WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/5534 E.  ,  2024/4100 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/24 E., 2019/25 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından adli yardım ve duruşmalı olarak, davalı ... vekili ile davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından duruşmalı olarak, davacı Hazine vekili, davalılar ... ve ... Köseler vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, adli yardım talebinin kabulüne, 14.05.2024 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Duruşma için tayin edilen günde temyiz eden Hazine vekili Av. ... ... Ayman geldi. ..., ..., ..., ..., ... ve ... bizzat ve vekili Av. ... geldiler. ... ve müşterekleri vekili Av. ... geldi. ... vekili Av. ... geldi. ... ve müşterekleri vekili Av. ... geldi. Karşı taraftan asli müdahil ... ... geldi. Başka gelen olmadı. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 11.06.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R

Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "Kırıkhan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1959/40 Esas ve 1960/118 Karar sayılı kararının bir kısım asli müdahiller yönünden kesin hüküm oluşturduğu ancak bir kısım asli müdahiller ile Hazine yönünden kesin hüküm oluşturmadığı, çekişmeli taşınmazların tespitlerine esas olan ve davalıların dayandıkları tapu kayıtlarının bazı hudutlarının nokta hudutlu olup, dava konusu taşınmazların tamamını çevrelemediğinden sabit hudutlu kabul edilemeyeceği, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm için yeterli olmadığı belirtilerek; kesin hüküm oluşturan asli müdahiller dışındaki asli müdahillerin, kesin hükmün tarafı olmadıkları veya kesin hükmün tarafı olanların halefi olup olmadıklarının araştırılması, halefleri olmadıklarının anlaşılması halinde asli müdahillerin zilyetliğe dayandıkları hususu nazara alınarak, davalıların dayandıkları tapu kayıtlarının yöntemince mahalline uygulanmak suretiyle kapsamının belirlenmesi, kapsamı belirlenirken kayıttaki sınırların taşınmazların tamamını arada hiç boşluk bırakmadan çevrelemediği nazara alınarak, kaydın miktarı ile geçerli olduğunun düşünülmesi, sabit huduttan başlamak üzere tapu kayıt miktarı kadar yerin ayrılması, kayıt maliklerinin taşınmazlar üzerinde zilyetlikleri belirlendiği taktirde belgesizden edinebilecekleri taşınmaz miktarının göz önünde bulundurulması, tapu kayıt malikleri arasında Suriye uyruklu şahısların bulunup bulunmadığı ve mirasçı bırakmadan ölen şahıs olup olmadığının ve tapu kayıtlarındaki hudut değişikliklerinin yasal bir gerekçeye dayanıp dayanmadığının araştırılması, asli müdahillerin kullanım durumu, tapu kaydının Ocak 1332 tarihinden itibaren tedavül görmediği ve tapu maliklerinin ölüm tarihleri nazara alınmak suretiyle, tapu kayıtlarının hukuki kıymetini koruyup korumadıklarının tartışılması, davalıların iktisap edebilecekleri taşınmazın dışında kalan bölümlerin niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda gerekli araştırmanın yapılarak, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunup, tarım alanına dönüştürülmesi ve ekonomik yarar sağlanması mümkün olmayan yerlerin belirlenmesi, taşınmazlar üzerinde tespit tarihinden önce mevcut olan muhdesatlar yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19. maddesinin göz önünde bulundurulması ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, 385 parsel sayılı taşınmazın ... Bonker, 390 parsel sayılı taşınmazın ..., hüküm yerinde gösterilen paylarla 383 parsel sayılı taşınmazın ..., 384 parsel sayılı taşınmazın ... mirasçıları, 378, 379, 380, 381, 382, 386, 387, 388, 389, 391, 392, 394, 395, 396, 397, 409 parsel sayılı taşınmazların ise Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 378 parsel sayılı taşınmazın üzerindeki evin ... mirasçılarına, 382 parsel sayılı taşınmazın üzerindeki 1 adet evin ... mirasçılarına, 387 parsel sayılı taşınmazın üzerindeki evin ... mirasçılarına, 388 parsel sayılı taşınmazın üzerindeki evin ... mirasçılarına, 389 parsel sayılı taşınmazın üzerindeki evin ... mirasçılarına, 391 parsel sayılı taşınmazın üzerindeki evin ...'a ait olduğu hususlarının beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili, davalı ... ve arkadaşları vekili, davalılar ... ve ... Köseler vekili, davalı ... vekili ile davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı Hazine vekili, davalı ... ve arkadaşları vekili, davalılar ... ve ... Köseler vekili, davalı ... vekili ile davalı ... ve arkadaşları vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorunda olup, çekişmeli taşınmazlar hakkında komisyon kararları bulunduğu halde, İlk Derece Mahkemesince, hüküm yerinde komisyon kararlarına atıf yapılmaksızın karar verilmesi suretiyle infazda tereddüt oluşturulması isabetsiz olmuştur.
Ne var ki açıklanan hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, bozma nedeni yapılmamış ve hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı Hazine vekili, davalı ... ve arkadaşları vekili, davalılar ... ve ... vekili, davalı ... vekili ile davalı ... ve arkadaşları vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının (B) bendinin (1.) fıkrasında yer alan “reddi ile” kelimelerinden sonra gelmek üzere, “dava konusu taşınmazların kadastro komisyon kararlarının iptali ile" ibaresinin eklenmesine, hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek halinde peşin harcın temyiz eden ...'a iadesine,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.