WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/5275 E.  ,  2024/1809 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca satışı yapılan taşınmazlara ilişkin tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin ise dava değeri itibariyle reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kullanım kadastrosu sırasında, .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 169 ada 4 parsel sayılı 545,07 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, " 6831 Sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun)
2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1/2' şer ... ve ...'nun kullanımında olduğu" şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 6292 sayılı Kanun uyarınca satış suretiyle 26.02.2014 tarihinde 1/2' şer payla ... ve ... adına tapuya tescil edilmiştir.

Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ...Mahallesi 169 ada 4 parsel sayılıdava konusu taşınmazın tamamı davacının kullanımında olduğu halde davalı adına kullanıcı tespitinin ve akabinde de davalı adına tescilin isabetsiz olduğunu ileri sürerek, davalı adına olan paya ilişkin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " tüm dosya kapsamına göre, davalının 169 ada 4 parsel sayılı taşınmazda zilyetliği olmadığı, davacının zilyet sıfatıyla dava konusu taşınmazı kullandığı, imar ve ihya ettiği, mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarının da bu hususu doğruladığı, " gerekçesiyle davanın kabulüne ve 169 ada 4 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan hisseye ilişkin tapu kaydının iptali ile iptal edilen bu hissenin davacı adına kayıt ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesinin muhdesat bilgileri kısmında bulunan mevcut şerhlerin iptali ile, " 1990 yılından itibaren ...'ın kullanımındadır " şerhlerinin işlenmesine karar verilmiş; hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince, "davanın, 6292 sayılı Kanun gereğince satış yoluyla oluşan tapu kaydının iptali ve davacı adına tescili istemine ilişkin olduğu, HMK 355/1 maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince toplanan deliller ile tüm dosya kapsamına göre, çekişmeli Pınarbaşı Mahallesi 169 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu çalışmaları sonucunda 27/02/2010 tarihinde beyanlar hanesine ' 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır, 1/2 hisseler ile Mustafa oğlu ... ve Osman oğlu ...' nun kullanımlarındadır ' şerhleri konularak 547,07 m2 yüzölçümüyle Hazine adına tespit edildiği ve askı ilanı içinde dava açılmadığından tespitin 15/04/2010 tarihinde kesinleşerek taşınmazın aynı şerhlerle tapuya tescil edildiği, sonrasında tapu maliki Hazine tarafından taşınmazın 27354/54707 payının davacıya, 27354/54707 payının ise davalıya 6292 sayılı Kanun kapsamında satılarak 26.02.2014 tarihinde bu payların tapuya tescil edildiği ve halen adlarına bu paylarla tapuda kayıtlı bulunduğu, dolayısıyla tarafların, adlarına eşit payla kullanıcı tespiti yapılan kişiler olup, davacı tarafından taşınmazın tamamının kendisinin kullanımında olduğu iddiasıyla tapu kaydının yarı payı yönünden davalıya yapılan satışın yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu iddiasıyla tapu kaydının iptali ve adına tescili istenilmekteyse de yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere bu tür davaların Hazine tarafından satış gerçekleşmeden önceki tarihte ve Hazine hasım gösterilerek açılabileceği, 6292 sayılı Kanun gereği satış işleminden sonra kayıt malikine karşı tapu iptali ve tescil davası açılamayacağı gibi, taşınmazın davalı tarafından yapılan başvuru üzerine davacı idarece yürütülen işlemler sonucunda davalıya satılarak tapuda devrinin yapıldığı ve gerek bu başvuru sırasında ve gerekse sonrasındaki tescil aşamasına kadar geçen süreçte davalının idareyi yanıltıcı bir işlem ya da eyleminin bulunduğu da iddia ve ispat edilmemiş olup, bu nedenle de tapu kaydının oluşumunda bir yolsuzluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken dava konusu taşınmazın davacının zilyetliğinde olduğu gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olunmasının doğru olmadığı " gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Kaş Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14.12.2021 tarihli ve 2020/146 Esas, 2021/1006 Karar sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-2 nci maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.