8. Hukuk Dairesi 2023/5501 E. , 2024/2292 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/823 E., 2023/572 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/580 E., 2022/236 K.
Taraflar arasındaki kadastro öncesi hukuki sebebe dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi kapsamında yapılan kadastro çalışmaları sırasında Mardin ili ...ilçesi ... Mahallesi 103 ada 1 parsel Hazine adına orman vasfıyla tespit edilmiş ve tespit 23.08.2008 tarihinde kesinleşmiş, yine Mardin ili ...ilçesi ... Mahallesi 169 ada 31 parsel ...Kadastro Mahkemesinin 2015/34 Esas ve 2015/44 Karar sayılı ilamı gereğince 169 ada 1 parselden ifraz ile orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Mardin ili ...ilçesi ... Mahallesi ada parsel No 169-31 (A) harfi ile belirtilen alanın ve Mardin ili ...ilçesi ... Mahallesi ada parsel No 103-1 A ekte sunulan ve konumları belirtilen alanların müvekkilinin babası tarafından 50 yıldan fazla süredir tarım alanlarına dönüştürülerek ihya edildiğini, müvekkilinin babası ... ... yaşlandıktan sonra ve artık tarım arazileri ile ilgilenemez duruma geldiğinde burası ile müvekkilinin ilgilenmeye başladığını ve müvekkilinin burasının ekip biçilmesi ve ihyası ile ilgilendiğini, 10 yıldan fazladır bu alanla sadece müvekkilinin ilgilendiğini ve tüm ekim, biçme, meyve ağaçlarının ekilmesi ve ihyası ile müvekkilinin ilgilendiğini, müvekkili ... tarafından en son bu alana yüz binlerce lira harcanarak yüzlerce meyve ağaçları dikildiğini ve meyve bahçesine dönüştürüldüğünü, açıklanan nedenlerle Mardin ili ...ilçesi ... Mahallesi ada parsel No 169-31 (A) harfi ile belirtilen alanın ve Mardin ili ...ilçesi ... Mahallesi ada parsel no 103-1 (A) harfi ile belirtilen alanın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacıların açmış olduğu dava haksız ve mesnetsiz olup dava dilekçesinde iddia edilen hususlar yargılamaya esas teşkil edilemeyeceğini, kadastro çalışmaları yapıldığı sırada usulüne uygun ilan ve işlemler yapılmış olmasına karşın herhangi bir itiraz söz konusu olmadığını, kadastro çalışmalarının 23.08.2008 tarihinde kesinleşerek tamamlandığını, işlemin üzerinden 14 yıl geçtiğini ve dava açma hakkının ortadan kalktığını, davacının bu taşınmaza hiçbir zaman malik sıfatıyla zilyet olmadığını, dava konusu taşınmazda davacının nizasız ve fasılasız zilyetliğini gösterecek vergi kaydı-tapu kaydı gibi objektif yazılı bir delil veya herhangi bir emare bulunmadığını, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, davanın öncelikle süresinde açılmadığı için reddine karar verilmesi, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kadastro tutanakları ile davacı tarafın dava dilekçesinden anlaşılacağı üzere davaya konu taşınmazın Hazine adına tespit gördüğünü gerek ilgili mevzuat gerekse yerleşik yargı içtihatları dikkate alındığında bahse konu davanın tapudaki kayıt malikine açılması gerektiğini, bu sebeple açılan iş bu davanın idareleri açısından husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın hak düşürücü süre yönünden de reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun (5393 sayılı Kanun) 79 uncu maddesinde geçen taşınmazlardan olması durumunda davanın reddi ile taşınmazın Belediye Başkanlığı adına tesciline karar verilmesini gerektiğini, taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğu dikkate alınarak bu yönü ile de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davacının açmış olduğu davanın haksız ve mesnetsiz olup davanın reddedilmesi gerektiğini, davanın kurumları açısından husumetten reddi gerektiğini, kadastro çalışmalarının üzerinden 10 yıl geçtiğini ve hak düşürücü süre dolduğundan dava açma hakkının ortadan kalktığını, dava konusu yerin özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olmadığını, dava konusu taşınmazda davacının 50 yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız zilyetliğini gösterecek vergi kaydı-tapu kaydı gibi objektif yazılı bir delili veya herhangi bir emare bulunmadığını, taşınmazın bu haliyle özel mülkiyete konu olması ya da imar ve ihya yoluyla kazanımı ve zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: dava konusu Mardin ili ...ilçesi ... Mahallesi 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 2008 yılında geçen kadastro çalışmaları sırasında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 18 inci maddesi uyarınca davalı adına 10.07.2008 tarihinde tespit gördüğü, taşınmazın kadastro tespitine ilişkin olmak üzere itiraz edilmediği ve dava açılmadığından tespitin 23.08.2008 tarihinde kesinleştiği ve tapuya tescil edildiği, davanın 10 yıllık hak düşümü süresi geçtikten sonra 21.12.2021 tarihinde açıldığı gerekçesiyle; davanın, davalı Hazine açısından hak düşürücü süre nedeniyle reddine, davalı ... ve Mardin Büyükşehir Belediyesi açısından husumet yokluğu nedeniyle reddine, Mardin ili ...ilçesi ... Mahallesi 169 ada 31 parsel sayılı taşınmaz yönünden Kadastro Mahkemesinin 2015/34 Esas ve 2015/48 Karar sayılı ilamı ile Hazine tarafından ikame edilen kadastro tespitine itiraz davasında davalı olarak gösterilen kişinin, davacı ...'un (huzurdaki davada da eklemeli zilyetliğine dayandığı) kök murisi olan ... ... (TC:53434440300) olduğu, bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek 27.08.2016 tarihinde kesinleştiği gerekçesiyle; 169 ada 31 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın, davalı Hazine açısından kesin hüküm nedeniyle reddine, davalı ... ve Mardin Büyükşehir Belediyesi açısından husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesinde belirtilen olağanüstü zamanaşımı hükümlerine göre açıldığını ve zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil davalarının 20 yıllık sürenin geçmesi gerektiğini, Mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesini hukuka aykırı olduğunu belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve Kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 12 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 157,75 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!