WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/5519 E.  ,  2024/3340 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/522 E., 2023/591 K.
HÜKÜM : Davanın Kabulüne

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kullanım kadastrosu davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kullanım kadastrosu sonucunda Muğla ili ... ilçesi...Mahallesi çalışma alanında bulunan 1067 parsel sayılı 2.212,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi yazılarak kullanıcısız olarak davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı ... ve arkadaşları, taşınmazın müşterek murislerinden intikal ettiğini ve kendi fiili kullanımlarında bulunduğu iddiasına dayanarak adlarına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 1067 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 755,00 metrekarelik kısmın davacı ..., (C) harfiyle gösterilen 511,00 metrekarelik kısmın davacı ... ve (D) harfiyle gösterilen 213,50 metrekarelik kısmın da davacı ...'nın zilyetliğinde olduğu hususunun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesinde karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire'nin 16.05.2022 tarihli ve 2021/16816 Esas, 2022/4517 Karar sayılı kararıyla "İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı belirtilerek, mahallinde, yaşlı, tarafsız, taşınmazı iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 31. maddesi uyarınca taraflardan tanık göstermeleri de istenerek bu yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, ziraat mühendisi bilirkişi ve teknik bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılması, yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan, dava konusu taşınmazın kullanım hakkının kimden geldiği, kim tarafından, ne zamandan beri, neye istinaden ve ne suretle kullanıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilginin alınması, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmeye çalışılması; teknik bilirkişiden, yapılan keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ile tanık sözlerini denetlemeye elverişli rapor ve krokinin alınması; ziraat mühendisi bilirkişiden, tespit tarihi itibariyle taşınmazın niteliğinin ve kullanım durumunun ne olduğunu açıklayan, taşınmazın fotoğraflarını da içerir, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlemesinin istenmesi ve bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, "davanın 2/B taşınmazı üzerine şerh verilmesine ilişkin olduğu, yargılama sırasında 1067 parsel sayılı taşınmazın 1262, 1263,1264 ve 1265 parseller olarak ifraz edildiği yapılan 22/a çalışmaları sonucunda 214 ada 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13 ve 14 parseller şeklinde ada parsel numaraları aldığı, yapılan keşif, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları, dava konusu taşınmazların içindeki yapılar, ağaçlar ve ağaçları yaşı, taşınmazlar arasındaki sınır, taşınmazların zilyetliği ile ilgili uyuşmazlık bulunmaması hava fotoğrafları ve hükme esas almaya değer bilirkişi raporları bir bütün olarak incelendiğinde, Sadullah ...'ın mirasçıları tarafından dava konusu taşınmazların Tapu Müdürlüğü'nün beyan hanesinde gösterildiği gibi kullanıldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, 214 ada 7 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine "... kullanımındadır", 214 ada 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların beyanlar hanesine "... ... kullanımındadır", 214 ada 11 ve 12 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine "... kullanımındadır", 214 ada 13 ve 14 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine "... kullanımındadır" ibarelerinin şerh düşülmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.