilerine başvurulanlardan ..., ....'nin sanıkla aynı iş yerinde çalıştıklarını, ...., ..., ....'nin sanığın çavuş olarak kendilerini çalışmaya getirdiğini, ....'nin ise sanığın minibüsü ile çalışmak için kendilerini işe getirdiğini; görevsizlik kararı verilen Asliye Ceza Mahkemesinde dinlenen tanıklar ... ile .... ve....'nin sanığın çavuş olarak çalışmaya kendilerini götürdüğünü beyan etmelerine karşın aynı işyerinde çalıştıklarını beyanla dinlenen tanıklar .... ile ....'nın ise sanığın servis şoförü olarak çalıştığını beyan ettiklerinin görülmesi karşısında; sanığın öncelikli olarak işteki konumunun tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespiti ile tanık beyanlarındaki çelişki giderildikten sonra hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Kabule göre de; karar başlığında suç tarihinin 13.06.2014 tarihi yerine 05/2014 olarak yazılması, hükümden sonra 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararı ile 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesindeki değişiklikler nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılması lüzumu bozmayı gerektirmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2015 tarihli ve 2015/20 Esas, 2015/90 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03. 2024 tarihinde karar verildi.