9. Ceza Dairesi 2021/10448 E. , 2023/3969 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/303 E., 2015/310 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2015 tarihli ve 2013/303 Esas, 2015/310 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Eksik ve hatalı gerekçelerle verilen kararın usul ve kanunlara aykırı olduğuna ve kararın bozularak sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi
Tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçtan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkeme Kabulü
"Sanık ... *** yargılama sırasında aşamalarda alınan savunmalarında; Atılı suçlamayı kabul etmediğini, olay tarihi itibari ile Van ilindeki konutta annesi, kardeşleri ile eşi olan katılan ... ve müşterek çocukları olmak üzere 13-14 kişi ile birlikte aynı çatı altında yaşadıklarını, 2006 yılında İstanbul iline göç ettiklerini, İstanbul da ikamet ettikleri süre içerisinde eşi olan katılan ... *** ile ağabeyi ... ***'yı birlikte banyodan çıkarken yakaladığını, bu olaydan sonra ortak konutu terk ettiğini, katılanın kendisine husumet beslediğini, her hangi bir şekilde mağdureye karşı cinsel içerikli bir eyleminin olmadığını savunmuştur.
Mağdurenin aşamalardaki anlatımları ile katılanın kardeşi olan ... ***'ın yargılama sırasında alınan beyanı bir arada değerlendirildiğinde; İddianameye konu cinsel saldırı eyleminin sanık ve katılan ile müşterek çocukları mağdurenin Van ilinde ikamet ettikleri 2006 yılında meydana geldiğinin iddia olunduğu, olayın her hangi bir görgü tanığının da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mağdurenin aşamalarda alınan beyanları irdelendiğinde; 24/08/2011 tarihinde Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nda mağdur sıfatıyla alınan beyanında sanığın olay günü kendisinin odasına girerek 'sesini çıkarma' şeklinde işaret yaparak ağzını kapattığını ve üstündeki elbiseleri çıkartmaya çalıştığını, kendisinin de külotu kalana kadar soyunduğunu, sanığın ağzını kapatıp tokat atması nedeni ile korkudan bayıldığını, uyandığı sırada odada sanığın başına soğuk su döktüğünü gördüğünü, her hangi bir cinsel ilişki hatırlamadığını, ayıldığında belden aşağısının çıplak vaziyette olduğunu ve külotunda kan gördüğünü, olay nedeni ile ruh sağlığının bozulduğunu, İstanbul Sultançiftliği'nde Lütfiye Nuri Burat Devlet Hastanesi'nde psikiyatri tedavisi gördüğü sırada olayı psikiyatriste anlattığını, annesi olan katılan ... ***'nın da olayı psikiyatristten öğrendiğini beyan ettiği, mahkememizce yapılan yargılama sırasında 13/01/2014 tarihinde talimat yolu ile İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde alınan beyanında ise; olay günü sanığın elinde bıçak olmak üzere yanına gelerek ağzını kapattığını, bunun üzerine kendinden geçtiğini beyan ettiği, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nda alınan ilk beyanında olay günü sanığın elinde bıçak bulunduğuna dair bir beyanının olmadığı, yine Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nda alınan ilk beyanında sanığın kendisine karşı cinsel içerikli başkaca hiç bir eyleminden bahsetmemesine karşın İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi aracılığıyla alınan beyanında sanığın daha önceden mutfakta bulunduğu sırada kendisine cinsel içerikli eylemde bulunmaya çalıştığını, zaman zaman da kendisini dudaklarından öptüğünü, bunlardan teyzesi olan ... ***'a bahsettiğini, teyzesi ... ***'ın da olayı annesi ... ***'ya anlattığını, annesinin olayı bu şekilde öğrendiğini, olay ortaya çıkınca da annesi ...'nin kendisini psikiyatriste götürdüğünü beyan ettiği, mağdurenin her iki beyanının hem olayın oluş şeklinde ilişkin hem de olayı katılan ... ***'nın öğrenme şeklinde ilişkin kendi içinde birden fazla çelişki barındırdığı, mağdurenin Üsküdar Üniversitesi Psikiyatri Servisi'nde gördüğü tedaviye ilişkin epikriz raporları incelendiğinde ise cinsel istismar öyküsünü öğretmenleri ile paylaştığının kayıtlı olduğu, bu husus dikkate alındığında da iddiaların çelişkiler barındırdığı,
Katılan ... ***'nın 26/07/2011 tarihinde eşi olan sanık ... *** hakkında Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği şikayet dilekçesi incelendiğinde; Dİlekçenin ... kısmında eşi olan sanığın sürekli olarak kendisine şiddet uyguladığını, çocuklarını öldürmekle tehdit ettiğini, 22/07/2011 günü eve gelerek içeriye almak istememesine rağmen zorla eve girmek suretiyle kendisini ve çocuklarına darp edip, ölümle tehdit ettiğini ileri sürdüğü ve bu olayları detaylı anlattığı halde, müşterek çocuğa karşı cinsel saldırı gibi ağır bir eylemden yalnızca dilekçesinin talep kısmında 'küçük kızıma karşı cinsel saldırıda bulunan Tahirhan ***'nın cezalandırılmasını istiyorum' şeklinde tek satırdan ibaret yazılı beyanla iddiada bulunduğu, 16/08/2011 tarihinde Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nda alınan beyanında ise cinsel saldırı eylemini tarihten 1 ay önce evde oturduğu sırada kızı olan mağdure ... *** (***)'nın anlatması üzerine öğrendiğini beyan ettiği, mağdurenin ise 24/08/2011 tarihinde Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nda alınan ilk beyanında olayı ilk olarak tedavi gördüğü psikiyatriste anlattığını, annesi ...'nin ise olayı psikiyatristten öğrendiğini beyan ettiği, mağdurenin yargılama sırasında İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesi aracılığıyla talimat ile alınan beyanında ise, olayı ilk olarak teyzesi olan tanık ... ***'a anlattığını, tanık ... ***'ın da annesi ... ***'ya anlatması üzerine katılanın kendisini psikiyatriste götürdüğünü beyan ettiği, olayın katılan ... *** tarafından ne şekilde öğrenildiğine dair hem mağdure anlatımlarının, hem katılan ... ***'nın anlatımının bir biri ile çelişkili olduğu, yargılama sırasında dinlenen tanık ... ***'ın alınan beyanında ise, mağdure ... *** (***)'nın 2007 yılı yaz ayı içinde ... Köyü ... Mezrası'na geldiklerinde olayı kendisine anlattığını, mağdurenin isteği üzerine kendisinin de olayı kimseye anlatmadığını beyan ettiği, mağdure anlatımının tanık ... ***'ın beyanı ile de çelişkili olduğu,
Tanık ... ***'ın yargılama sırasında mahkememizce alınan beyanı incelendiğinde; Mağdurenin cinsel saldırı eylemine uğradığını 2007 yılında mağdureden öğrendiğini beyan ettiği, bir babanın kızına karşı gerçekleştirdiği cinsel saldırı eylemini öğrenen ve mağdurenin teyzesi olan bir kişinin aradan geçen uzun süreye rağmen bu olaydan kimseye bahsetmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yine adı geçen tanığın beyanı incelendiğinde mağdurenin kendisine olayı anlatırken sanığın mağdureyi banyoya götürerek kafasına su tutmak suretiyle ayılttığını kendisine söylediğini beyan ettiği, mağdurenin aşamalardaki anlatımları incelendiğinde ise sanığın kendisinin odasında bardakla yüzüne su atarak kendisini ayılttığını ileri sürdüğü, tanık ... ***'ın katılan ... ***'nın kız kardeşi olması, katılan ... ile sanık arasında da derin husumet bulunması karşısında adı geçen tanığın görgüye dayalı olmayan, çelişkiler barındıran kuşkulu beyanlarına itibar edilme olanağının bulunmadığı,
Dosya içerisinde bulunan sanık ... *** ile katılan ... *** (***)'nın boşanmalarına ilişkin Gaziosmanpaşa 3. Aile Mahkemesi'nce verilen 02/05/2012 tarih, 2011/779 esas, 2012/435 karar sayılı boşanma ilamı incelendiğinde; Boşanma davasının katılan tarafından 02/05/2011 tarihinde açıldığı, boşanma davasının devam ettiği sırada katılanın Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'na müracaat ederek sanığın müşterek çocukları ... ***'a cinsel istismarda bulunduğu gerekçesi ile şikayetçi olduğu, nitekim bahse konu soruşturma dosyasının boşanma davasının 04/11/2011 tarihli celsesinde boşanmaya delil olarak gösterildiği, bu husus dikkate alındığında şikayet dilekçesinin boşanmayı elde etme amacına dönük verilme ihtimalinin bulunduğu,
Dava dosyasında bulunan sanık ... ***'nın 07/09/2011 tarihinde yakalanması olayına ilişkin tutanaklar incelendiğinde de; Katılanın olay günü saat 15:00 sularında Sultangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü haber merkezini arayarak sanık ... *** hakkında arama kararı bulunduğunu, eşi ile ... Mahallesi 1. ... Yolu Caddesi üzerinde bulunan PTT önünde buluşacağını beyan ederek ihbarda bulunduğu ve saat 16:00 sularında eşi olan sanık ile buluştuğu sırada adı geçeni yakalattığı, sanık ... ***'nın Gaziosmanpaşa 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nce savunması alınarak serbest bırakılması üzerine katılan ... ***'nın 12/09/2012 tarihinde salıverilme kararına itiraz ettiği, bu hususlar dikkate alındığında sanık ... *** ile katılan ... *** arasında derin bir husumet bulunduğunun anlaşıldığı,
Her ne kadar mağdure aşamalarda alınan beyanlarında; Cinsel saldırı eyleminin gerçekleştiği gün kendine geldiğinde külotunda kan gördüğünü ileri sürmüş ise de, iddianameye konu olayın 2006 yılında gerçekleşmesi karşısında mağdure ... ***'ın belirtilen tarih itibari ile 10 yaşında, babası olan sanık ... ***'nın ise 36 yaşında bulunduğu, 36 yaşında bir erkek tarafından organ sokmak suretiyle cinsel istismar eyleminin gerçekleşmesi halinde cinsel istismara uğrayan mağdurenin kızlık zarının (anatomik bakire olmadığı sürece) bozulmamasının olanaklı olmadığı, mağdurenin Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulu'dan aldırılan 07/09/2015 tarih, 3633 karar sayılı uzmanlık raporunda hymenin annüler yapıda, oldukça derin yerleşimli, orta yükseklikte ve orta enlilikte, fevhası 1,5-2 cm olduğu, dolayısıyla hymen'in serbest kenarlarının özelliği ve açıklığı nedeni ile yırtılmaksızın ereksiyon halindeki erkeklik organı veya benzer cesamette cismin duhulüne müsait bulunmadığı, hymen'de eski yada yeni yırtık tespit edilemediğinin bildirildiği, rapor içeriği göz önüne alındığında sanığın olay tarihi itibari ile 10 yaşında bulunan mağdureye karşı organ sokmak suretiyle cinsel istismar eyleminde bulunduğunun kabulüne olanak bulunmadığı,
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar sanık hakkında alt soyu olan mağdure ... ***'a karşı işlediği iddia olunan Çocuğun Cinsel İstismari suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin katılan ve mağdurenin aşamalarda alınan hem kendi içinde hem bir birlerinin beyanları ile çelişen anlatımlarından başka kuşku sınırlarını aşan, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca sanığın atılı suçtan beraatine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir."
şeklindedir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan mağdure vekili ve katılan ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2015 tarihli ve 2013/303 Esas, 2015/310 Karar sayılı kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!