WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/10623 E.  ,  2024/826 K.
"İçtihat Metni"

...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/614 E., 2015/465 K.
ŞİKÂYETÇİ : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
SUÇLAR : Cinsel saldırı, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜMLER : Beraat
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, şikayetçi Bakanlık vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteği yönünden; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin kanun yolu aşamasında davaya katılma iradesinde bulunduğu ve hükmü temyiz ettiği görülmekle; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılan

vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında cinsel saldırı ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası, 116 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2015 tarihli ve 2014/614 Esas, 2015/465 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın cinsel saldırı ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Usul ve kanuna aykırı kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Duruşmadan haberdar edilmediklerini, davaya katılmaları konusunda karar verilmeden hüküm tesis edildiği, kararın bozulmasını ve davaya katılmalarına karar verilmesini talep etmiştir.

III. GEREKÇE
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
1. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

2. Tebliğnamede Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin esastan incelenmesine yönelik görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümlerde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda
gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmadığından katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.

V. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2015 tarihli ve 2014/614 Esas, 2015/465 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.02.2024 tarihinde karar verildi.

...