8. Hukuk Dairesi 2023/5032 E. , 2024/2391 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1660 E., 2023/411 K.
KARAR : Davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/58 E., 2021/128 K.
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin davanın niteliğinden dolayı reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Uygulama kadastrosu sırasında, Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davalıların murisi ... adına kayıtlı bulunan eski 3603 parsel sayılı 480,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 6643 ada 3 parsel numarasıyla ve 525,50 metrekare yüzölçümlü olarak; davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 3602 parsel sayılı 680,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 6643 ada 4 parsel numarasıyla ve 686,45 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı, uygulama kadastrosu sonucunda adına kayıtlı 6643 ada 4 parsel sayılı taşınmaz ile davalılar adına kayıtlı 6643 ada 3 parsel sayılı taşınmazların yüz ölçümlerinin ve sınırlarının yanlış tespit edildiğini ileri sürerek dava açmıştır.
Mahkemece, alınan hüküm kurmaya elverişli ve denetlenebilir teknik rapora göre yapılan uygulama kadastrosunda sınırların doğru tespit edildiği, herhangi bir sınırlandırma, ölçü ve hesap hatasının olmadığı, uygulama kadastrosundaki yüzölçüm farkının parsel sınırlarının değiştirilmesinden değil de tesis kadatsrosunda ölçü-tersimat ve alan hesaplama yöntemlerinin teknik yetersizliğinden kaynaklandığı, eldeki davanın uygulama kadastrosuna itiraz davası olduğu, bu tür davaların uygulama kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik davalar olduğu, alınan teknik raporlara göre de uygulama kadastrosunun yöntemine uygun bir şekilde yapıldığının anlaşıldığı, her ne kadar davacı tarafça taraflar arasında daha önce Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/490 esas sayılı dosyasında görülen el atmanın önlenmesi davasının bulunduğu ve bu davanın husumetten reddine karar verilmiş ise de bu dosyada alınan teknik rapora göre davalılara ait parseldeki yapının davacının parseline tecavüzlü olduğunun tespit edildiği ve uygulama kadastrosu sırasında bu dosyanın gözetilmediği belirtilmiş ise de Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 2014/9720-2014/8156 sayılı kararında anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki daha önce görülüp sonuçlanan çapa dayalı el atmanın önlenmesi davasının uygulama kadastrosu çalışmalarında kesin hüküm teşkil etmeyeceği kabul edildiğinde davacının bu yöndeki talebinin de yerinde görülmediği gerekçeleri ile, dava konusu Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 6643 ada 3 parsel (eski 3603) ile 6643 ada 4 parsel (eski 3602) sayılı taşınmazlara ilişkin uygulama kadastrosuna itiraz davasının reddi ile taşınmazların uygulama kadastro tutanağına göre tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ:Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz edenden alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!