8. Hukuk Dairesi 2023/682 E. , 2024/3714 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1910 E., 2022/2128 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/353 E., 2022/376 K.
Taraflar arasındaki uygulama kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, yargılama giderleri yönünden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, dahili Davalı ... ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Uygulama kadastrosu sonucunda, Konya ili Akşehir ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı adına kayıtlı olan bulunan eski 648 parsel sayılı 4.581,05 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 184 ada 14 parsel numarasıyla 4.286,25 m2 yüzölçümlü olarak, davalılar adına tapuda kayıtlı eski 650 parsel sayılı 4.892,82 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 184 ada 13 parsel numarasıyla 5.101,84 m2 yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sonucunda müvekkili olan davacı adına tapuda kayıtlı bulunan Konya ili Akşehir ilçesi ... Mahallesi eski 648 yeni 184 ada 14 parsel taşınmazın yüzölçümünün 294,80 m² eksildiğini, bu eksik kısmın komşu 184 ada 13 parsel içerisinde kaldığını ileri sürerek, 184 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 294,80 m²' lik kısmının tapu kaydının iptali ile davacıya ait 184 ada 14 parsel sayılı taşınmaza eklenmesi suretiyle tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "İddia, savunma ve tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) md. 22/A'ya göre yapılan düzenleme kadastrosunun 07.09.2015 tarihinde kesinleştiğinin ve tapuya 05.10.2015 tarihinde tescil edildiğinin görülmüş olduğu, kadastronun kesinleştiği 07/09/2015 tarihinden itibaren bir ay içerisinde davanın açılmamış olması ve bu bir aylık süre geçtikten sonra davanın açılmış olması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olarak mahkemenin görevli olduğu, mahallinde yapılan 02.05.2018 tarihli keşif sonrası inşaat mühendisi bilirkişi ve ziraat mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen 17.04.2019 tarihli değer tespitine ilişkin bilirkişi raporu ile taşınmazlar arasındaki sınır görüntüsüne ilişkin tespit ve değerlendirmeleri içeren bilirkişi raporuna ve aynı keşfe iştirak eden teknik bilirkişiler (Harita ve Kadastro Kontrol Mühendisi) ve (Fen Kontrol Memuru) tarafından hazırlanan biri renkli diğeri siyah beyaz kroki ekli olan teknik raporda özetle, 3402 Sayılı Kanun'un 22/A maddesi gereğince yapılan tesis kadastrosu sırasında davacıya ait Konya ili Akşehir ilçesi Değirmenköy Mahallesi ... Mevkiinde kain 184 ada 14 parsel sayılı taşınmaz ile davalılardan ... ve ...'nun 1/2 'şer hisselerle paylı malik olduğu aynı yerdeki 184 ada 13 parsel sayılı sınırdaş taşınmazlar arasında sınır yerinin yanlış belirlenmesinden kaynaklı ölçüm hatası yapıldığı ve teknik raporda açıklanan ve krokide "A" harfi ile gösterilen 224,29 m² yüzölçümlü kısmın davacıya ait 184 ada 14 parsel içerisinde bulunması gerektiği halde anılan davalılara ait olan 184 ada 13 parsel sayılı taşınmaza dahil edildiği ve bu suretle hata yapıldığının belirtildiği, rapordaki tespit, değerlendirme ve açıklamalara mahkememizce de itibar ve iştirak edilerek teknik raporda belirtilen ve teknik raporun eki olan krokilerde "A" harfi ile işaretli olarak belirtilen 224,29 m² yüzölçümlü ve 184 ada 13 parsel içindeki taşınmaz kısmının iptali ile davacıya ait taşınmaz olan 184 ada 14 parsel sayılı taşınmaza ilavesi suretiyle ifrazen tapu kaydının iptaline ve davacı adına kayıt ve tesciline karar vermek gerektiği " gerekçesiyle verilen, davacı tarafın dava dilekçesindeki talebinde tesis kadastrosunda yapılan hata nedeniyle anılan davalılara ait 184 ada 13 parsele yanlışlıkla dahil edilen kısmın yüzölçümünün 294,80 m² olduğu iddiasıyla talepte bulunulduğundan talebe göre davanın 224,29 m²'lik talep kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin 70,51 m²'lik kısım bakımından ise davanın reddine, davalılardan ... dava tarihinde dava konusu 184 ada 13 parsel sayılı taşınmazda 1/2 hisseyle paylı malik olsada dava devam ederken payını davalılardan ...'ya satış suretiyle tapudan devretmiş olduğunun tapu kayıtlarından anlaşılması sebebiyle ve davacı tarafın davaya hisseyi devralan davalılardan ... yönünden aynen devam etmek istediğine yönelik iradesi bulunduğundan davalılardan ... yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına ilişkin önce hükme karşı, davalı ... ve dahili davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; " denetime elverişli rapora aldırılması " gereğine işaret edilerek, istinaf talebinin kabulü ile davanın esasına ilişkin bir inceleme yapılmadan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) m. 353/(1)-a ve m.353/(1)-a-6 ncı fıkraları gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, yerel mahkeme hükmünün kaldırılmasına ve davanın, yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iade kararı sonrası yapılan yargılama neticesinde; "Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Kaldırma ilamı doğrultusunda deliller celp edilerek mahallinde keşif yapıldığı, dinlenen mahalli bilirkişiler ve taraf tanıklarının beyanlarından da sabit olduğu üzere zeminde mevcut yolun ortasının ortak sınır olması gerektiği, aldırılan jeodezi ve fotogrametri kontrol mühendisi 29/12/2021 tarihli kök raporu ve ek raporunda, ' tesis kadastrosunun da memleket koordinatlarına dayalı olarak yapılması dolayısıyla ada bazında bir çakıştırmanın söz konusu olmadığı tespit edilmekle birlikte, yapılan dönüşüm çalışmasının mevzuata uygun ve hata sınırları içerisinde doğru olduğu, çalışma alanı genelinde incelendiğinde yapılan dönüşüm ve çakıştırmada herhangi bir sistematik kayıklık, dönüklük ve ölçekleme olmadığının tespit edildiği, bu durumu gösterir ada bazında geniş ölçekli çıktıların rapora eklendiği, ayrıca dava konusu 184 ada 14 (eski 648) ve 184 ada 13 (eski 650) parsel sayılı taşınmazların ortak sınırının 3402 sayılı Kanun' un 22.a maddesi uygulama çalışmaları sırasında "sabit sınır" niteliğinde tespit edilmesinin mevzuata uygun olduğu, ancak uygulamada oluşan ve tesis kadastrosu ile de çakışan bu sınırın 1972, 1990 ve 2009 tarihli hava fotoğrafı ve uydu görüntülerindeki sınırdan farklı olduğu ve eski tarihli hava görüntülerindeki sınırın zeminde bulunan yolun orta ekseniyle çakıştığı, tesis kadastrosunda hatalı ölçülen sınırın 3402 sayılı Kanun' un 22.a maddesi uygulamasında yol kenarına çakışması sebebiyle sabit sınır olarak aynen alınıp düzeltilmediği ve bu suretle teknik mevzuata uyulmadığı ' yönünde tespitlere yer verildiği, mevcut durumda yolun orta noktası sınır olarak alınmadığından hata yapıldığı " gerekçesiyle, açılan davanın davalılar ... ve ... yönünden kabulü ile uygulama tespitinin iptaline ve dava konusu 184 ada 13 uygulama parselinin, 29/12/2021 havale tarihli jeodezi ve fotogrametri mühendisi tanzim ettiği raporun ekindeki ölçü krokisinde (A) harfi ile gösterilen mavi ve kırmızı çizgiler arasında kalan alan 224,29 m2 yüzölçümündeki bölümün, davacının parseli olan aynı yer 184 ada 14 parsele eklenmek suretiyle, 184 ada 13 parselin 4.747,28 m2 olarak, 184 ada 14 parselin ise 4688,28 m2 olarak tapuya tesciline, açılan davada davalılardan ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından yargılama giderleri yönünden istinaf yoluna başvurulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; " Dosya içeriği ve toplanan delillere göre davanın niteliği ve davalı tarafından davaya karşı koyması değerlendirildiğine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin kayıt maliki davalılara yüklenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davacı üzerinde bırakılmasının doğru olmadığı " gerekçesiyle, davacı vekilinin Akşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/353 Esas, 2022/376 Karar sayılı dosyasında 15.06.2022 tarihli kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, kaldırılan kararın yerine yeniden hüküm tesisine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı ... ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalı ... ve dahili davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!