8. Hukuk Dairesi 2023/5558 E. , 2024/2277 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/14 E., 2021/28 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 11.04.2023 tarihli ve 2022/4447 Esas, 2023/2279 Karar sayılı ilamı ile Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Davalılardan ... (... kızı) vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Uygulama Kadastrosu sırasında, Trabzon ili ... ilçesi... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 828 parsel sayılı 5.002,66 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 796 ada 12 parsel numarasıyla ve 3.610,56 m2 yüzölçümlü olarak; davacı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 827 parsel sayılı 5.003,16 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 796 ada 11 parsel numarasıyla ve 3.610,90 m2 yüzölçümlü olarak; davacı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 829 parsel sayılı 6.533,20 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 796 ada 13 parsel numarasıyla ve 4.715,21 m2 yüzölçümlü olarak; davacı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 826 parsel sayılı 5.011,98 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 796 ada 17 parsel numarasıyla ve 3.617,29 m2 yüzölçümlü olarak; davalılar ... ve müşterekleri adına tapuda kayıtlı bulunan eski 565 parsel sayılı 530,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 796 ada 16 parsel numarasıyla ve 703,14 m2 yüzölçümlü olarak ve eski 566 parsel sayılı 3.998,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise, 796 ada 15 parsel numarasıyla ve 4.456,87 m2 yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacılar ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkili olan davacılara ait taşınmazların yüzölçümünün eksildiğini ve eksikliğin davalılara ait 796 ada 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, taşınmazlarının eski hali ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar; davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin 04.03.2016 tarihli davanın reddine dair kararı davacılar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 14.10.2019 tarih ve 2016/11968 Esas, 2019/6332 Karar sayılı ilamıyla; "İlk Derece Mahkemesince yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığı belirtilerek, taşınmazlara ilişkin teknik evraklar ile diğer belgelerin getirtilmesi ve yeniden keşif yapılarak taşınmazlara ilişkin uygulama kadastro çalışmalarının usul ve kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığının araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "taşınmazlara ilişkin uygulama kadastrosunun usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli 796 ada 11, 12, 13, 15, 16 ve 17 parsel numaralı taşınmazların yenileme tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş, davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairenin 11.04.2023 tarihli ve 2022/4447 Esas, 2023/2279 Karar sayılı ilamı ile özetle; "İlk Derece Mahkemesince, uygulama kadastrosunun yönetmelik hükümlerine uygun şekilde yapıldığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli olmadığı gibi bozma gerekleri de tam olarak da yerine getirilmediği; bozma ilamında belirtilmesine rağmen, dava konusu taşınmazlara ait tesis kadastrosu sırasında düzenlenen pafta haritası, ölçü krokisi, hesap cetveli, ölçü cetveli, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları dosya arasına getirtilmediği gibi, hazırlanan bilirkişi raporu da taşınmazların tesis kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerleri ile uygulama kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerlerinin yapılan çakıştırması sonucunda, birbirleriyle ve zeminle uyumlu olup olmadığını belirten, tesis kadastrosu sırasında taşınmazlarda sınırlandırma, ölçü, çizim veya hesaplama hatası yapılıp yapılmadığını açıklayan ayrıntılı ve gerekçeli bir şekilde hazırlanmadığı, ayrıca rapor içeriğinde sınır yerleri çakışmayan kısımlar harflendirilmek suretiyle gösterilmemiş ve keşif sırasında taşınmazlar arasında sınır oluşturduğu belirtilen ancak rapor içeriğinde değinilmeyen sınır taşlarının ve tel örgülerin ne zaman yapıldıkları ve tesis kadastrosu sırasında zeminde mevcut olup olmadıkları kesin olarak saptanmadığı, çekişmeli taşınmazlar arasında sınır oluşturduğu belirtilen sınır taşlarının ve tel örgülerin tesis kadastrosunun yapıldığı sırada zeminde mevcut olup olmadığına ilişkin bilirkişi ve tanık beyanlarının doğruluğunun, hava ve uydu fotoğraflarıyla denetlenmediği, dava konusu parsellerin tapu maliklerinden ...'in (... kızı) davaya katılımı sağlanmaksızın, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında hüküm kurulduğu" belirtilerek araştırma ve incelemeye dayalı olarak bozulmuştur.
Bozma ilamına karşı davalılardan ... (...) kızı tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dava konusu edilen davalılara ait 796 ada 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazların intikal nedeniyle elbirliği mülkiyeti hükümlerine dayalı olarak davalılar adına kayıtlı olduğu, malik olarak geçen (...) kızı ... ile ... Kızı ...'nun aynı kişi olduğu, evlenmekle soyadının değiştiği, davada da taraf olduğu, Dairemiz ilamında soyadı değişikliğinin gözden kaçırılmak suretiyle farklı iki kişi olarak değerlendirildiği anlaşılmaktadır.
Diğer yandan; Mahkemece; 16. Hukuk Dairesinin 14.10.2019 tarihli araştırmaya yönelik bozma ilamına uyulduğu, gerekli teknik belgelerin dosya arasına getirtildiği, taşınmazlar üzerinde yapılan keşifte dinlenen iki yerel bilirkişi ve iki tespit bilirkişisi benzer beyanlarda bulunarak eskiden beri davacı ve davalı taşınmazlar arasında sınır taşlarının ve kazıkların/tel örgünün bulunduğunu, sınırın hiç değişmediğini, uygulama kadastrosunda da bu gerçek sınırın esas alındığını bildirmişler, özellikle tespit bilirkişisi ... (... oğlu) davacılara ait taşınmazın öncesinde teyzesinin arazisi olduğunu, teyzesinin İstanbul'da oturduğu için, 1980 -1995 yılları arasında kendisinin kullandığını, sınır olarak görünen kızılağaçlar/ taş/kazıkların mevcut olup hiç değişmediğini, daha sonra davacıların satın aldığını bildirmiştir.
Tesis kadastrosunun 1983 yılında yapıldığı, davalı 796 ada 15 ve 16 parsellerin batısında bulunan patika yolun 1955 tarihli hava fotoğrafında dahi görüldüğü şekliyle mevcut olup kadimden bu yana değişmediği tartışmasız olduğu halde tesis kadastrosu sırasında sınırlandırma ve ölçü hatasının yapılarak tesis paftasına bu yolun daha da batıya kaydırılmış olarak tersim edildiği, bu kayıklığın uygulama kadastrosu sırasında düzeltildiği, bu düzeltme nedeniyle davalı parsellerin doğu sınırıda harita üzerinde daha doğuya kaydığı görünmekte ise de uygulama kadastrosu ile belirlenen bu doğu sınırının yerel bilirkişi ve tanık beyanlarıyla da ihtilafsız olduğu üzere "bilindiğinden beri sınır taşlarıyla belli edilen ve hiç değişmeyen" sabit sınır niteliğinde olduğu, bu sabit sınıra göre uygulama kadastrosu sınırının oluşturulduğu, yine güney sınırın da 1955 tarihli hava fotoğrafında dahi net bir şekilde belli olup bu güne kadar değişmediği ve uygulama kadastrosu ile de bu sınırın esas alındığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; uygulama kadastrosunun 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22a maddesine ve yönetmeliklere uygun şekilde yapıldığı ve sınırların belirlendiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olduğu, bu nedenle hükmün onanması gerekirken, maddi hataya dayalı olarak yeniden araştırma ve incelemeye dayalı olarak bozulduğu anlaşıldığından davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılardan ... (... kızı) vekilinin karar düzeltme talebinin, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı Kanun'un 442/3 üncü maddesi gereğince KABULÜNE; Dairenin 11.04.2023 tarihli ve 2022/4447 Esas, 2023/2279 Karar sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 562,65 TL peşin harcın red harcına mahsubu ile kalan 328,85 TL'nin karar düzeltme isteyen davalı ...'den alınmasına, 02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!