WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/5518 E.  ,  2024/1798 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1971 parsel ... 540,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Murat Göktaş adına tespit edilmiştir.

Davacılar ..., ... ve ... vekili dava dilekçesinde; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli 1971 parsel ... taşınmazın müvekkileri adına tescili istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde tescil davası açmıştır.

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, taşınmaz üzerinde davacılar yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının da oluşmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne dair verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay bozma ilamında; "dava konusu taşınmaz hakkında 1971 parsel numarası verilerek tespit tutanağının düzenlendiği ve Tapulama Mahkemesi'nin 1959/148 Esas ve 1965/48 Karar numaralı dosyasında davalı olması nedeniyle hakkında sicil oluşturulmadığı, kesinleşmeyen tutanaklara karşı açılacak davalara bakma görevinin Kadastro Mahkemesine ait olduğu, taşınmazın malikhanesi ve yüzölçümü açık olup tespiti kesinleşmemiş bulunduğundan Mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesi'ne gönderilmesi" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay bozma ilamı sonrasında Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davasında verilen görevsizlik kararı sonrası, Kadastro Mahkemesince usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "dava konusu 1971 parsel ... taşınmazın 1958 yılında yapılan arazi kadastrosunda sınırlandırılarak tespitinin yapıldığı, tapulama mahkemesinde dava açılması nedeniyle tespitinin kesinleşmediği, tüm araştırmalara rağmen tutanak aslı ve mahkeme dosyasının bulunamadığı, tutanağın kadastro müdürlüğünce yeniden tespiti yapılarak gönderildiği, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan keşif, tanık beyanları, bilirkişi raporları, satış senedi, komşu parsel tutanakları ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, taşınmazın özel mülkiyete elverişli yerlerden olduğu, 1962 yılında satış yoluyla Şaban Arsal'ın zilyetliğine geçtiği, o tarihten beri aralıksız olarak ev, bahçe ve tarla vasfıyla zilyetliğinde bulunduğu, murisin 2007 yılında ölümüyle mirasçılarına intikal ettiği" gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 1971 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile yeni 676 ada 29 parsel numarası ile ve 464,06 metrekare yüzölçümlü olarak, kargir ev ve tarla vasfıyla, 1/2'şer payla ... ve ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.