9. Ceza Dairesi 2021/10121 E. , 2024/3953 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/88 E., 2015/221K.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu ve mağdureye atanan ve duruşmalara kabulüne karar verilen vekilin aynı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince katılan mağdure vekili olarak davaya kabulüne karar verilmiştir.
Sanık hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrasına göre itiraz yoluna tabi olduğu ve bu karara yönelik sanık müdafiinin itiraz yoluna başvurması ile mahallinde merciince değerlendirilerek itirazın reddine karar verildiği ancak katılan mağdure vekilinin başvurusuna dair bir incelemenin yapılmadığı görülmekle, aynı Kanun'un 264 üncü maddesine göre bu karara yönelik temyiz istemi itiraz kabul edilerek bu hususta mahallinde merciince değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüsten kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, 15.03.2015 tarihinde evinden kaçarak rızasıyla konutuna gelen ancak sonrasında zorla alıkoyduğu mağdureyi, tehditle dudağından öperek ve üzerindeki tişörtü yırtarak fakat mağdurenin fiziki direnç göstermesi ve bilahare rahatsızlığı nedeni ile baygınlık geçirmesi dolayısıyla eylemlerine son vererek çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs ettiği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin bir ve ikinci fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarına teşebbüsten mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil elde edilemediği ve yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçesi ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ret, onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan mağdure vekilinin temyiz isteği, delillerin hatalı değerlendirilmesi sureti ile atılı suçlardan sanığın mahkumiyeti yerine hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüsten beraat ve takdiri indirim de uygulanarak eksik ceza tayini suretiyle çocuğun alıkonulması suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Verilen Karara Yönelik Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarına Teşebbüsten Kurulan Hüküm Yönünden
Olayın intikal şekli ve süresi, aldırılan rapor içerikleri, sanığın aşamalardaki savunması, mağdurenin aşamalardaki ifadeleri, dinlenen tanıkların ifadeleri ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
IV. KARAR
A. Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Verilen Karar Yönünden
Gerekçenin (A) numaralı bendinde açıklanan nedenle, dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Çocuğun Cinsel İstismarına Teşebbüsten Kurulan Hüküm Yönünden,
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Malatya 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2015 tarihli ve 2015/88 Esas, 2015/221 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!