WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/5570 E.  ,  2024/1942 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2067 E., 2023/1202 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/32 E., 2021/120 K.

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında yapılan kullanım kadastrosu sırasında 1984 ada 4 parsel sayılı taşınmaz "İş bu taşınmaz ve üzerindeki kargir 2 adet bina 20 yıldan beri Murat evladı ...'nın kullanımındadır. 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır." şeklinde tespit yapıldığı, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca yapılan satışla ... Belediyesine, ... Belediyesinden de ... adına devredilerek 16.11.2016 tarihinde tescil edildiği, 1984 ada 12 parsel sayılı taşınmaz ise "İş bu taşınmaz ve üzerindeki kargir 2 adet bina ve depo 20 yıldan beri Mustafa evladı ...'nın kullanımındadır.6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır." şeklinde tespit yapıldığı, 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satışla ... Belediyesine, ... Belediyesinden de 26.01.2016 tarihinde ... ve dava dışı ... adına devredilerek tapuya tescil edildiği anlaşılmıştır.

Davacılar vekili 08.02.2017 tarihli dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların muris Mustafa'nın, onun ölümü ile de tüm mirasçıların kullanımında olmasına rağmen haksız olarak davalıların kullanıcı olarak tespiti ile taşınmazların bu kişilere satılmasının haksızlık olduğu ileri sürülerek davalılar adına olan tapunun iptali ile taşınmazın muris Mustafa'nın tüm mirasçıları adına tescil istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp 3. şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra tapu iptaline yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, davacıların eldeki davayı 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satış işleminden sonra 08.02.2017 tarihinde açtıkları, davalıya ait tapu kaydı idarece yapılan satış işlemi neticesinde oluştuğuna göre, dayanak satış işlemi iptal edilmedikçe tapu kaydının iptali ve tescil istemli dava açılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar karar verilmiştir.

Davacılar vekili ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp 3. şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra tapu iptaline yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, davacı eldeki davayı 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satış işleminden sonra açtığına, davalı gerçek kişilere ait tapu kaydı idarece yapılan satış işlemi neticesinde oluştuğuna, dayanak satış işlemi iptal edilmedikçe tapu kaydının iptali ve tescil istemli dava açılamayacağına göre yerel mahkemece yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, diğer yandan davalı Hazine vekilinin istinaf sebeplerine gelince, davanın dinlenme olanağı bulunmadığından usulden reddine karar verildiğine ve davacı tarafça keşfen belirlenen dava değeri üzerinden harç ikmali de yapılmadığına göre yerel mahkemece maktu vekalet ücreti takdirinde de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleri ile davacılar vekili ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Dava, kullanım kadastrosuna tabi tutulan taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe ve buna bağlı satış işlemi sonucu oluşan tapu kaydına yönelik iptal ve tescil istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 157,75 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.