WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/844 E.  ,  2024/1875 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından ve duruşmalı talepli olarak davalı ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşma isteğinin davanın niteliği gereğince reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Uygulama kadastrosu sırasında, ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 623 parsel sayılı 2.453,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 151 ada 14 parsel numarasıyla 2.548,92 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 624 parsel sayılı 5.920,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 151 ada 13 parsel numarasıyla 4.739,32 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 621 parsel sayılı 6.487,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 151 ada 17 parsel numarasıyla 5.283,89 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve 27.09.2011 tarihinde tescil edildikten sonra, 151 ada 14 parsel sayılı taşınmazın maliki ...'in 23.01.2018 tarihli talebi üzerine Kadastro Müdürlüğü'nce, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 41 inci maddesi uyarınca 02.09.2018 tarihinde yapılan düzeltme işlemi sonucunda; "... 151 ada 14 parsel sayılı taşınmaz ile bu taşınmaza komşu 151 ada 13, 15, 17 ve 18 parsel sayılı taşınmazların ara sınırını zeminde mevcut toprağa dikili taşların oluşturduğu, bu taşların taşınmazların önceki malikleri tarafından tesis kadastrosundan evvel dikildiği ve bu güne kadar yerlerinin değişmediği, ancak gerek tesis gerekse de uygulama kadastrosunda arazinin kapalı ve eğimli olması nedeni ile ölçülmediği, dolayısı ile bu taşların ölçülmesi sonucunda 151 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 151 ada 15 ve 18 parsel sayılı taşınmazlar ile ara sınırında hata olmadığı, 151 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 151 ada 13 ve 17 parsel sayılı taşınmazlar ile ara sınırında ise ölçü ve sınırlandırma hatası yapıldığı ..." açıklanarak, 151 ada 14 parsel sayılı taşınmaz 3.897,46 metrekare, 151 ada 13 parsel sayılı taşınmaz 4.387,65 metrekare ve 151 ada 17 parsel sayılı taşınmaz ise 4.287,00 metrekare yüz ölçümlü olarak belirlenmiştir.

Davacı ... dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait Trabzon ili Merkez ilçe Geçit Mahallesi eski 623 151 ada 14 parsel sayılı taşınmazın sınırının yanlış belirlendiğini ve yanlışlığın davalılara ait 151 ada 13 ve 17 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığını, bu kapsamda nizasız şekilde fiili olarak kullandıkları sınırların dikkate alınmadığını ileri sürerek, taşınmazların uygulama kadastro tespitlerinin iptali ile ara sınırlarının fiili kullanım durumuna göre belirlenmek sureti ile taşınmazların tapuya tescilini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında konusu ve sebebi aynı nitelikte olan dava bulunduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin önceki tarihli kararı ile; "... idari başvuru yolunun tüketilmediği ..." gerekçesiyle davanın dava ön şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 07.02.2019 tarihli ve 2019/191 Esas, 2019/765 Karar sayılı ilamıyla; "... taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminden kaynaklanmayıp, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan ve askı ilan süresinde dava açılmamakla kesinleşen uygulama kadastrosundan kaynaklandığı açıklanarak, bu dava temelinde yöntemince araştırma ve inceleme yapılarak toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, "... taşınmazların ara sınırında sabit sınır niteliğinde sınır bulunmadığı, dolayısı ile taşınmazların ara sınırının geçerli sınır tipinde belirlenmesi gerektiği, uygulama kadastrosu sırasında da taşınmazların ara sınırı geçerli sınır alınmakla birlikte tersimat hatası yapıldığı ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 151 ada 17 parsel sayılı taşınmazın 01.10.2021 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide "A" harfi ile gösterilen 324,20 metrekare yüzölçümündeki kısmının tapu kaydının iptali ve bu taşınmazdan ifrazı ile 151 ada 14 parsel sayılı taşınmaza tevhidine, 151 ada 13 parsel sayılı taşınmazın "D" harfi ile gösterilen 40,44 metrekare yüz ölçümündeki kısmının tapu kaydının iptali ve bu taşınmazdan ifrazı ile 151 ada 14 parsel sayılı taşınmaza tevhidine, fazlaya ilişkin istemlerin ise reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, açıklanan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme dosya kapsamına ve ayrıca usul ve yasaya uygun düşmemektedir
Şöyle ki; dosya kapsamına yansıyan bilgi ve belgelerden, eldeki davanın yargılaması sırasında davacı ...'in talebi üzerine Kadastro Müdürlüğünce, 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi uyarınca yapılan düzeltme işlemi sonucunda çekişmeli 151 ada 13, 14 ve 17 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastrosu sonucu belirlenen sınır ve yüz ölçümlerinin değiştirildiği ve iş bu düzeltme kararına karşı 151 ada 13 parsel maliki ... mirasçıları ... ve müşterekleri tarafından dava açıldığı ve anılan dava dosyasının yargılamasının Trabzon 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/344 Esas sayılı dava dosyasında devam ettiği ve sözü edilen dava dosyasında eldeki davanın " bekletici mesele " yapıldığı anlaşılmaktadır
Ne var ki, çekişmeli taşınmazların uygulama kadastrosu sonucu oluşan sınır ve yüz ölçümleri yargılama sırasında Kadastro Müdürlüğünce 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi uyarınca yapılan düzeltme işlemi sonucunda değiştirildiğine ve düzeltme kararına karşı 151 ada 17 parsel sayılı taşınmaz malikleri tarafından dava açılmadığına göre, düzeltme kararının bu taşınmaz yönünden kesinleştiği ve dolayısı ile bu husus dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiği gibi, düzeltme kararına karşı 151 ada 13 parsel malikleri tarafından açılan davanın yargılamasının devam ettiğinin anlaşılması karşısında bu taşınmaz yönünden düzeltme kararı henüz ayakta olup, eldeki dava dosyasında iş bu kararın sonucunun beklenmesi gerektiği de şüphesizdir.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, doğru sonuca ulaşılabilmesi için, Kadastro Müdürlüğünce 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali istemiyle açılan ve Trabzon 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/344 Esasına kayıtlı olarak görülmekte olan dava dosyasının sonucu beklenmeli ve bundan sonra, düzeltme işlemine karşı 151 ada 17 parsel malikleri tarafından dava açılmadığı hususu üzerinde önemle durulmak suretiyle, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar göz ardı edilmek sureti ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ; Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı ... ve müştereklerine ayrı ayrı iadelerine,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.