8. Hukuk Dairesi 2023/5158 E. , 2024/2304 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1351 E., 2023/523 K.
KARAR : Davanın Kısmen Kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kullanım kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında, Samsun ili ...ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 118 ada 3 ve 6 parsel sayılı 21.048,80 ve 13.413.00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, " 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 2009 yılından beri ...evlatları ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ün fiili kullanımında bulunduğu " şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve 05.04.2010 tarihinde tescil edildikten sonra, 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereğince, 118 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 300697/2104880 payı 06.02.2014 tarihinde ...'e, 300697/2104880 payı 17.02.2014 tarihinde ...'e, 300697/2104880 payı 10.06.2014 tarihinde ...'e, 150349/1052440 payı 08.09.2014 tarihinde ...'e ve 300697/1052440 payı ise yargılama sırasında (25.03.2021 tarihinde) ...'e; 118 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 95807/670650 payı 06.02.2014 tarihinde ...'e, 95807/670650 payı 17.02.2014 tarihinde ...'e, 191614/1341300 payı 10.06.2014 tarihinde ...'e, 38323/268260 payı 08.09.2014 tarihinde ...'e ve 95807/335325 payı ise yargılama sırasında (25.03.2021 tarihinde) ...'e satılarak bu kişiler adına tapuda kayden intikal ettirilmiş, 118 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 300697/2104880 payı ve 118 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 38323/268260 payı Hazine uhdesinde kalmıştır.
Davacı ... ve müşterekleri vekili dava dilekçesinde; Samsun ili ...ilçesi ... Mahallesi 118 ada 3 ve 6 parsel sayılı taşınmazların kullanım hakkının müvekkilleri olan davacıların müşterek murislerinden intikal ettiğini ve davacıların da hak sahibi olduğunu ileri sürerek, taşınmazlarda davacılarında zilyet olduklarının tespiti ile davalı gerçek kişiler adına oluşturulan tapu kayıtlarının iptaline ve miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
Davalılardan ..., ... ve ... cevap dilekçelerinde, davalı ... ise 04.07.2017 tarihli celsede, davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, 118 ada 3 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kayıtlı 9.020,91 metrekare yüzölçüme isabet eden hisse ile 118 ada 6 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kayıtlı 5.747,43 metrekare yüzölçüme isabet eden hissenin kadastro tutanağının beyanlar hanesine, taşınmazlardaki fındık bahçesinin ...'ün mirasçılarının kullanımında olduğu şerhinin yazılmasına, 118 ada 3 ve 6 parsel sayılı taşınmazlardaki davalılar ... ile ..., ... ve ... adına kayıtlı hisselerin ayrı ayrı 9 pay kabul edilip, 3 hissesinin iptal edilerek davacılar adına ayrı ayrı 1'er hisse olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi'nin 03.12.2020 tarih ve 2020/1023 Esas, 2020/1444 Karar sayılı kararıyla; davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Çarşamba 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 02.07.2019 tarihli ve 2016/209 Esas, 2019/695 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.2 maddesi gereğince yeniden esas hakkında karar verilmesine, bu cümleden olarak, davanın kısmen kabulüne, dava konusu 118 ada 3 ve 6 parsel sayılı taşınmazların tapuda kaydının beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin iptali ile beyanlar hanesine taşınmazların ve üzerindeki fındık bahçesinin ...'ün mirasçılarının kullanımında olduğu şerhinin yazılmasına, 118 ada 3 ve 6 parsel sayılı taşınmazlardaki davalılar ... ile ..., ... ve ... adına kayıtlı hisselerin ayrı ayrı 9 pay kabul edilip, 3 hissesinin iptal edilerek davacılar adına ayrı ayrı 1'er hisse olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, bu kararın, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine
Dairemizin 01.06.2022 tarih ve 2022/898 Esas, 2022/5145 Karar sayılı ilamıyla; "...iddianın ileri sürülüşüne göre eldeki dava'nın, 6292 sayılı Kanun uyarınca satışı yapılan paylar yönü ile tapu iptali ve tescil, henüz satışı yapılmamış ve beyanlar hanesindeki şerh ile birlikte Hazine uhdesinde kayıtlı paylar yönü ile ise, 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosuna itiraz niteliğinde olduğu, kullanım kadastrosu ile oluşan tapu kaydının beyanlar hanesindeki kullanım şerhine yönelik davaların, taşınmazın tespit maliki olan Hazineye ve beyanlar hanesinde ismi yazılı gerçek veya tüzel kişilere yöneltilmek suretiyle açılmasının zorunlu olduğu, somut olayda, dava yalnızca Hazine ile 6292 sayılı Kanun gereğince taşınmazdaki paylarını satın alan gerçek kişilere karşı açılmış olmakla beraber, taşınmazda lehine kullanım şerhi bulunan ve henüz paylarını satın almadıkları anlaşılan Fikri, ... ve ...'e husumet yöneltilmediği gibi bu kişilerin davaya dahil edilmesi gerektiğinin de düşünülmediği, oysaki, taraf teşkilinin sağlanmasının dava şartı olup, bu koşul yerine getirilmeden işin esasına girilmesinin hukuken mümkün bulunmadığı açıklanarak, davacı tarafa, davasını adı geçenlere de yaygınlaştırma olanağı tanınması, dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde tebliğ ettirilmesi ve bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde tarafların varsa bildirdikleri deliller toplanıp usulünce değerlendirildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi..." gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, "...çekişmeli taşınmazların gerçek kişi tarafların ortak murisi ...'ten kaldığı ve tüm mirasçıların hak sahibi oldukları ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu 118 ada 3 ve 6 parsel sayılı taşınmazların tapuda kaydının beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin iptali ile beyanlar hanesine, taşınmazların ve üzerindeki fındık bahçesinin 1/9 payının ..., 1/9 payının ..., 1/9 payının ..., 2/9 payının ..., 2/9 payının ... ve 2/9 payının ise ...'ün fiili kullanımında olduğu şerhinin yazılmasına, 118 ada 3 ve 6 parsel sayılı taşınmazların davalılar ... ile ..., ... ve ... adına kayıtlı hisselerinin ayrı ayrı 9 pay kabul edilip, 3 hissesinin iptal edilerek davacılar adına ayrı ayrı 1'er hisse olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler ile temyiz edenin sıfatı dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!