WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/5352 E.  ,  2024/2384 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2134 E., 2023/373 K.
ESAS MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

1981 yılında yapılan kadastro sonucu Kahramanmaraş ili ...ilçesi ...çalışma alanında bulunan eski 791 parsel sayılı 1600 metrekare yüzöçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine nedeniyle ... ... adına tespit ve 01.04.1982 tarihinde tapuya tescil edilmiş, 2018 yılında yapılan uygulama kadastrosu çalışmaları sonucunda ise, 102 ada 36 parsel numarası ve 1.656,58 metre kare yüzölçümü ile tapuya tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı ..., dava konusu eski 790 yeni 102 ada 307 parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastrosu sonucunda hatalı tespit edildiğini belirterek tespitin iptaline karar verilmesini istemiş, 26.09.2019 tarihli keşifteki beyanında, kendisine ait olan 307 parsel sayılı taşınmaza komşu olan 306 parsel sayılı taşınmazın kendisine ait olduğunu, ancak ... ... adına yazıldığını itirazının 306 ve 307 parsel sayılı taşınmazlar arasındaki sınırın kaldırılmasına yönelik olduğunu beyan etmiş, davacı vekili ise, 03.12.2021 tarihli dilekçesi ile, 102 ada 306 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapusunun iptali ile vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı ..., davanın husumet yönünden reddini, bir kısım davalılar vekili, davanın hak düşürücü süre yönünden ve esastan reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacının talebinin sınıra yönelik olmadığı mülkiyete yönelik olduğu, bu haliyle davaya konu edilen taşınmazların ilk tesis kadastrosunun kesinleşme tarihinin 01.04.1982 olduğu dava tarihine kadar yaklaşık 37-38 yıl geçtiği, Kadastro Kanunu'nun, Kadastro Tutanaklarının Kesinleşmesinin ve Hak Düşürücü Sürenin tespit edildiği 12 nci maddesinde kadastro tutanaklarının 30 günlük ilan süresinden sonra kesinleşeceği, bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamayacağı belirtildiğinden ve dava konusu taşınmazın tutanaklarının kesinleşmesinin üzerinden 37-38 yıl geçmesinden hakdüşürücü sürenin geçtiği, 22/A çalışmalarının usul ve kanuna uygun düştüğü gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.