WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/497 E.  ,  2024/4430 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, Orman İdaresine yönelik davanın husumet yokluğundan, diğer davalılara yönelik davanın esastan reddine karar verilmiş olup, hükmün davalı birleşen davanın davacısı ... ve arkadaşları vekili tarafından duruşma istemli olarak, davacı ... ile asli müdahil ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davanın niteliği itibariyle duruşma isteminin reddine ve temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında, Antalya ili Kaş ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 326 ada 2, 338 ada 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21 ve 22 parsel sayılı sırasıyla 4.084,13 , 1.019,95 , 979,41 , 316,26 , 3.216,98 , 1.136,66 , 1.631,16 , 788,76 , 533,86 , 148,88 , 55,33 ve 1.463,86 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldıkları, 326 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1990 yılından beri ...'ın, 338 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 1990 yılından beri ...'ın, 338 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 1990 yılından beri ...'ın, 338 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 1990 yılından beri ...'ın, 338 ada 15 parsel sayılı taşınmazın 1990 yılından beri ...'ın, 338 ada 16 ve 18 parsel sayılı taşınmazların 1990 yılından beri ...'ün, 338 ada 17 parsel sayılı taşınmazın 1990 yılından beri ...'in, 338 ada 19 parsel sayılı taşınmazın 1990 yılından beri ...'nun, 338 ada 20 parsel sayılı taşınmazın 1990 yılından beri ...'nın, 338 ada 21 parsel sayılı taşınmazın 1990 yılından beri ...'ün ve 338 ada 22 parsel sayılı taşınmazın ise 1990 yılından beri ...'ın fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların müşterek murisleri ... ... ve ... ...'ın, ölümleri ile de mirasçılarının fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazların kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine murisleri ... ... ve ... ...'ın mirasçıları adına kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.
Davacılar ..., ... , ... ve ... vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 338 ada 15, 16, 17, 18, 19, 20 ve 21 parsel sayılı taşınmazların müvekkillerinin miras bırakanı ...'ın, ölümü ile de müvekkillerinin fiili kullanımlarında bulunduğunu ileri sürerek, dava açmıştır.
Asli müdahil ... ve arkadaşları vekili müdahale dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların müvekkillerinin müşterek murisleri ... ... ve ... ...'ın, ölümleri ile de müvekkillerinin fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, davaya katılmıştır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, kesinleşmiş orman tahdidi içinde kalan yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağını, davacının dayandığı senetlerin hukuki geçerliliğinin bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu 326 ada 2 parsel sayılı taşınmazın öncesinde babası ... ...'ın fiili kullanımında iken 16.02.1981 tarihli senet ile kendisine hibe ettiğini ve o tarihten beri kendi fiili kullanımında bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu 338 ada 17 parsel sayılı taşınmazın eşi...'e babasından intikal ettiğini ve taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu 338 ada 19 nolu parsel sayılı taşınmazı ...'dan 03.05.2005 tarihli harici satış senedi ile satın aldığını ve satın aldığı tarihten beri kendi fiili kullanımında bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu 338 ada 21 parsel sayılı taşınmazın dedesi Mustafa İncegül'ün malı iken onun ölümü ile babası ...'e intikal ettiğini, kadastro tespiti sırasında ise babasının muvafakatı ile adına tespit gördüğünü, davacılarla akrabalık bağının bulunmadığını ve aralarında herhangi bir satışın da söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ...; davacıların iddialarının yersiz olduğunu, ..., ..., ve ... adına yazılan taşınmazların babası ... ait olduğunu, bu yerlerde kendisinin de miras hakkının bulunduğunu ve miras hakkının kendisine verilmesi gerektiğini, kendisine ait 2/B taşınmazını 1948 yılında imar ettiğini, içerisine ev yaptığını ve taşınmazın davacılarla ilgisinin bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine dair verilen karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemeyeceği, taşınmazlar başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazların tespit günü itibariyle fiilen kim veya kimler tarafından, ne zamandan beri, ne şekilde kullanıldığı konusunda maddi olaylara dayalı bilgi alınması, beyanlar arasında aykırılık bulunması halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılarak çelişkinin giderilmeye çalışılması, fen bilirkişisine keşfi izlemeye elverişli harita düzenlettirilmesi, daha sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi " gereğine
değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "dava konusu 326 ada 2 parsel sayılı taşınmaz dışındaki taşınmazların davacılar ve davalılar tarafından kullanılmadığı, bir kısım tanıklar tarafından kullanımlarının bulunduğu belirtilmiş ise de mahalli bilirkişiler ve bir kısım davalılar, taşınmazların uzun süre özellikle tespitten evvel kimsenin kullanımında olmadığı, davaya konu ihtilafların tespitten sonraki aşamada başladığını beyan etmişler ve mahkeme gözleminde de taşınmazlar üzerinde kullanımın olmadığının gözlenmesinin bu hususu desteklediği; 326 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından kullanıldığı" gerekçesiyle Orman İdaresine yönelik davanın husumet yokluğundan, diğer davalılara yönelik davanın esastan reddine, çekişmeli 326 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kullanım kadastrosu tespiti gibi tapuya tesciline; 338 ada 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21 ve 22 parsel sayılı taşınmazların beyanlar hanesinde belirtilen (2) numaralı bentlerdeki kullanıcı tespiti kısımlarının ayrı ayrı iptaline, (1) numaralı kısımda bulunan taşınmazların orman sınırları dışına 2/B vasfıyla çıkarılmalarına ilişkin şerhlerinin ve malik kısmının korunarak tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalı birleşen davanın davacısı ... ve arkadaşları vekili, davacı ... ile asli müdahil ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup, davacı ... ile asli müdahil ... ... ve arkadaşları vekilinin çekişmeli 326 ada 2, 338 ada 15, 16, 17, 18, 20 ve 21 parsel sayılı taşınmazlar ile davalı birleşen davanın davacısı ... ve arkadaşları vekilinin çekişmeli 338 ada 15, 16, 17, 18, 20 ve 21 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. a) Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup, davacı ... ile asli müdahil ... ... ve arkadaşları vekilinin çekişmeli 338 ada 12, 13, 14, 19 ve 22 parsel sayılı taşınmazlar ile davalı birleşen davanın davacısı ... ve arkadaşları vekilinin çekişmeli 338 ada 19 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b) Ancak, davalı-birleşen davanın davacısı ... ve arkadaşları vekilinin çekişmeli 338 ada 12, 13, 14 ve 22 parsel sayılı taşınmazlar ile davalı ...'nun çekişmeli 338 ada 19 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince bu taşınmazlar hakkında açılan davanın reddine karar verildiği halde, bu taşınmazlar hakkında hüküm yerinde taşınmazların kullanım kadastrosu tespitleri gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile "taşınmazların beyanlar hanesinde belirtilen 2 numaralı bentlerdeki kullanıcı tespiti kısımlarının iptaline" şeklinde hüküm kurulması isabetsiz ve bozma nedeni ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... ile asli müdahil ... ... ve arkadaşları vekilinin çekişmeli 326 ada 2, 338 ada 15, 16, 17, 18, 20 ve 21 parsel sayılı taşınmazlar ile davalı birleşen davanın davacısı ... ve arkadaşları vekilinin çekişmeli 338 ada 15, 16, 17, 18, 20 ve 21 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazlar hakkındaki hükmün ONANMASINA;
(2.a) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı ... ile asli müdahil ... ve arkadaşları vekilinin çekişmeli 338 ada 12, 13, 14, 19 ve 22 parsel sayılı taşınmazlar ile davalı birleşen davanın davacısı ... ve arkadaşları vekilinin çekişmeli 338 ada 19 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2.b) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı-birleşen davanın davacısı ... ve arkadaşları vekilinin çekişmeli 338 ada 12, 13, 14 ve 22 parsel sayılı taşınmazlar ile davalı ...'nun çekişmeli 338 ada 19 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının (5) numaralı bendinde yer alan, çekişmeli 338 ada 12, 13, 14, 19 ve 22 parsel sayılı taşınmazların hüküm yerinden çıkarılarak, hükmün (12.) bendinden sonra gelmek üzere (13.) bent altında "çekişmeli 338 ada 12, 13, 14, 19 ve 22 parsel sayılı taşınmazların kullanım kadastrosu tespitleri gibi tapuya kayıt ve tescillerine" ibaresinin eklenmesine, hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacı ... ile asli müdahil ... ... ve arkadaşlarından alınmasına,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden ... ve arkadaşları ile ... ve arkadaşlarına ayrı ayrı iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.