8. Hukuk Dairesi 2023/4904 E. , 2024/2675 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1930 E., 2023/836 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılıp yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/227 E., 2022/382 K.
Taraflar arasındaki tapu iptal tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak kaldırılıp yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
22.03.2007 tarihinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 4 üncü maddesine göre yapılan kadastro tespiti sırasında dava konusu Trabzon ili ...ilçesi ... Mahallesi 101 ada 1 parsel sayılı 180.267,19 m2 yüz ölçümündeki taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, yapılan itiraz üzerine Kadastro Komisyonu'nun 05.12.2007 tarihli kararıyla çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, çekişmeli taşınmazın kadastro sırasında belirlenen sınırları içerisinde kalan ve ekli krokide kırmızı renkle taralı olarak gösterilen bölümün kültür arazisi olarak orman parselinin dışına çıkartılmasına, geri kalan bölümün ise orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği, askı ilan süresi içerisinde dava açıldığı gerekçesiyle tutanağın kesinleştirilmeyerek kadastro mahkemesine gönderildiği, ...Kadastro Mahkemesinin 08.05.2015 tarihli ve 2008/451 Esas, 2015/56 Karar sayılı kesinleşmiş kararıyla 101 ada 1 parselin davalı olmadığı gerekçesiyle kadastro tutanağının olağan yollarla kesinleştirilmek üzere ...Kadastro Müdürlüğüne gönderildiği, kadastro tespitinin 19.02.2008 tarihi itibariyle kesinleştirilerek taşınmazın 26.06.2020 tarihinde tapuya tescil edildiği, taşınmazın halen orman vasfıyla ve 162.605,74 m2 yüzölçümlü olarak tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Trabzon ili ...ilçesi ... Mahallesi 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro sonucunda orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, çekişmeli taşınmazın kadimden beri tarım arazisi olarak öncesinde davacının murisi, sonrasında ise davacı tarafından kullanıldığını, tapu kayıtlarının bulunduğunu, kadastro işleminin usulüne uygun şekilde ilan edilmediğini, davacı hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 93/1 inci maddesine muhalefet etme suçundan suç duyurusunda bulunulduğunu ve davacının mevcut durumdan bu dosyaya sunulan bilirkişi raporuyla haberdar olduğunu beyanla; dava konusu 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti ve tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı ... vekili cevap dilekçesinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; "Dava konusu 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ...Kadastro Mahkemesinin 2018/33 Esas sayılı dosyasında davalı olduğu, kesinleşmemiş tutanaklarla ilgili yargılama yapma yetkisinin kadastro mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle, Mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın ...Kadastro Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; "...Kadastro Mahkemesinin 2008/451 Esas, 2015/56 Karar sayılı kararı değerlendirildiğinde, çekişmeli 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro mahkemesi dosyasında davalı olmadığı, bu nedenle de kadastro tutanağının olağan yolla kesinleştirilmek üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine karar verildiği ve kararın bu parsel yönünden kesinleştiği, askı ilan süresi geçtikten sonra açılan eldeki tapu iptali ve tescil davasında asliye hukuk mahkemesi görevli olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma sebep ve şekline göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "Davacı tarafından dayanılan eski tapu kayıtlarının bilirkişi marifetiyle dava konusu bölüme uygulanmış olup, dava konusu taşınmazı kapsamadığı, zilyetlik araştırması yönünden hava fotoğrafları incelenmiş olup dava konusu taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun olarak herhangi bir işlemeli zirai aktivitenin söz konusu olmadığı, tespit tarihine en yakın tarihli hava fotoğrafları olan 2002 ve 1982 tarihli hava fotoğraflarında yapılan inceleme de ekonomik amaca uygun zirai bir aktivitenin olmadığı ve davacı lehine zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının oluşmadığı sabit olmakla davanın reddine" karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; "...Kadastro Mahkemesinin 08.05.2015 tarihli ve 2008/451 Esas, 2015/56 Karar sayılı kesinleşmiş kararıyla 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın dava konusu olmadığı gerekçesiyle kadastro tutanağının olağan yollarla kesinleştirilmek üzere ...Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine karar verildiği, kadastro tespitinin askı ilan süresinin son günü olan 18.02.2008 tarihi itibariyle kesinleşmesi üzerine taşınmazın 26.06.2020 tarihinde tapuya tescil edildiği eldeki davanın açıldığı 13.05.2019 tarihleri arasında on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırılan hükmün yerine geçmek üzere davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine" dair yeniden hüküm tesis edilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 157,75 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!