WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/5473 E.  ,  2024/1940 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1717 E., 2023/1136 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/125 E., 2021/39 K.

Taraflar arasında Fethiye Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Muğla ili Ortaca ilçesi Mergenli mahallesi çalışma alanında 2019 yılında yapılan uygulama kadastrosu çalışmaları sırasında, tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 1833 parsel sayılı 2.849,34 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 110 da 1 parsel numarasıyla ve 2.432,09 metrekare yüzölçümlü olarak, davalı ... adına kayıtlı eski 488 parsel sayılı 5.543,66 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 110 ada 2 parsel numarasıyla ve 8.096,31 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde, Hazine adına kayıtlı 1833 parsel (yeni 110 ada 1 parsel) sayılı taşınmazın yüzölçümünün davalıya ait 488 parsel (yeni 110 ada 2 parsel) sayılı taşınmaz lehine azaldığını ileri sürerek 22/2-a çalışmasının iptali ile Hazine taşınmazının eski hale getirilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazların bütün halinde davalının kullanımında olduğu ve narenciye bahçesi olarak kullanıldığı, aralarında belirgin bir sınır bulunmadığı, keşif sonrası alınan fen bilirkişi heyeti raporunda; taşınmazların eski ve yeni paftalarının çakıştırılarak kroki üzerinde gösterildiği, parseller arasındaki ortak sınırın geçerli sınır tipinde olduğu ve 22/2-a uygulamasında da geçerli sınır olarak alındığı, eski ve yeni sınır arasında fark bulunmadığı, 110 ada 1 parselin batısında yol ile olan sınırında farklılıklar bulunduğu, batı sınırının zemindeki yola göre belirlendiği ve paftanın da buna göre düzeltildiği, davacı Hazine'nin davasını salt 110 ada 2 parsele yönelik açtığı, 110 ada 1 ve 2 parsellerin ortak sınırında 22/2-a uygulamasında hatalı işlem ve değişiklik bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine, taşınmazların uygulama kadastro tespiti gibi tesciline karar verilmiştir.

Davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; 1979 yılı hava fotoğrafı, 2004 yılı ve 2019 yılı uydu görüntüleri birlikte değerlendirildiğinde çekişmeli parseller arasındaki sınırın geçerli sınır niteliğinde olduğu, yapılan uygulama kadastrosunun 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) 22/2-a maddesi ve ilgili yönetmeliklere uygun olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından, mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı Hazine vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; dava ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Dava, uygulama kadastrosu sırasında, dava konusu taşınmazların yüzölçüm ve sınırlarının hatalı tespit edildiği iddiasıyla açılan, uygulama kadastrosu ile belirlenen sınırların ve yüzölçüm düzeltilmesi isteğine ilişkin olup taraflar arasındaki uyuşmazlık, uygulama kadastrosunun yöntemine uygun şekilde yapılıp yapılmadığına ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.