WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/5236 E.  ,  2024/2404 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1344 E., 2023/656 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/11 E., 2021/39 K.

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR

Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 7102 parsel sayılı 330 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1010 ada 3 parsel numarasıyla 329,87 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 7101 parsel sayılı 330 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1010 ada 2 parsel numarasıyla 328,95 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

Davacı ... tarafından Sulh Hukuk Mahkemesinde, 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi gereğince yapılan düzeltme işlemine karşı açılan dava, davaya konu taşınmazlar hakkında uygulama tutanağı düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Dava konusu taşınmazlarda eski ve yeni sınır ile yüzölçümündeki farklılığın, 1993 yılında yapılan ifraz ile 2003 yılında yapılan ifraz arasındaki uyumsuzluktan kaynaklandığı, 2003 yılında yapılan ifraz işleminde hesaplanan parsel köşe noktalarının 1993 yılında hesaplanan parsel köşe noktalarından farklı olarak hesaplanmasından dolayı taşınmazlarda kayıklık olduğu, uygulama kadastrosunda 1993 yılında yapılan ifraz işleminde tespit edilen sınırların esas alındığı ve dava konusu 1010 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin uygulama kadastrosunda bir hata bulunmadığı " gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 1010 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespiti gibi tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmazlar sınırında 2003 yılında yapılan ifraz işlemi sırasında kayıklık oluştuğu, bu kayıklığın düzeltilerek taşınmazları önceki sınırına getiren uygulama kadastrosunda bir hata bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de aynı gerekçeyle davacı vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına ve usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; dosya kapsamından, dava konusu taşınmazlarda, uygulama kadastrosundan önce imar uygulaması yapıldığı anlaşılmakta olup, imar işlemi iptal edilmediğine göre, dava konusu taşınmazlar sınırının artık imar uygulaması ile oluşan sınır esas alınarak belirlenmesi gerekir.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, dava konusu taşınmazlarda yapılan imar uygulamasına ilişkin belge ve haritalar ilgili kurumdan getirtilerek dosya içerisine alınmalı, bundan sonra harita mühendislerinden oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan, dava konusu taşınmazlarda 1993 yılında yapılan ifraz işlemi ile oluşan pafta, 2003 yılında yapılan ifraz işlemi ile oluşan pafta, kesinleşen imar paftası ve uygulama kadastro paftasının çekişmeli taşınmazlar ve çevresini gösterir şekilde çakıştırmaları istenmeli, ortaya çıkacak sonuca göre, dava konusu taşınmazların sınırının, kesinleşen imar sınırı esas alınmak suretiyle belirlenmesi gerektiği göz önünde bulundurularak karar verilmelidir.

İlk Derece Mahkemesince, açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapılmadan karar verilmiş olması usul ve Kanuna uygun bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.