8. Hukuk Dairesi 2023/5231 E. , 2024/1802 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında, ...Mahallesi çalışma alanında bulunan 598 ada 47, 48, 49 ve 50 parsel ... sırasıyla 7.628,94 , 6.527,35 , 5.971,26 ve 6.057,26 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldıkları, 598 ada 47 parsel ... taşınmazın 1960 yılından beri ...'in kullanımında, 598 ada 48 parsel ... taşınmazın 2000 yılından beri ...'in kullanımında, 598 ada 49 parsel ... taşınmazın 1970 yılından beri ...'in kullanımında, 598 ada 50 parsel ... taşınmazın ise 1988 yılından beri ...'in kullanımında olduğu şerhi yazılarak, tarla vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmişlerdir.
Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların müvekkillerinin müşterek murisi ...'in fiili kullanımında iken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiğini ileri sürerek, taşınmazların kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine müvekkillerinin müşterek murisinin mirasçıları adına, ya da müvekkillerinin miras payları oranında kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacıların dava açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların müşterek muris ...'den intikal etmediğini, taşınmazların kendi kullanımlarında olduğunu, davacıların taşınmazlar üzerinde zirai unsurların oluşturulmasında hiçbir emek ve katkılarının olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalılar ..., ... ve ...; çekişmeli taşınmazların müşterek muris ...'den intikal etmediğini, taşınmazların satın alındığını, muristen kalan malların mirasçılar arasında taksim edildiğini ve davacılara miras paylarına göre taşınmaz verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "çekişmeli taşınmazların tarafların müşterek murisi ...'den intikal ettiği ve tüm mirasçıların katılımıyla usulüne uygun taksimin yapılmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların her birinin beyanlar hanesine ayrı ayrı, 6831 ... Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...'in mirasçılarının kullanımında olduğuna dair şerh düşülerek Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş; hükmün, davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, mahkemece usulünce yapılan keşif, dinlenen yerel bilirkişi, tespit bilirkişi, tarafsız tanık beyanları ve bu beyanları destekleyen davalı tanıkları ile sabit olduğu üzere, çekişmeli taşınmazların evveliyatında tarafların ortak murisi ...'in zilyetliğinde olduğu, ölümüyle mirasçılarına intikal ettiği, tüm mirasçılar bir araya gelmek suretiyle terekesini taksim etmedikleri, murisin sağlığında davalılara yapılan bir bağış işlemi olmadığı, taşınmazın murisin terekesinden çıkmadığı için terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu, davalıların taşınmazlardaki kullanımının tüm mirasçılar adına olduğu, davalı tarafça da açıkça taksim, satış, bağış vs. iddiaları ispat edilemediğine göre mahkemesince davanın kabulü yönünde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı" belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan sebeplerle; temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 157,75 TL'nin temyiz eden davalı ... ve arkadaşlarından alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!