WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/10551 E.  ,  2024/4127 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/126 E., 2015/248 K.

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 18.02.2015 tarihli ve 2015/608 Esas sayılı iddianamesiyle, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan kamu davasında, Edirne 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli ve 2015/128 Esas, 2015/120 Karar sayılı kararı ile Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.
2.Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2015 tarihli, 2015/126 Esas, 2015/248 Karar sayılı kararı ile sanığın, olay tarihinde sokakta oynayan sekiz yaşındaki mağdureye yemek vereceği bahanesiyle evine çağırarak mağdurenin eşofman altı ile iç çamaşırını ve kendisinin de eşofman altını indirdikten sonra mağdureyi sırtı kendisine dönük olacak şekilde dizlerinin üzerine oturtup belinin iki tarafından tutma şeklinde gerçekleştirdiği kabul edilen eylemin, mevcut delillerin değerlendirilmesiyle, çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-1.c, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise, 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-f, 109/5, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın üzerine atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın istikrarlı şekilde savunmada bulunduğuna, olayın sadece mağdurenin anlatımına dayalı olduğuna, katılan annenin de çelişkili beyanları olduğuna, suç tarihinin tam olarak tespit edilemediğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

III. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve zamanı, sanığın aşamalarda değişmeyen savunması, mağdure ile katılanın annesinin fiilin gerçekleşme şekli, zamanı ve intikali konusunda çelişkili beyanları ile dosya kapsamı nazara alındığında, mağdurenin soyut beyanları dışında sanığın cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek müsnet suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Sayın Üyeler ... ile ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.05.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizin sayın çoğunluğu ile ihtilafa düştüğümüz husus sanığın mağdura yönelik çocuğun cinsel istismar suçunun sübut bulup bulmadığına ilişkindir.
Bilindiği gibi ceza muhakemesinde mahkumiyet kararı verebilmek için, sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiği konusunda hiçbir şüpheye yer bırakmayacak bir biçimde kesin olarak belirlenmesi konusunda tam bir vicdani kanaatin oluşması gerekir.
Cinsel suçlarda, eylemin gerçekleştirilmesi konusunda mağdur beyanının tek delil olduğu durumlarda, mağdur beyanına itibar edilip edilmeyeceği konusunda belli kriterler belirli olacaktır. Bu ölçütlere göz atarsak; intikal zamanı ve şekli, mağdur beyanının başka delillerle örtüşmesi veya örtüşmemesi, mağdur beyanının kendi içinde aşamalardaki tutarlılığı veya çelişkisi, mağdur beyanının ayrıntısı, mağdur beyanının hayatın olağan akışına uygun olması vs hususların gözetilmesi gerekir.
Mağdure Nur "Sanık komşumuz olur karşılıklı otururuz. Daha önce beni evine çağırmamıştı. Olay günü gündüz sokakta oynarken sana yemek vereyim diye beni içeriye çağırdı. Girdim. Benim yanımda ve onun yanında kimse yoktu. Ben ayakta iken birşey söylemeden sırtım ona dönük vaziyette ve o çekyata otururken altımdaki eşofmanı ve iç çamaşırımı indirdi. Üst tarafımdaki giysilere yönelik çıkartma yapmadı. Bu sırada kendisi de altındakileri dizine kadar indirdi ancak sırtım dönük olduğu için iç çamaşırını çıkarttı mı farketmedim. Beni önce dizlerine doğru oturttu. Daha sonra belimden tutarak biraz daha geriye çekip oturttu. Bu esnada da iç çamaşırının olup olmadığını farketmedim. (Pipisini farketmedim) başkaca hoplatma yada zıplatma benzeri gibi bir hareket yapmadı. Zaten yapmasına fırsat kalmadan yemek yanığı kokusu geldi. Yemek yandı diyerek kalktı. Bende o kalkınca hemen giysilerimi giyip oradan uzaklaştım. Anneme gidip söyledim. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan ... "Kızım eve geldiğinde ben evde yemek yaparken kızım geldi ve anne sana birşey söyleyeceğim. Komşu Remzi beni eve içeriye çağırdı dedi. Neden çağırsın kızım içeriye dedim. Yemek yaptıracakmış dedi. Daha sonra beni içeriye çağırdıktan sonra çamaşırımı çıkarıp kucağına oturttu dedi. ne yaptığını sorduğumda önce dizlerine kadar oturttu sonra daha üst bölgelerine kucağına oturttu diye söyledi. Canın acıdı mı diye sordum. Canımı acıttırmak istedi ancak ben çabuk kalktım diye söyledi. Kızım bana bu olayı anlattığında kurban bayramı ilk günüydü. Ancak ben hamileydim ve kızım bu olayı anlattığında da psikolojim etkilenmişti. Kayınpederime söyledim. Ben tam karşımda oturan sanığı kapıyı açtığımda hep karşımda görüyordum ve görecektim. Bu yüzden kayınpederimde doğumdan sonra şikayetçi oluruz dedi. Şubatın 5 inde doğum yaptım ve hastaneden çıkar çıkmaz şikayetçi oldum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık İsmail "Müşteki benim gelinim olur. Ben olayı duyduğum zaman hamileydi ve hamilelik dönemi stresli ve sıkıntılı bir dönemdi. Sanığın torunum Nuru içeri çağırdığını, külodunu çıkarttığını, kucağına oturttuğunu, bu sırada yemek yanınca da ona gittiği için torunumda oradan kaçıp gitmiş. Bizde doğumdan sonra şikayetçi oluruz dedik ve doğum sonrası da şikayetçi olduk " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık yargılama sırasında atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
Mağdure Nur'un aşamalarda istikrarlı, yemek yanığı kokusu üzerine sanığın kendisini bıraktığı yönündeki ayrıntı içeren ifadesi ve sanığın daha fazla cinsel hareket yapığını söyleme durumu varken sadece beyanında geçen hareketleri yaptığını söylemesi ve olaydan hemen sonra sanığın yaptığı hareketleri anne ve dedesine aynen söylemesi ve intikalin geç yapılmasının makul gerekçeye dayanması, sanığın husumet iddiasının doğrulanmayıp soyut nitelikte kalması, yukarıdaki gerekçe ile mağdurenin beyanlarına üstünlük tanınması gerektiği bu sebeple kararın onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne iştirak edilmemiştir.