WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/999 E.  ,  2023/5924 K.
"İçtihat Metni"

...
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/748 E., 2022/808 K.
...
...
...
HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Kabulüne / Karar Verilmesine Yer
Olmadığına

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/10 E., 2021/49 K.

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3303 ... Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun'un (3303 ... Kanun) Ek-1 inci maddesi kapsamında yapılan kullanım kadastrosu sonucunda, 479 ada 12 parsel ... 1.899,51 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, ''3303 ... Kanun'un 3 üncü maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemeyeceği ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamayacağı, kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı ticari şirketlerince iktisap veya sınırlı ayni hak tesis edilemeyeceği, 14.11.1999 tarihinden önce olmak üzere taşınmazın ...'in kullanımında ve 14.11.1999 tarihinden önce olmak üzere taşınmaz üzerindeki 1 katlı kargir binanında ...'e ait olduğu" şerhi yazılarak, bahçe vasfıyla, davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, bilahare yargılama sırasında anılan Kanun uyarıca 22.11.2019 tarihinde satış yoluyla davalı ... adına tescil edilmiştir.

2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 479 ada 12 parsel ... taşınmazın asıl kullanıcısının 1969 yılından 2007 yılında ölümüne kadar ... olduğunu, tarafların ...'in çocukları olduğunu ve annelerinin vefat ettiği yıla kadar üzerine ev yapılarak halen kullanıldığını, tarafların babaları ...'in 1992 yılında vefatına kadar anneleri ... ile birlikte bu evde oturduklarını, ...'in vefat ettiği 2007 yılına kadar bu evde davalının oğlu ile oturduğunu ileri sürerek, taşınmazın davalı adına yapılan kullanıcı kaydının iptali ile kullanıcı olarak ... mirasçılarının yazılmasına veya tesciline, tapu kaydının davalıya devredilmiş olması halinde davaya tapu iptali davası olarak devamla taşınmazın davalı adına yapılan tapu kaydının iptali ile taşınmazın ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın kök muris adına kaydın düzeltilmesi talepli olmakla davacının tek başına tereke adına dava açma ehliyetinin bulunmadığını, hak düşürücü süre ile zamanaşımının geçtiğini, dava konusu ... ili ... ilçesi ... ... Mahallesi parselin eski 41 ada 7 parsel olduğunu, kadastro çalışmaları ile müvekkili olan davalının zilyetliğinde bulunan, kök murislerle hiçbir ilgisi olmayan eski 41 ada 6 parsel ile 7 parselin birleştirildiğini, ancak 41 ada 7 parsel sınırları içinde bulunan tarafların ağabeyi ...’e tapu tahsis belgesi ile tahsisli olan alanın 479 ada 5 parsel olarak ayrılmak suretiyle 479 ada 12 parselin oluşturulduğunu, dolayısıyla dava konusu edilen alanın kök muristen intikal eden 41 ada 7 parselin bir kısmı olmakla davacının iddiasının aksine 479 ada 12 parselin de bir kısmı olduğunu, eski 41 ada 7 parselin tarafların babaları olan müşterek muris ...’e ait olduğunu, eski 41 ada 7 parsel de bulunan taşınmazın kök muris tarafından devir alınarak üzerine yine kök muris ... tarafından ev yapıldığını belirterek, davacının davasının reddini savunmuştur.

2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... ... Mahallesi 479 ada 12 parsel ... taşınmaza ilişkin idare ile yapılan yazışmalar neticesinde söz konusu taşınmazın 3303 ... kanun kapsamında hak sahibi olarak belirlenen ... isimli kişiye satıldığını, dava dilekçesinde dava ve talep konusunun net bir şekilde ortaya konmadığını, davacı yanın istemi kadastro tespitine itiraz ise davanın süresi içerisinde kadastro mahkemesinde açılması gerektiğini ve kazanım koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, " dava konusu edilen eski 41 ada 7 parselin sonrasında ifraz edilerek yeni oluşan 479 ada 12 parsel içerisinde kaldığı; 479 ada 12 parselinde kadastro tutanağınındaki belirtilenlerden farklı olarak dava konusu fen raporunda sarı renk ile gösterilen 413,38 metrekarelik kısmın ve üzerindeki tek katlı binanın her ne kadar ... ve eşi ... tarafından inşaa edilerek belli bir süre aile olarak birlikte zilyetliklerini devam ettirdikleri anlaşılsa da sonrasında ...'in, ...'tan Trabzon’a taşınarak bu kısımdaki zilyetliğini eşi ...'e terk ettiği, ...'in de dava konusu bu kısımda ve üzerindeki evde zilyetliğini aralıksız, davasız ve iyiniyetli olarak öldüğü 2007 yılına kadar devam ettirdiği görüldüğünden 22.11.2018 tarihli kadastro tutanağındaki taşınmazın evveliyatına ilişkin hususların gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 479 ada 12 parselde bulunan taşınmazın fen bilirkişi tarafından hazırlanan 19.03.2020 tarihli rapor ve krokisinde sarı renkle boyalı 413,38 metrekarelik kısmına yönelik tapu kaydındaki güncel muhdesat bilgilerinin iptaline, söz konusu kısma yönelik olarak muhdesat bilgilerinin “Taşınmazın fen bilirkişi... tarafından hazırlanan 19.03.2020 tarihli rapor ve krokisinde sarı renk ile boyalı 413,38 m2'lik kısmı 14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere ... kullanımındadır” ve “14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere taşınmaz üzerindeki 1 katlı kargir bina ...’e aittir.” şeklinde düzeltilerek tapuya tesciline, fen bilirkişisi tarafından hazırlanan 19.03.2020 tarihli rapor ve krokinin işbu kararın eki sayılmasına " karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı, davacı vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarladıktan sonra, taşınmazın tamamına yönelik dava açtıklarını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle 479 ada 12 parsel ... taşınmazın tamamının ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrarladıktan sonra, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğu gibi eksik araştırma ve inceleme yapıldığını, davacının tek başına dava açma ehliyetinin bulunmadığını, taşınmazın tapu malikinin müvekkili olan davalı olduğunu ve hak düşürücü süre ile zamanaşımı süresinin geçtiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın, 3303 ... Kanun’un Ek-1 inci maddesi gereğince tespit ve tescil edilen taşınmazın, hak sahibi olarak belirtilen davalıya aynı kanun uyarınca kayden satılmasından sonra yolsuz tescile dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taşınmazda mülkiyet hakkı sahibi Hazine tarafından, dava tarihinden sonra taşınmazın 3303 ... Kanun'un Ek - 1 inci maddesi uyarınca satılarak taşınmazın aynı Kanun hükümlerine istinaden kullanıcı adına tapuya tescil edildiği, davacının kullanım iddiasından kaynaklanan şahsi hakkına dayanarak mülkiyet hakkı sahibi Hazine’den satın alma nedeniyle kayden malik olan davalıya karşı tapu iptali davası açmasının mümkün olmadığı gibi aynı kanun gereği satış işlemi nedeniyle tapu kaydı oluşturulduktan sonra tapu iptali istemiyle açılan davanın dinlenme olanağının da kalmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 353/1-b-2.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın yeniden esasıyla ilgili olarak, davacının davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarladıktan sonra, Bölge Asliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın tereke malı olması nedeniyle davalının satın alma hakkının olamayacağını ve davalının hile yoluyla taşınmazı satın aldığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taşınmazın beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin iptali ile muris ... mirasçıları adına kullanıcı şerhi verilmesi, taşınmazın davalıya devredilmesi halinde tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3303 ... Kanun uyarınca kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen ve yargılama sırasında aynı kanun hükümleri uyarınca satılarak davalı adına tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesi, olmadığı takdirde tapu iptali ve tescil istemli davanın dinlenilip dinlenemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3303 ... Kanun'un Ek 1 inci maddesi,

3. Değerlendirme
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Ancak; Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmazın yargılama sırasında satış yoluyla davalıya devrilmesi nedeniyle davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, davanın konusuz kalması, bir davada tüm uyuşmazlığın ortadan kalkması durumudur. Dava konusuz kaldığında dava da sona ermiş olur. Davalar birçok nedenle konusuz kalabilmektedir. Davaların konusuz kalması, her iki tarafın da lehine sonuçlanan bir durumdur. Davaların konusuz kalmasında davayı açan kişinin sorunu mahkeme kararından önce çözümlendiği için mahkemeler hüküm verilmesine yer olmadığını belirterek hükümsüzlük kararı verirler.
Buna göre, bir davada, karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm tesisi ancak taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderilmiş olması halinde söz konusu olabilecektir.
Eldeki davada, taraflar arasındaki uyuşmazlık giderilmemiş, başlangıçta dava açmakta hukuki yararı mevcut olan davacının, dava konusu taşınmazın davalı adına satış yoluyla tapuya tescil edilmesi nedeniyle dava açmaktaki hukuki yararı ortadan kalkmıştır.
Bu durum karşısında; Bölge Adliye Mahkemesince, açıklanan nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesis edilmesi isabetsiz ise de, bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin ve hüküm fıkrasının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR
Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının, yukarıda (V.C.3.1) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE,

Davacı vekilinin temyiz itirazının, yukarıda (V.C.3.2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının "1-Davacının davası hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına," ilişkin C.1 nolu bendinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine "1. Davanın Usulden Reddine" cümlesinin yazılmasına ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

...