8. Hukuk Dairesi 2023/5038 E. , 2024/3716 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2012/21 E., 2021/26 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne- kısmen reddine
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Asli müdahiller ... vd. vekili, asli müdahiller ... vd vekili, asli müdahiller ... vd. vekili, davalı ... vekili
Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asli müdahil ... ... ..., asli müdahil ... ... , asli müdahil ..., asli müdahil ... vd. vekili, asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... vd. vekili, asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... mirasçıları vd. vekili, davalı ..., davalı ... mirasçısı ..., davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 15.03.2023 tarihli ve 2022/3664 Esas, 2023/1499 Karar sayılı ilamı ile Mahkeme kararının 74 ada 1, 2, 3, 4 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar yönüyle onanmasına, hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen bölüm hakkındaki hükmün düzeltilerek onanmasına, geri kalan taşınmazlar hakkındaki hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili, asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili, asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili, davalı ... vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Batman ili Beşiri ilçesi Milli Egemenlik Mahallesi çalışma alanında bulunan 27 parça taşınmaz davalı Belediye ve Hazine'ye ait tapuların kapsamında kaldığı, ancak Asliye Hukuk Mahkemesi'nde davalı olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak sureti ile tespit edilmiştir.
Davacılar ... , .... ve ... 27.03.1973 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesi’ne verdikleri dava dilekçesinde, murisi evvelerinden intikal eden tapulu taşınmazlarına davalı Belediye’nin müdahale ettiğini, davalı tapusunun dava konusu yere uymadığını belirterek, davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazlara yapılan elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemişler; birleşen ... Kadastro Mahkemesinin 1992/43 Esas sayılı dosyasında, davacı ... vekili dava dilekçesinde, mülkiyeti Hazineye ait, tapuda 26.07.1951 tarihinde kayıt ve tescil edilen Mart 1290 tarihli ve 13 nolu tapu kaydının geniş bir alanı kapsamasına rağmen, tapuda 1878 m2 olarak tescil edildiğini belirterek, tapunun hudut ve kapsamı itibari ile düzetilmesine karar verilmesini istemiş; davaya asıl dosya davacıları müdahil olarak katılmışlar; birleşen Batman Kadastro Mahkemesinin 2020/3 Esas sayılı dosyasında, davacılar ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde, asıl dosyada dava konusu taşınmazların, vekil edenlerine ait tapu kayıtları kapsamında kaldığını belirterek 1992 yılında yapılan kadastro tespitinin iptali ile vekil edenlerine adına tesciline, talepleri uygun görülmez ise davaya konu taşınmazların rayiç bedelleri tespit edilerek dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte güncellenerek vekil edenlerine ödenmesine karar verilmesini, asli müdahil ... ve arkadaşları vekili, Hazine adına olan tapu kaydının öncesinin Ohanes’den geldiğini, Ohanesin ise kök murisleri olduğunu belirterek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile vekil edenleri adına tescil edilmesine karar verilmesini, asli müdahil ... vekili, dava konusu taşınmazların dip muris ... ’ya ait olduğunu, ... ’nın iki mirasçısı olduğunu, mirasçılardan birinin vekil edenlerinin annesi ... ... olduğunu, ancak ... ...’ın davada yer almadığını, davacıların iddia ettiği gibi, kök murisleri ...’nin dava konusu taşınmazı satmadığını, satış olduğu kabul edilse dahi satışın muvazaalı olduğunu, murisin mirasçılık payının bu şekilde yok sayıldığını, 1966 tarihinde ... ...’ın sattığı iddia edilen Mart 1290 tarihli ve 137 sıra nolu kök tapu kaydının 48000,00 m2 olduğunu ve güncel halinin 79 ada 1 parsel sayılı taşınmaza denk geldiğini, oysa dava konusu taşınmazların toplam alanının 140.344,00 m2 olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte satış olsa bile satış sözleşmesinin çok cuzi bir alanı kapsadığını belirterek, satış sözlemesinin geçersiz olduğunun tespiti ile müdahale taleplerinin kabulünü, asli müdahil ... mirasçıları ve arkadaşları vekili ayrı ayrı verdikleri müdahale dilekçelerinde, vekil edenlerinin kök murisler ... Sosyal ve ... ...’ın mirasçısı olduklarını, kök muris ... ...’ın babası dip muris ... ile kök muris ...’nın kız çocuklarından mal kaçırmak amacı ile tapuda işlemleri satış olarak gösterdiklerini, satışların geçersiz olduğunu belirterek, dava konusu taşınmaların tespitinin iptali ile vekil edenleri adına tescile karar verilmesini, asli müdahil ... ve arkadaşları vekili, dava konusu taşınmazların vekil edenlerinin murisleri ... ’ya ait olduğunu, vekil edenlerinin vefat eden ... ...’ın mirasçısı olmalarına rağmen nüfus kayıtlarında farklı göründüğünü, bu hususun düzeltilmesi için dava açtıklarını, dosyanın bekletici mesele yapılmasını, ... ... tarafından yapılan satış işleminin muvazaalı olduğunu ve müdahale talebinin kabulüne karar verilmesini, asli müdahil ... mirasçıları ve ... Direkçesi mirasçıları vekili, dava konusu taşınmazın kök muris ...’dan vekil edenlerine miras kaldığını, ...’nın kız çocuklarına pay vermemek için 04.02.1966 tarihinde adına kayıtlı olan tüm taşınmazların 1/4 hissesini oğullarına satış göstererek devrettiğini, devir işleminin muvazaalı olduğunu belirterek müdahale taleplerinin kabulüne karar verilmesini, asli müdahil ... ve arkadaşları vekili ayrı ayrı verdiği müdahale dilekçelerinde, vekil edenlerinin kök muris ... ’nın mirasçısı olduklarını belirterek, dava konusu taşınmazların ... ’nın mirasçısı olarak vekil edenleri adına intikaline karar verilmesini istemiştir.
Davanın açıldığı Asliye Hukuk Mahkemesi ve bilahare taşınmazlar hakkında kadastro tespit tutanaklarının düzenlenmesiyle birlikte davanın aktarıldığı Kadastro Mahkemesince yapılan yargılamalar sonucunda verilen bir kısım kararlar temyiz üzerine Yargıtay ilgili Dairelerince araştırma ve incelemeye dayalı olarak bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 20.10.2000 tarihli davanın kabulüne dair verilen karar bu kez Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19.09.2001 tarihli ve 2001/3634 Esas, 2011/6170 Karar sayılı ilamı ile, "Beşiri Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.07.1978 tarihli ve 1974/38 Esas, 1978/47 Karar sayılı kararı ile ifrazen ayrılarak Hazine ve üçüncü kişiler adına tescil edilen ve mikyaslı haritada işaretlenmiş 2, 3, 4, 5, 6, 7, 9 ve 11 parsel numaralı taşınmazlara ilişkin; gerek taşınmazların üçüncü kişiler adına tapuda kayıtlı oluşu gerekse davacıların davalarından feragat etmesi nedeniyle davacıların davasının reddine karar verdiği, bu kararın davacılar tarafından temyiz edilmemiş olmakla kesinleştiği ve dolayısıyla davalılar lehine usuli müktesep hak oluştuğu, ancak Mahkemece hüküm kurulurken kesinleşmiş parseller göz önünde bulundurulmaksızın tescil kararı verildiği, ayrıca Mahkemece önceki bozmaya uyularak yargılama yapılmış ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hükme yeterli bulunmadığı" gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 20.10.2021 tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların Batman ili Beşiri ilçesi Milli Egemenlik Mahallesinde bulunan 74 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 nolu parseller, 75 ada 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 nolu parseller, 76 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 nolu parseller, 77 ada 1, 2 ve 3 nolu parseller ile 78 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 nolu parsellere ek olarak fiili zeminde yol olarak kullanılan ve fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (A) ve (B) harfleri ile gösterilen yerler olduğu, davacı ... ve arkadaşlarının dayanak Mart 1290 tarihli ve 137 sıra numaralı kök tapu kaydı ile tedavülleri olan T.evvel 1930 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydı ve 04.02.1966 tarihli ve 11 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu edilen yerlerle uyumlu olduğu, davalılar Maliye Hazinesi, ... ve asli müdahillerin dayanağı olan ... 1284 tarihli ve D.8 Y.124 sıra numaralı kök tapu kaydı ile gittisi 12.02.1963 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydı ayrıca Mart 290 tarihli ve 118 sıra numaralı tapu kaydının ise dava konusu yerlerle uyumlu olmadığı gerekçesi ile davacıların davasının kabulüne, asli müdahiller yönünden, davacıların tapularının dava konusu yere uyduğu, ... ...’ın dava konusu taşınmazlardaki hissesini tapuda geçerli bir satış ile davacılara devrettiği, asli müdahillerin muvazaa iddialarının eldeki davada dinlenme olanağının olmadığından taleplerinin reddine, birleşen dosya yönünden, birleşen dosyanın davacısının asıl dosyadaki davacının iddiasını çürütemediğine mahkemece kanaat getirildiği gerekçesiyle; davacıların davalarının kısmen kabulüne, dava konusu 74 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 nolu parseller, 75 ada 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 nolu parseller, 76 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 nolu parseller ile 77 ada 2 nolu parselerin 4 hisse itibariyle 1/4 hissesinin ... oğlu ... mirasçıları adına, 1/4 hissesinin ... oğlu ... adına, 2/4 hissesinin ... oğlu ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, davacıların 77 ada 1 nolu parselin (kadastro öncesi parsel no:9) tamamından feragat ettikleri anlaşılmakla bu parsel yönünden davalarının usulden reddine, 77 ada 1 nolu parselin kayıt maliki adına tapuya tesciline, davacıların 77 ada 3 nolu parselin (kadastro öncesi parsel no:11) 1886,00 metrekarelik kısmından feragat ettikleri anlaşılmakla 1886,00 metrekarelik kısım yönünden davalarının usulden reddine, bu kısmın kayıt maliki adına tapuya tespit gibi tesciline, parselin geri kalan kısmı yönünden davacıların davasının kabulü ile 4 hisse itibariyle 1/4 hissesinin ... oğlu ... mirasçıları adına, 1/4 hissesinin ... oğlu ... adına, 2/4 hissesinin ... oğlu ... mirasçıları adına tapuya tesciline, davacıların 78 ada 1 nolu parselin (kadastro öncesi parsel no: 3-600,00 metrekare, parsel no: 4-600,00 metrekare, toplam 1200,00 metrekare) 1200,00 metrekarelik kısmından feragat ettikleri anlaşılmakla 1200,00 metrekarelik kısım yönünden davalarının usulden reddine, bu kısmın kayıt maliki adına tapuya tespit gibi, parselin geri kalan kısmı yönünden davacıların davasının kabulü ile 4 hisse itibariyle 1/4 hissesinin ... oğlu ... mirasçıları adına, 1/4 hissesinin ... oğlu ... adına, 2/4 hissesinin ... oğlu ... mirasçıları adına tapuya tesciline, davacıların 78 ada 2 nolu parselin (kadastro öncesi parsel no:5) 600,00 metrekarelik kısmından feragat ettikleri anlaşılmakla 600,00 metrekarelik kısım yönünden davalarının usulden reddine, bu kısmın kayıt maliki adına tapuya tespit gibi tesciline, parselin geri kalan kısmı yönünden davacıların davasının kabulü ile 4 hisse itibariyle 1/4 hissesinin ... oğlu ... mirasçıları adına, 1/4 hissesinin ... oğlu ... adına, 2/4 hissesinin ... oğlu ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, davacıların 78 ada 3 nolu parselin (kadastro öncesi parsel no:7) 600,00 metrekarelik kısmından feragat ettikleri anlaşılmakla 600,00 metrekarelik kısım yönünden davalarının usulden reddine, bu kısmın kayıt maliki adına tapuya tespit gibi tesciline, davacıların 78 ada 4 nolu parselin (kadastro öncesi parsel no:6) 600,00 metrekarelik kısmından feragat ettikleri anlaşılmakla 600,00 metrekarelik kısım yönünden davalarının usulden reddine, bu kısmın kayıt maliki adına tapuya tespit gibi tesciline, davacıların 78 ada 5 nolu parselin (kadastro öncesi parsel no:2) 2500,00 metrekarelik kısmından feragat ettikleri anlaşılmakla 2500,00 metrekarelik kısım yönünden davalarının usulden reddine, bu kısmın kayıt maliki adına tapuya tespit gibi tesciline, parselin geri kalan kısmı yönünden davacıların davasının kabulü ile 4 hisse itibariyle 1/4 hissesinin ... oğlu ... mirasçıları adına, 1/4 hissesinin ... oğlu ... adına, 2/4 hissesinin ... oğlu ... mirasçıları adına tapuya tespit ve tesciline, fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen ve kadastro çalışmaları sırasında fiili zeminde karayolu olarak terk edilen alanın 4 hisse itibariyle 1/4 hissesinin ... oğlu ... mirasçıları adına, 1/4 hissesinin ... oğlu ... adına, 2/4 hissesinin ... oğlu ... mirasçıları adına tapuya tespit ve tesciline, fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen ve kadastro çalışmaları sırasında fiili zeminde yol olarak terk edilen alanın 4 hisse itibariyle 1/4 hissesinin ... oğlu ... mirasçıları adına, 1/4 hissesinin ... oğlu ... adına, 2/4 hissesinin ... oğlu ... mirasçıları adına tapuya tespit ve tesciline, asli müdahiller ... ve arkadaşlarının davalarının reddine, asli müdahiller ... ... mirasçılarının davalarının reddine, birleşen 2020/3 Esas sayılı dosya yönünden davacılar ... ve müştereklerinin davalarının reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, asli müdahil ... ... ..., asli müdahil ..., asli müdahil ..., asli müdahil ... vd. vekili, asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... vd. vekili, asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... mirasçıları vd. vekili, davalı ..., davalı ... ... mirasçısı ..., davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... Belediye Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 15.03.2023 tarihli ve 2022/3664 Esas, 2023/1499 Karar sayılı ilamı ile;
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, asli müdahil ... ... ..., asli müdahil ..., asli müdahil ..., asli müdahil ... vd. vekili, asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... vd. vekili, asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... mirasçıları vd. vekilinin tüm itirazlarının reddine, davalı ... Belediye Başkanlığı vekili, davalı ... vekili, davalı ..., davalı ... ... mirasçısı ..., davalı ... vekilinin, dava konusu 74 ada 1, 2, 3, 4 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar yönünden temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, tüm temyiz itirazlarının reddine,
2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin 2 inci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında davalı ... Belediye Başkanlığı vekili, davalı ... vekili, davalı ..., davalı ... ... mirasçısı ..., davalı ... vekilinin dava konusu 74 ada 5, 7, 8, 75 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 76 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 77 ada 1, 2, 3, 78 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar ile fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen yerler yönünden ise, aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
3. Dava konusu 74 ada 5, 7, 8, 75 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 76 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 77 ada 1, 2, 3, 78 ada 1, 2, 3, 4, 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar, bozmaya uyularak karar verilmiş ise de, dava konusu bir kısım taşınmazlara ilişkin davacıların feragat beyanı değerlendirilirken, bozma ilamında belirtildiği şekilde bir şekilde inceleme yapılmadığı, 20.10.2000 tarihli bozma ilamında, Beşiri Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 13.07.1978 tarihli ve 1974/38 Esas, 1978/47 Karar sayılı kararı ile ifrazen ayrılarak Hazine ve üçüncü kişiler adına tescil edilen ve mikyaslı haritada işaretlenmiş 2, 3, 4, 5, 6, 7, 9 ve 11 parsel numaralı taşınmazlara ilişkin; gerek taşınmazların üçüncü kişiler adına tapuda kayıtlı oluşu gerekse davacıların davalarından feragat etmesi nedeniyle davacıların davasının reddine karar verildiği, bu kararın davacılar tarafından temyiz edilmemiş olmakla kesinleştiği ve dolayısıyla davalılar lehine usuli müktesep hak oluştuğu, ancak Mahkemece hüküm kurulurken kesinleşmiş parseller gözönünde bulundurulmaksızın tescil kararı verildiği belirtilerek, ilgili taşınmazların haritada gösterilen bölümlerinin Hazine ve 3. şahıslar lehine tesciline karar verilmesi gerektiği belirtildiği,
Ancak, İlk Derece Mahkemesince, gerek 03.02.2020 tarihli rapor ve gerekse 15.06.2021 tarihli ek rapor ve eki olan krokilerde, 13.07.1978 tarihli ve 1974/38 Esas, 1978/47 Karar sayılı kararında feragat edilen parsellere ilişkin hükme esas alınan kroki ile çakıştırma yapılmadığı, feragat edilen taşınmazların her türlü tereddütten uzak ve Yargıtay denetimine açık olarak krokide işaretlenmediği, kaldı ki, hüküm kurulurken, bir kısım taşınmazlar yönünden hükümde, yüzölçümü olarak feragat edilen alanlar belirlendiği halde bu kısımlar krokide işaretlenmediği gibi, taşınmazın geri kalan yüzölçümü hükümde belirtilmediği, kadastro mahkemesi hakimi doğru ve infaza elverişli hüküm kurmak ile görevli olduğu, bu nedenle; mahkemece yapılacak iş, usuli kazanılmış haklar da gözetilerek, az yukarıda bahsi geçen taşınmazlara ilişkin olarak bozma doğrultusunda, feragat edilen taşınmazlara ilişkin bilirkişiden denetime elverişli ek rapor alınması ve infaza elverişli hüküm kurulması,
4. Fen bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfli yere ilişkin, İlk Derece Mahkemesince her ne kadar, kadastro çalışmalarında fiili zeminde karayolu olarak terk edilen alanın davacılar adına tapuya tespit ve tesciline karar verilmiş ise de, dosya kapsamından (B) harfli yere ilişkin kamulaştırma kararı olup olmadığı ve terkin edilip edilmediği anlaşılamadığından, bahsi geçen yere ilişkin kamulaştırma kararı olup olmadığı hususunun araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi,
5. Fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen ve kadastro çalışmalarında fiili zeminde karayolu olarak terk edilen alanın davacılar adına tapuya tespit ve tesciline karar verilmiş ise de, kamulaştırılan kısım için davacılar adına mülkiyetin tespitine karar verilmesi gerekirken, davacılar adına tescil hükmü kurulması doğru olmadığı gereğine değinilerek
Sonuç itibariyle; asli müdahil ... ... ..., asli müdahil ..., asli müdahil ..., asli müdahil ... vd. vekili, asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... vd. vekili, asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... mirasçıları vd. vekilinin tüm itirazlarının reddine, davalı ... Belediye Başkanlığı vekili, davalı ... vekili, davalı ..., davalı ... ... mirasçısı ..., davalı ... vekilinin dava konusu 74 ada 1, 2, 3, 4 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar yönünden tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu parseller yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına, davalı ... Belediye Başkanlığı vekili, davalı ... vekili, davalı ..., davalı ... ... mirasçısı ..., davalı ... vekilinin, dava konusu 74 ada 5, 7, 8, 75 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 76 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 77 ada 1, 2, 3, 78 ada 1, 2, 3, 4, 5 ve fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) ve (B) harfli yerlere sair temyiz itirazlarının reddine, fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfli yere ilişkin davalı ... Belediye Başkanlığı vekili, davalı ... vekili, davalı ..., davalı ... ... mirasçısı ..., davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 1 inci fıkrasında yer alan, "fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen ve kadastro çalışmaları sırasında fiili zeminde yol olarak terk edilen alanın 4 hisse itibariyle 1/4 hissesinin ... oğlu ... mirasçıları adına, 1/4 hissesinin ... oğlu ... adına, 2/4 hissesinin ... oğlu ... mirasçıları adına tapuya tespit ve tesciline..." ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine "fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen ve kadastro çalışmaları sırasında fiili zeminde yol olarak terk edilen alanın davacıların mülkiyetinde olduğunun tespitine" ibaresinin yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının (A) harfli bölüm yönünden bu şekilde düzeltilerek onanmasına, davalı ... Belediye Başkanlığı vekili, davalı ... vekili, davalı ..., davalı ... ... mirasçısı ..., davalı ... vekilinin dava konusu 74 ada 5, 7, 8, 75 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 76 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 77 ada 1, 2, 3, 78 ada 1, 2, 3, 4, 5 ile fen bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfli yere ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemiz ilamına karşı; asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili, asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili, asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili, davalı ... vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
1.Asli müdahiller ... ve arkadaşları (muris ... ...'ın bir kısım mirasçıları) vekili, asli müdahiller ... ve arkadaşları (... ...'ın bir kısım mirasçıları) vekili ile davalı ... vekilinin karar düzeltme talepleri yönüyle; dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 440 ıncı maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE,
2. Asli müdahiller ... ve arkadaşları (... kızlarından ... ile ... ...'nin bir kısım mirasçıları) vekilinin karar düzeltme taleplerine gelince;
Adı geçen asli müdahiller vekili olarak Avukat ... tarafından verilen 21.12.2020 havale tarihli iki ayrı dilekçe ile taşınmazların muris ...'a ait iken sağlığında kızlarına pay vermemek için adına kayıtlı tüm taşınmazları sağlığında oğulları ..., ... ... ve ... 'ya satış gibi göstererek devrettiğini, bu satış işleminin muvazalı oldup, kızlardan mal kaçırmak gayesiyle yapıldığını öne sürerek davaya katılmıştır.
Mahkemece söz konusu müdahale talebinden sonra tarafların bu husustaki iddia ve savunmaları doğrultusunda deliller toplanmamış, önceki tarihli bozma ilamının gereği yerine getirilmeye çalışılmış ve verilen nihai karar da yalnızca ... ... (üst paragrafta adı geçen ve mirasçılarının karar düzeltme talepleri reddedilen) mirasçılarının müdahale talepleri hakkında değerlendirme yapılmış, muris ...'nın bir kısım mirasçılarından olan ... ve arkadaşları'nın taleplerinin ise ... ... mirasçılarından farklı olduğu gözden kaçırılmıştır.
Mahkemece dava konusu taşınmazlara uyduğu kabul edilen kök 1290 tarihli 137 nolu tapunun tedavülü Şubat 1966 tarihli 11 nolu tapu kaydının iktisap sebebinde; " işbu taşınmaz ile diğer 12 parça taşınmazın ... oğlu ...'e ait iken 1932 yılında ölümüyle mirasçı olarak kızı ... (...) ... ile oğlu ...'yı bıraktığı, adı geçenlerin iştirak halindeki hisselerini müşterek mülkiyete çevirerek ... (...) ...'ın 1/2 payını ... oğlu ... 'ya satışını talep ettiği, ...'nın da kendisine ait 1/2 payı oğulları ... ... ve ...'e sattığı, ancak ... ... ve ...'in yaşlarının küçük olması nedeniyle bu satışın anneleri ... 'nın bilvelaye alıcı sıfatıyla kabul ettiği belirtilerek 4 pay üzerinden 1/2 payı ... , 1/4 payı ..., 1/4 payı ... adına tescil " edildiği yazılmaktadır.
Satın alan ... ... ile ... 'nın nüfus kayıtlarına göre 1951 ve 1949 doğumlu oldukları satışın yapıldığı 1966 tarihi itibariyle 15 ve 17 yaşlarında olduğu, tapudaki payını devreden ...'nın bu üç çocuğu dışında yaşları çok daha büyük olan çok sayıda başkaca evlatlarının da bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacılar ... , ..., ... (bir kısmı ölmekle mirasçıları) vekilince tarafından eldeki hükmün diğer taraflarınca temyizi ve karar düzeltme taleplerine karşılık verilen cevap dilekçelerinde "02.03.1969 tarihinde vefat eden ... oğlu ... sağlığında hissesinin yarısını oğlu ... 'ya, diğer yarısını oğlu ...'ya annelerinin velayetiyle hibe ettiği, Lehine hibe edilenleri yaşı itibariyle ivazlı muamele yapamayacağı nedenle, yapılan temlik hibe suretiyle gerçekleştiği, ... oğlu ...'nın 02.03.1969 tarihinde vefatı ile geriye çocukları ... , ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ...'ı mirasççı bırakmış ise de, yapılan hibenin geçerli olduğu" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Bir başka deyişle; dava konusu taşınmazların tespitine esas alınan söz konusu tapu kayıtlarının iktisap sebebinde satış olarak gösterilmesine rağmen hibe niyetiyle yapıldığının belirtilmesi, yine iktisap sebebinde ayrıca 12 adet tapulu taşınmazında aynı şekilde davacılar adına intikal ettirildiğinin belirtilmesi karşısında, muris ...'nın diğer çocuklarına sağlığında tapuya dayalı yada zilyetliğin devri yoluyla taşınmaz verip vermediği, yada başkaca kazanım sağlayıp sağlamadığının araştırılmaksızın, müdahillerin "HMK 190 ncı ve TMK 6 ncı maddeleri gereğince, mirasbırakan tarafından yapılan temlikin muvazaalı olduğu ve mal kaçırma amacıyla yapıldığı iddiası hakkında toplanacak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet bulunmamaktadır.
Dairemiz bozma ilamında da açıklandığı üzere; aktarılan davanın konusunun feragat edilen taşınmazlar dışında kalan ve davacı tarafın dayandığı tapu kaydı kapsamında kalan taşınmazlar olması nedeniyle; bu yöndeki Dairemiz bozma ilamının gereği yerine getirildikten sonra; diğer bir anlatımla davacı taraf adına tespit yada tescil edilmesi gereken taşınmaz bölümlerinin tam ve doğru olarak belirlenmesinden sonra davacılardan ... ve ... 'ya murisleri ...'dan intikal eden 1/2 pay üzerinde müdahale talebinde bulunan asli müdahiller ... ve arkadaşları (... kızlarından ... ile ... ...'nin bir kısım mirasçıları)'nın bir haklarının bulunup bulunmadığı hususunda olumlu yada olumsuz bir karar verilmesi gerekir.
Hal böyle olunca; temyiz incelemesi sırasında asli müdahiller ... ve arkadaşları (... kızlarından ... ile ... ...'nin bir kısım mirasçıları) vekilinin temyiz itirazlarının da kabulü gerekirken sehven gözden kaçırıldığı bu kez yapılan karar düzeltme incelemesi ile anlaşılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Dairemizin 15.03.2023 tarihli ve 2022/3664 Esas, 2023/1499 Karar sayılı; dava konusu 74 ada 1, 2, 3, 4 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki onama kararı ile, fen bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen bölüm hakkındaki düzeltilerek onama kararının ve belirtilen nedenlerle bozulmasına karar verilen diğer taşınmazlar hakkındaki bozma ilamının asli müdahiller ... ve arkadaşları yönüyle ortadan kaldırılmasına ve tüm taşınmazların (bozulmasına karar verilen taşınmazlar hakkındaki bozma nedenlerine ilaveten) yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyenlere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
Davaya konu taşınmazda paydaş olan muris ...’in payını 1966 yılında çocukları olan davacılara devrettiği, davacıların 1973 yılında davalı Belediye Başkanlığına karşı el atmanın önlenmesi davası açtıkları, davacıların davalı Belediye Başkanlığına karşı açtıkları davanın bir kaç kez lehlerine sonuçlandığı, davalı Belediye Başkanlığı tarafından kararların temyizi üzerine Yargıtay ilgili dairelerince (Yargıtay 1; kapatılan 16 ve 17. Hukuk Daireleri) araştırmaya yönelik kararların bozulduğu, taşınmazı devreden muris ...’in tapuyu devrettikten üç yıl sonra 1969 yılında vefat ettiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1992 yılında kadastro çalışması başladığı, dava konusu taşınmazın davalı olması nedeniyle malik hanesinin boş bırakıldığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde kadastro çalışması başlaması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesine gönderildiği, yargılama sonunda davalı Hazinenin dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmaza uymadığının anlaşıldığı, davacıların 1973 yılından 1992 yılına kadar Belediye Başkanlığına karşı açmış olduğu davaların lehlerine sonuçlandığı, kadastro çalışmasının başlaması nedeniyle davalı konuma gelen Hazineye karşı ise 1992 den 2021 yılına kadar yürüttükleri davalarının lehlerine sonuçlandığı, 2021 yılında davanın bitme aşamasında asli müdahillerin muvazaa iddia ederek davaya dahil olmalarının samimi ve iyi niyetli olduklarından bahsedilemeyeceği, muris ...’in mirasçılardan mal kaçırma iradesiyle hareket ettiğinin asli müdahiller tarafından ispat edilemediği, davanın açıldığı 1973 yılından asli müdahillerin müdahil oldukları 2021 yılına kadar davacılar ile asli müdahiller arasında bir ihtilaf bulunmadığı, davacıların taşınmazı satın aldıkları 1966 tarihinden beri taşınmaza zilyet oldukları, davacılar lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’un 13/A maddesine göre, aksi taktirde aynı Kanun’un 13/B-b maddesindeki kazanma koşullarının oluştuğu, asli müdahillerin muris muvazaasına dayansalar bile bunun ispatının çok zor olacağı, davanın açıldığı tarihten takriben 52 yıl sonra karar düzeltme aşamasında muvazaa iddiasının ileri sürülmesine binaen muvazaanın olup olmayacağı hususlarının araştırılmasının doğru olmadığı, karar düzeltme talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 28.05.2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!