WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/5461 E.  ,  2024/3902 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2010/517 E., 2019/7 K.
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 03.07.2023 tarihli ve 2020/9305 Esas, 2023/3999 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

Davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı ... 31.07.2007 tarihli dilekçesiyle, 1980'li yıllarda Bulgaristan'dan göç ettiğinde bu yeri haricen zilyet eden ... ...'den satın alıp üzerine ev yapıp o tarihten beri zilyet ettiğini, dava dilekçesinde sınırlarını tarif ettiği Gaziemir ilçesi ... Mahallesinde bulunan taşınmaz idari yoldan 11507 ada 20 parsel sayısı ile Hazine adına tapuya tescilinden önce tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla davacı yararına edinme koşullarının yararına gerçekleştiğini açıklayarak Gaziemir ilçesi ... Mahallesinde kain 11507 ada 20 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptalini ile adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2019 tarihli ve 2007/317 Esas, 2009/87 Karar sayılı kararı ile, davanın kabulüne, İzmir ili Gaziemir ilçesi ... Mahallesi 11507 ada 20 nolu parsel malikinin Hazine olduğu görülmekle iptali ile davacı ... oğlu ... adına tesciline karar verilmiş, davalı ... vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 04.02.2010 tarihli ve 2009/18814 Esas, 2010/1178 Karar sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamında özetle; "çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman sınırlarının dışında kaldığı ve davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanma koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, çekişmeli parselin kesinleşen orman kadastrosunda ne gibi işlem gördüğünün belirlenmediği, başka dosyalarda dava konusu olan taşınmazlarla ilgili orman bilirkişi raporlarının hükme esas alındığı, davacı tarafın taşınmazı satın aldığını iddia ettiği kişiler adına olan tapu kayıtlarının tüm tesis ve tedavülleri ile birlikte getirtilmediği, çekişmeli taşınmazın genel kadastroda ne olarak tapulama dışı bırakıldığının belirlenmediği belirtilerek dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığının kesin olarak belirlenmesi ve ondan sonra davacı yararına kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi" gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın öncesinin orman olmayan kültür arazisi olduğu, 1957 yılında yapılan ilk tesis kadastro çalışmaları sırasında orman hududu içerisinde kaldığı gerekçesi ile tespit dışı bırakıldığı, davacı tarafın dayandığı tapu kaydının, ifraz krokisinin ve harici satış senedinin dava konusu taşınmazı kapsadığı, dava konusu taşınmazın eski tapu kaydı kapsamında kalmasına rağmen ihdasen idari yoldan Hazine adına yolsuz olarak tescil edildiği gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, dava konusu Gaziemir ... Mahallesi 11507 ada 20 nolu parselin Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tesciline karar verilmiş, davalı ... vekili ile davacı vekili tarafından katılma yolu ile temyiz isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 03.07.2023 tarihli ve 2021/9305 Esas, 2023/3999 Karar sayılı ilamıyla onanmış olup, onama ilamına karşı davalı ... vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.

Dairemizce, her ne kadar İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiş ise de, karar düzeltme aşamasında yapılan inceleme sonucu mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Öncelikle Yargıtay bozma kararına uyulduğu halde, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Davacı tarafın taşınmazı satın aldığı kişiler adına olduğunu iddia ettiği tapu kayıtları ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte dosyaya getirtilip keşifte uygulanmamış, revizyon görüp görmediği araştırılmamış, kapsamı belirlenmemiş, ayrıca dava konusu yerin İzmir Kadastro Mahkemesinin 2002/2 Esas sayılı dosyasında yer alan tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı, bu tapu kayıtları ile davacının dayandığı tapunun bağlantısı olup olmadığı, Kadastro dosyasında dayanılan tapu kayıtlarından gelmekte ise somut olaya etkisi olacağı düşünülmeksizin yetersiz inceleme ile karar verilmiştir.

Ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 03.06.1992 tarihinde ilan edilen sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) ile değişik 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B uygulaması ve aplikasyon çalışması olduğu halde bu iki çalışmada belirlenen orman sınırının birbiri ile uyumlu olup olmadığı araştırılmamış, Kadastro Mahkemesince orman olarak tesciline karar verilen orman sınırının nereden geçtiği hususları da araştırılmamış, taşınmazın olduğu yeri gösteren kadastro paftası ile ilk orman kadastrosu sırasında tespit edilen orman sınırı, aplikasyon çalışması sırasında belirlenen orman sınırı ve Kadastro Mahkemesince verilen orman vasfı ile tescile ilişkin mahkeme kararının dayanak krokisi çakıştırılmak ve aynı harita üzerinde her bir sınır ayrı renklerle gösterilmek sureti çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasındaki konumu denetime elverişli bilirkişi raporu ile gösterilmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.

Hal böyle olunca; Mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1948 yılında yapıldığı anlaşılan orman tahditine ve 1992 yılında yapıldığı anlaşılan orman kadastrosunun aplikasyonu ve 2/B işlemlerine ilişkin işe başlama, çalışma ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile çekişmeli taşınmazın orman sınır noktaları ile birlikte gösteren orman kadastro haritaları (üzerlerine hangi yıllara ait olduğu yazılmak suretiyle), çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerle ilgili olduğu anlaşılan Sarnıç Devlet Ormanı ile ilgili Kadastro Mahkemesinin 2002/2 Esas ve 2004/12 Karar sayılı dosyası aslının ve ekli olan bilirkişi raporları ve krokileri, davacı tarafın taşınmazı satın aldığını iddia ettiği kişiler adına olan tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren tam malik ve miktar değişikliklerini gösteren tedavülleri ile bu parsellerin hangi parsellere revizyon gördüğünü gösteren tapu örnekleri, dava konusu taşınmazın ilk olarak tapuya tescil edildiği tarihten 15-20-25 yıl öncesine ilişkin farklı dönemlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları, memleket haritaları ile en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları ilgili kurumlardan getirtilerek dosya arasına alınmalı, ayrıca Orman İdaresi tarafından Kadastro Mahkemesinin 2002/2 Esas ve 2004/12 Karar sayılı dosyasında dayanılan tapu kayıtlarının iptali için açtığı davalar araştırılarak eldeki davada dayanılan tapu kaydı için açılan bir dava olduğu saptanırsa dava dosyası dosya içerisine alınmalı, dosya keşfe hazırlanmalı; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi, bir jeodezi mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır.

Yapılacak keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu ve aplikasyon tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu,aplikasyon ve 2/B ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına, aplikasyon ve Kadastro Mahkemesinin 2002/2 Esas ve 2004/12 Karar sayılı dosyasında orman olarak tesciline karar verilen parsel sınırlarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde orman, aplikasyon ve mahkeme kararı ile tescil edilen orman sınırının her biri ayrı renklerle aynı harita üzerinde gösterilmeli; ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritasından ve Sarnıç Devlet Ormanı ile ilgili Kadastro Mahkemesinin 2002/2 Esas ve 2004/12 Karar sayılı dosyası aslının ve ekli olan bilirkişi raporlarından faydalanılarak uygulama yapılmalıdır.

Ayrıca, İzmir Kadastro Mahkemesinin 2002/2 Esas sayılı dava dosyasında fen bilirkişi tarafından düzenlenen krokinin ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği net-cad gibi bilgisayar programları aracılığıyla birbirine eşitlenerek eldeki davaya konu taşınmazın İzmir Kadastro Mahkemesinin mezkur dava dosyası kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, İzmir Kadastro Mahkemesinin dava dosyasında deliller çekişmeli taşınmaz yönünden tartışılmalı, dava konusu taşınmaza ait olduğu ileri sürülen tapu kaydı taşınmazın bulunduğu yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve aynı yönteme göre belirlenecek taraf tanıkları huzuru ile dava konusu taşınmazlar başında yapılacak keşifte 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 20 nci maddesi hükmü uyarınca öncelikle davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı ile zemine uygulanmalı, uygulamada tapu kaydının haritası; haritası yoksa tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri esas alınmalı; yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiye tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, kaydın sabit sınırlı sayılıp sayılmayacağı değerlendirilmeli, buna göre tapu kaydının kapsamı kesin olarak belirlenmeli kayıt malikleri ile kişiler arasında akdi veya irsi irtibat bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra İzmir Kadastro Mahkemesinin 2002/2 sayılı dosyasında 1987 tarihli ve 54 sıra numaralı tapu ile 1988 tarih 5 ve 29 sıra numaralı tapunun davacıların dayandığı tapu ile bağlantısı araştırılıp davacının dayandığı tapu kaydının 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun ), 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine Ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun) ve 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun'lar (5658 sayılı Kanun)
karşısında hukukî kıymetinin olup olmadığı tartışılmalı sonucuna göre karar verilmelidir.

Çekişmeli taşınmazın orman sınırları dışarısında veya İzmir Kadastro Mahkemesinin 2002/2 Esas sayılı dosyası kapsamında kaldığı ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu anlaşılır ise,bu kez zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı irdelenmeli, eski tarihli belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanun'un 45 inci maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 tarihli ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 tarihli ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 tarihli ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (5304 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı açıklattırılmalı, klizimetre (eğim ölçer) cihazı ile taşınmazın bölümlerinin gerçek eğimi (en düşük, en yüksek ve ortama eğiminin) memleket haritasındaki münhanilerden de yararlanılarak belirlenmeli, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, tarım uzmanı bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanarak, bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmazlar başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl süreyle ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, davacı adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve ilgili Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (5403 sayılı Kanun) ile değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı, dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

Belirtilen hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve Kanuna aykırı görülmüştür.

Hal böyle olunca; Dairemizin onama kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; davalı ... vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüyle, Dairemizin 03.07.2023 tarihli ve 2021/9305 Esas, 2023/3999 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.