9. Ceza Dairesi 2021/10419 E. , 2024/2649 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/62 E., 2015/296 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY OLGULAR
Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2015/62 Esas, 2015/296 Karar sayılı kararı ile sanığın suç tarihinde eşi olan katılanı önce ıssız bir yere, sonra kendisine ait köy evine götürüp darp ve tehdit ile katılanın rızası dışında cinsel ilişkiye girdiği şeklinde kabul edilen olayda nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 15 ay 15 gün, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Cinsel ilişkinin rızalı olduğunu, katılanın yardım talebinde bulunmadığını, sanığın benzer suçtan sabıkasının olmadığını, Adli Tıp Kurumu raporuna göre katılanın ruh sağlığının bozulmadığını, katılanın olaydan sonra sanıkla görüşmeye devam etmek istediğini ve sanıktan para talebinde bulunduğunu, delil olmadığını, cinsel ilişkinin bir kez gerçekleşmesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanamacağını, katılanın sanıkla rızası ile buluştuğunu ve katılanın isteği ile Bağlıca yoluna gittiklerini beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tespit edilen 7 yıl temel cezadan aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapılan artırım sonucunda bulunan 8 yıl 9 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılırken hesap hatası sonucu ''7 yıl 3 ay 15 gün'' yerine ''6 yıl 15 ay 15 gün'' olarak hapis cezasına hükmedilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Katılanın beyanları, savunma, raporlar ve Mahkemenin gerekçesine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde eleştirilen sebep dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık hakkında düzenlenen iddianamede sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemini silahtan sayılan bıçakla gerçekleştirmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca artırım talep edildiği, Cumhuriyet savcısının mütalaasında katılanın sanığın suç tarihindeki resmi nikahlı eşi olması nedeniyle sanık hakkındaki cezadan aynı Kanun'un aynı madde ve fıkrasının (e) bendi uyarınca artırım yapılması gerektiği yönünde görüş bildirildiği, Mahkemece sanık hakkında verilen cezada katılanın çocuk olduğu kabul edilerek yine aynı Kanun'un aynı madde ve fıkrasının (f) bendi uyarınca ek savunma verilmeksizin artırım yapıldığı nazara alındığında; somut olayda hangi nitelikli hallerin gerçekleştiği hususu tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Bozma sebebine göre Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
A. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2015/62 Esas, 2015/296 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri sebebi dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2015/62 Esas, 2015/296 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden; hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek aynı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.03.2024 tarihinde karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!