8. Hukuk Dairesi 2023/5191 E. , 2024/1932 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki uygulama kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Ordu ili Altınordu ilçesi Kovancı Mahallesi çalışma alanında 2014 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında tapuda davacılar adına kayıtlı bulunan 271 parsel sayılı 54 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 3378 ada 2 parsel numarası ile 78,11 metrekare yüzölçümlü olarak; 272 parsel sayılı 8.400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 3376 ada 11 parsel numarası ile 8.863,98 metrekare olarak; 273 parsel sayılı 1.060 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 3376 ada 8 parsel numarası ile 1.046,48 metrekare olarak; 275 parsel sayılı 1.350 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 3376 ada 10 parsel numarası ile 1.253,25 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacılar ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; davacılar adına kayıtlı 3378 ada 2 parsel ile 3376 ada 8, 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümlerinin komşu yollara terk edilerek azaldığını ileri sürerek kadastrol duruma aykırı yapılan yenileme kadastrosunun iptali ile yola katılan kısımların davacıların maliki oldukları taşınmazlara dahil edilerek bu şekilde tapuya tescil edilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, dosyaya kazandırılan 06.07.2022 günlü fen bilirkişi raporuna ve rapor ekindeki harita ve krokilere göre davacılara ait 3376 ada 11 numaralı parsel ile 3378 ada 2 numaralı parsel arasında bulunan yolun mevzuata uygun olarak sınır tespitinin yapıldığı; 3376 ada 10 ve 11 numaralı parseller ile 3378 ada 2 numaralı parselin güneyinde bulunan yol bakımından ise, 3376 ada 10 ve 11 numaralı parselin güney sınırında bulunan yol ile olan sınırın yenileme kadastrosunda sabit sınır tipinde tespitinin yapıldığı ve bu sınırlar ilk tesis kadastro paftası ile aynı olup bu parsellerin güney sınırında bulunan yol ile olan sınırının mevzuata uygun olarak tespitinin yapıldığı; 3378 ada 2 numaralı parselin güney sınırında bulunan yol ile olan sınırının da yenileme kadastrosunda sabit sınır tipinde tespitinin yapıldığı, ancak bu sınırın ilk tesis kadastro paftası ile uyumsuz olduğu, bu yönüyle 2 numaralı parselin güneydoğu köşesinin ilk tesis kadastro paftası ile uyumsuz olarak yolun bu kısmının genişliği ilk tesis kadastro paftasında yaklaşık 2 metre olduğunun tespit edildiği ve yenileme kadastro paftasına göre yolda kalan ve şekil-6 daki krokide (A) harfi ve kırmızı renk ile gösterilen 9,04 m2'lik kısmın 3378 ada 2 numaralı parsele eklenmesi ile 3378/2= 78.11+9.04=87.15 m2 olması gerektiği mütalaa edilerek ilk tesis kadastrosuna göre olması gereken sınırlar rapor ekindeki harita ve krokilerde işaretlendiği, hâl böyle olunca, keşif mahallinde gösterdikleri sınırlar itibariyle soyut tanık anlatımları ve yer göstermeleri dikkate alınmayarak uzman bilirkişi görüşü benimsenip 06.07.2022 tarihli fen bilirkişi raporuna ve mezkur rapor ekindeki harita ve krokilere göre davanın kısmen kabulü ile davalılar yararına yola katılan 9,04 m2'lik kısımın davacılara ait 3378 ada 2 parsel sayılı taşınmaza eklenilmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline fazlaya ilişkin istemin reddi karar verilmiştir.
Davacılar vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; yapılan keşif ve uygulama sonucunda alınan harita bilirkişi kurulu raporu ile yenileme sonucu oluşturulan kadastro paftasında davaya konu 3376 ada 11 numaralı parsel ile 8 numaralı parselin kuzey kısmında parsellerin içerisinden kesik çizgilerle yol gösterimi yapılan yolun zeminde mevcut olduğu, zeminde bulunan bu yolun "Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul Ve Esaslara İlişkin Yönetmelik"in 17 nci maddesi 4 uncu fıkrası “Tapulama veya kadastrodan sonra açılan ancak, tapu sicilinde terk işlemi yapılmamış ve ilgililerince muvafakat verilmemiş olan kamuya ait yol, dere, ark ve benzeri yerler ölçülerek, sınırları sınırlandırma ve ölçü krokisi ile yeni paftasında kesik çizgilerle gösterilir.” hükmü gereği; paftasında kesikli çizgiler ile gösterilmesinin yönetmeliğe uygun olduğunun belirlenmesine, yine 3376 ada 10 ve 11 numaralı parselin güney sınırında bulunan yol ile olan sınırın yenileme kadastrosunda sabit sınır tipinde tespitinin yapıldığı ve bu sınırların ilk tesis kadastro paftası ile aynı olduğu bu parsellerin güney sınırında bulunan yol ile olan sınırının mevzuata uygun olarak tespitinin yapıldığının belirlenmiş olmasına, ayrıca 3378 ada 2 numaralı parselin güney sınırında bulunan yol ile olan sınırının yenileme kadastrosunda sabit sınır tipinde tespitinin yapıldığı, ancak bu sınırın ilk tesis kadastro paftası ile uyumsuz olduğu, 2 numaralı parselin güneydoğu köşesinin ilk tesis kadastro paftası ile uyumsuz olduğu, yolun bu kısmının genişliği ilk tesis kadastro paftasında yaklaşık 2 metre olduğu tespit edilmiş olup yenileme kadastro paftasına göre yolda kalan ve şekil-6 daki krokide (A) harfi ile gösterilen 9,04 m2lik kısmın 3378 ada 2 numaralı parsele eklenmesi gerektiğinin belirlenmiş olmasına göre mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacılar vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili ile davalı ... vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdikleri temyiz dilekçelerinde; istinaf dilekçelerinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, uygulama kadastrosu sırasında, dava konusu taşınmazların yüzölçüm ve sınırlarının hatalı tespit edildiği iddiasıyla açılan, uygulama kadastrosu ile belirlenen sınırların ve yüzölçüm düzeltilmesi isteğine ilişkin olup taraflar arasındaki uyuşmazlık, uygulama kadastrosunun yöntemine uygun şekilde yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacılar vekili ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 157,75 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!