8. Hukuk Dairesi 2023/5119 E. , 2024/2976 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/247 E., 2023/847 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/132 E., 2022/341 K.
Taraflar arasındaki uygulama kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Orman Kadastro Komisyonu tarafından Antalya ili Kepez ilçesi Kızıllı Mahallesinde 2/B uygulaması yapıldığını, 30.06.2020 tarihinde askı suretiyle ilan edildiğini, davacının maliki olduğu Kirişçiler Mahallesi 29271 ada 21 parsel taşınmazın orman olarak tespit edildiğini, davacının taşınmazı tarım yapmak için 06.02.2015 tarihinde Hazineden 2/B uyarınca satış işlemiyle satın aldığını, davacıya ait taşınmazın bir kısmının kanuna ve hukuka aykırı olarak orman vasfına alındığını, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, tapu kaydında taşınmazın tarla olarak belirtildiğini, orman vasfında olduğuna dair herhangi bir şerh bulunmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmaza ilişkin tespitin iptaline, hukuka aykırı tespite konu kısmın davacı adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; davada hasım olarak gösterilen Orman Bölge Müdürlüğünün tüzel kişiliğinin bulunmadığını, Orman İdaresinin tüzel kişiliğinin bulunduğunu, davada hasım olarak Hazinenin gösterilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, dava değerinin çok düşük gösterildiğini, zilyetlik veya başka koşulda özel mülke konu olamayacağını, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) kapsamında yapılarak 1946 yılında kesinleşen ilk orman tahdit çalışmalarında orman tahdit sınırları içerisinde bırakıldığı; 2020 yılında askı ilanına çıkan kadastro çalışmasının ise 3116 sayılı Kanuna göre tahdidi yapılmış olan yerlerde aplikasyon, sınırlandırma sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında kalan ormanların kadastrosu ile tüm ormanlarda 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla (3302 sayılı Kanun) değişik 2/B madde uygulaması çalışmaları olduğu, dava konusu taşınmaz yönünden yeni bir orman tahdidi yapılmadığı, dava konusu yerin orman sınırları içinde aplike edilmesi de yeni bir sınırlama işlemi olmadığından davacının itiraz ettiği “orman sınırları içinde bırakılma” işleminin aplikasyon çalışması değil 1946 yılında 3116 sayılı Kanun kapsamında yapılarak kesinleşen orman tahdidi olduğu, dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kesinleşmiş orman tahdidine itiraz yönünden hak düşürücü süre nedeniyle, tescil istemi yönünden ise hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 157,75 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!