8. Hukuk Dairesi 2023/5011 E. , 2024/2749 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/339 E., 2021/249 K.
KARAR : Davanın Kısmen Kabulü
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz (şerh istemli) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından ve duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davanın niteliği gereği duruşma isteğinin reddine ve temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sonucunda, İstanbul ili Sultanbeyli ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 272 ada 12 parsel sayılı 1.316,49 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, " 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve bahçe vasfındaki taşınmaz ile üzerindeki deponun 10 yıldan beri ... kullanımında olduğu " şerhi yazılarak, bahçe vasfında Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde; İstanbul ili Sultanbeyli ilçesi ... Mahallesi 272 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 1.008,00 metrekare yüz ölçümündeki kısmının kullanım hakkını 26.08.1992 tarihinde davalı ile birlikte müştereken 1/2 payları oranında satın aldıklarını ve kendisine isabet eden kısma yönelik emlak vergilerinin düzenli olarak ödendiğini ileri sürerek, iddiasına konu kısmın 1/2 payının adına tescilini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı ile birlikte satın aldıkları yerin dava konusu yerle ilgisi bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince verilen, davacının tescile yönelik davasının reddine, çekişmeli 272 ada 12 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki, "....bahçe üzerindeki binanın 10 yıldan beri ... oğlu ...'in fiili kullanımındadır...” şerhinin iptaline, beyanlar hanesine "...taşınmazın 1/3 hissesinin davacının, 2/3 hissesinin de davalının tasarruf ve zilyetliğindedir...” şerhinin yazılmasına ilişkin önceki hüküm, davalı ... vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 10.04.2018 tarihli ve 2016/6312 Esas, 2018/2506 Karar sayılı ilamıyla; ".. .eldeki dava mülkiyeti Hazine’ye ait olan taşınmaz üzerinde zilyet olunduğunun beyanlar hanesine şerh verilmesi istemi ile açıldığına göre, Hazine’nin de yasal hasım olarak davada yer almasının zorunlu olduğu açıklanarak İlk Derece Mahkemesince taşınmazın maliki olan Hazine'nin davaya dahil ettirilerek taraf koşulu sağlanmak suretiyle tarafların iddia ve savunmalarının belirlenmesi, bundan sonra davanın esasına girilerek araştırma ve inceleme yapılması gerekirken, taraf koşulu sağlanmadan davanın esasına girilerek hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu " gerekçesiyle bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, "... çekişmeli taşınmaz Hazine adına orman dışına çıkartılarak Hazine adına tespit edildiğinden tescile ilişkin talebin dinlenme olanağının bulunmadığı, kullanıcı şerhine yönelik istem yönüyle ise Sultanbeyli Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğünce, çekişmeli 272 ada 12 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yere ilişkin olarak gönderilen tespit formunun dava konusu 272 ada 12 parsel sayılı taşınmaz ile bu taşınmaza komşu 272 ada 11 parsel sayılı taşınmazları kapsadığı, tespit formuna göre davacının 1/3, davalının ise 2/3 oranında pay sahibi olduklarının anlaşıldığı ..." gerekçesiyle, davacının tescile yönelik davasının reddine, çekişmeli 272 ada 12 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki, "... bahçe üzerindeki bina 10 yıldan beri Şamil oğlu ...'in fiili kullanımındadır...” şerhinin iptaline, beyanlar hanesine "... taşınmazın 1/3 hissesi davacının, 2/3 hissesi de davalının tasarruf ve zilyetliğindedir...” şerhinin yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili, davalı ... vekili ve dahili davalı ... vekili
tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davalı ... ... vekili ile dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-4 üncü maddesi ile 6831 sayılı Kanun'un 20.06.1973 tarihli kanunla değişik 2 nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanun'un 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edileceği hükme bağlanmıştır. Bu maddenin amacı kadastro sırasında taşınmazın fiili kullanıcısının tespit edilmesidir. Diğer bir anlatımla, kullanım kadastrosu sırasında beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilebilecek kişiler, kadastro tespiti sırasında taşınmazı fiilen zilyet olarak kullanan kişilerdir.
Somut olayda; davacının dayandığı Sultanbeyli Belediyesi Harita Müdürlüğünün tespit formu içeriğinde bulunan koordinatlı krokinin, teknik bilirkişi raporuna göre, çekişmeli taşınmaz ile bu taşınmaza komşu olup, beyanlar hanesinde davacı yararına şerh verildikten sonra 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunu (6292 sayılı Kanun) uyarınca davacıya satılan 593,70 miktarındaki komşu 272 ada 11 parsel sayılı taşınmazı kapsadığı ve sözü edilen parsel miktarlarının tarafların tespit tutanağı içeriğinde nispetleri belirtilen payları ile de uyumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer yandan, yukarıda da belirtildiği üzere kullanım kadastrosunun amacı tespit günü itibari ile taşınmazların kimin fiili kullanımında olduğunun belirlenmesine yönelik olup, dosya kapsamında alınan beyanlara göre, tespit günü itibari ile taşınmazda davacı yanın fiili bir kullanımının bulunduğu da ortaya konulamamıştır. Bu haliyle, davanın ispatlandığından söz edilemez.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, açıklanan gerekçelerle davanın reddine ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken, delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, bu nedenle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE;
Davalı ... ... vekili ile dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ... ... ' e iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!