WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/5030 E.  ,  2024/1954 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

Kullanım kadastrosu sırasında,.... Mahallesi çalışma alanında bulunan temyize konu 123 ada 55, 84, 193 ada 2 ve 194 ada 6 parsel sayılı sırasıyla 1.510.25 , 5.163.96 , 5.752,17 ve 2.440,48 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldıkları ve 123 ada 55 parselin 1993, 123 ada 84 parselin 1999, 193 ada 2 parselin 1995, 194 ada 6 parselin 1998 yılından beri ...'ın kullanımında bulunduğu, 123 ada 55 ve 84 parseller üzerindeki fındık ağaçlarının da ... tarafından dikildiği" şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.

Davacı ... dava dilekçesinde; Kocaeli ili Kandıra ilçesi Balaban Mahallesi 123 ada 55, 84, 193 ada 2 ve 194 ada 6 parsel sayılı taşınmazların murisi ...'tan intikal ettiğini ileri sürerek, taşınmazların beyanlar hanesine 1/4 hissesi bulunduğunun şerh verilmesini talep etmiştir. açmıştır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " Dava konusu taşınmazların davacı murisi...' den kaldığının hem keşifte alınan beyanlarla hem de tarafların da bu durumu kabul etmeleri ile sabit olduğu, her ne kadar davalı terekeye karşı 3. kişi durumunda ise de taşınmazın terekeye ait olduğunun ispatlanması durumunda tüm mirasçılar adına tespit yapılması gerektiği, mirasçılardan ...'in de hak talep ettiğini beyan ettiği, mirasçılardan ...'nin ise taşınmazlar üzerindeki haklarını davalı ...'a verdiklerini beyan etmeleri nedeniyle taşınmazlardaki Mukadder ve Saniye'nin payının davalı ... üzerinde bırakılması gerektiği, 123 ada 84 ve 123 ada 55 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki fındıkların davalı ... tarafından dikildiği " gerekçesiyle davanın kabulüne, temyize konu 123 ada 55, 84, 193 ada 1 ve 194 ada 6 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının iptali ile taşınmazların beyanlar hanesine; " 6831 Sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldıkları ve taşınmazların 1993 yılından beri tarla olarak 1/4 hissesinin ..., 1/4 hissesinin..., 2/4 hissesinin ... tarafından kullanıldıkları, " şerh düşülerek taşınmazların Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, " İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı " gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazların davacının murisi ...'tan intikal ettiği, davalı, terekeye karşı üçüncü kişi durumunda olsa da, taşınmazın terekeye ait olduğunun ispatlanması durumunda tüm mirasçılar adına tespit yapılması gerektiği kabul edilerek ... mirasçılarından ....'nin miras payları beyanları doğrultusunda davalı ... üzerinde bırakılmak suretiyle davanın kabulü ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ise de, verilen karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır.
Şöyle ki; davalı ..., davacının murisi ...'un terekesine göre üçüncü kişi durumundadır. Davacı ..., çekişmeli taşınmazların murisi ...'tan intikal ettiğini belirterek, miras payının beyanlar hanesine şerh verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Elbirliği mülkiyetinde, mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp, hakları terekenin tamamını kapsar. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 702 nci maddesine göre topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oybirliğiyle karar vermeleri zorunludur. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 29/2 nci fıkrasına göre; kadastro davalarında bir mirasçının diğerlerinin muvafakatı olmadan dava açması ve yalnız başına davaya devam etmesi mümkündür. Dolayısıyla, kadastro davalarında bir mirasçı tereke adına dava açabilir ve davaya devam edebilir. Ne var ki; somut olayda davacı, terekeye karşı üçüncü kişi durumunda olan davalı ...'a karşı tereke adına değil, miras payına yönelik olarak dava açmış ve yargılama sırasında da davanın terekeye döndürülmesine yönelik bir talepte bulunmamıştır. Mirasçıların birbirlerine karşı miras paylarının adlarına tescilini talep etmeleri mümkün ise de, elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp, hakları terekenin tamamını kapsadığından ve 4721 sayılı Kanun' un 702. maddesi uyarınca topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların birlikte hareket etmeleri zorunlu bulunduğundan, bir mirasçının ya da mirasçıların bir bölümünün, terekeye göre üçüncü kişi konumundaki şahıslara karşı miras paylarının adlarına tescili istemiyle dava açmaları usulen mümkün değildir. Bu şekilde, mirasçılardan biri ya da bir bölümü tarafından kendi payları hakkında üçüncü kişilere karşı açılan dava, terekenin bütününü ve diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından, aktif dava ehliyetindeki bu eksikliğini sonradan diğer mirasçıların muvafakatinin sağlanması ya da terekeye temsilci atanması suretiyle giderilmesi de mümkün bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.