8. Hukuk Dairesi 2023/5568 E. , 2024/1797 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 7541 ada 10 parsel ... 284,66 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın kullanıcısının tespit edilemediği şerhi yazılarak, arsa vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
Asıl davada davacı ... dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, lehine kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın geldisi olan 709 parsel ... taşınmazın 1967 tarihinde yapılan kadastro tespiti sonucunda, tapu kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına tespit ve tescil edildikten sonra, 1744 ... Kanun gereği 1981 yılında kadastro çalışması yapılarak taşınmazın 2/B vasfı ile orman dışına çıkartıldığını, taşınmazın 1985 tarihinde kayıt malikleri tarafından müvekkiline satış vaadi sözleşmesi ile satıldığını ve tapu kaydına müvekkilinin malik lehdar olarak adının yazıldığını ancak, ... Kadastro Mahkemesinin 2008 yılında Yargıtay onamasından geçerek kesinleşen kararı ile şahıslar adına olan tapu kaydının iptaline ve Hazine adına orman olarak tapuya tesciline karar verildiğini, taşınmazın 2008 yılına kadar hukuken müvekkilinin zilyetliğinde olduğunu, emlak vergilerinin 1985 tarihinden önce tapu malikleri tarafından, 1985 tarihinden 2018 tarihine kadar müvekkili tarafından ödendiğini ve taşınmaz üzerinde müvekkilinin zilyetliğinin kesilmediğini ileri sürerek, çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine müvekkili lehine kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 119 ve devamı maddelerinde yazılı şekilde düzenlenmediğini, delillerin tebliğ edilmediğini, taşınmazın 2/B vasfında olması nedeniyle orman idaresinin davaya dahil edilmesi gerektiğini belirterek, davanın müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle, aksi durumda ise esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
Dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davacının dava konusu taşınmazı 1993 tarihinde satın aldığı, taşınmaza ilişkin vergileri ödediği, emlak vergi kaydının taşınmaza uyduğu, davacının taşınmaz için uzun yıllardır emlak vergisi ödemesinin ve etrafını çevirerek muhafaza etmesinin sahiplenme iradesinin varlığını gösterdiği, taşınmazın fiili kullanıcısının davacı ... olduğu; birleşen dosya davacısının dava konusu taşınmaz üzerinde fiili kullanımının bulunmadığı" gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine, çekişmeli 7541 ada 10 parsel ... taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki "kullanıcısının tespit edilemediğine dair" şerhin iptali ile "taşınmazın 1993 tarihinden beri ...'ın kullanımında" olduğuna dair şerh yazılmak suretiyle tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; "dinlenen tanık beyanlarına ve sunulan bilirkişi raporuna göre, asıl dosya davacısı tarafından çekişmeli taşınmaza tel örgü çekildiği ve meyve ağaçlarının bulunduğu bildirildiğine ve zilyetlik olgusunun davacı tarafça ispatlandığına göre, yerel mahkemece asıl davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı, davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!