8. Hukuk Dairesi 2023/49 E. , 2024/3713 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/431 E., 2022/242 K.
KARAR : Davacı ...' in davasının kabulüne, davacı ...' un davasının reddine
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen, davacı ...'in davasının kabulüne, davacı ...'in davasının reddine dair karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı ...'in davasının kabulüne, davacı ...' un davasının reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkeme kararı, davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Korkuteli ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 249 ada 14 parsel sayılı 5.004,25 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesiyle; Korkuteli ilçesi ... Köyü 249 ada 14 parsel sayılı taşınmaz babasına aitken altın bedeli olarak 2004'te kendisine devrettiğini ve halen zilyet olduğunu ileri sürerek, taşınmazın adına tescil istemiyle; davacı ... ise, Korkuteli ilçesi ... Köyü 249 ada 14 parsel sayılı taşınmazın babası ...'e aitken mirasçılarına intikal ettiğini ve halen zilyet olduklarını ileri sürerek, taşınmazın ... mirasçıları adına tescili istemiyle ayrı ayrı davası açmışlardır.
Dava dosyalarının birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sırasında muris ... mirasçıları davaya dahil edilmiş ve davacı ... ve ... ayrı ayrı, davaya konu ettikleri taşınmazın 249 ada 14 parsel sayılı taşınmaz olduğunu beyan etmişler ve mahkemece ıslah tarihi itibariyle kadastro tutanağının kesinleştiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosya sulh hukuk mahkemesine gönderilmiştir.
Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davacı ...'in açtığı davanın reddine, davacı ...'un açtığı davanın kabulüne, çekişmeli 249 ada 14 parselin ... adına olan tapusunun iptali ile davacı ... adına tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2015/5436 Esas ve 2016/5028 Karar sayılı ilamıyla; " davacıların, davayı doğru hasma tespit maliki olan ...'e yönelttikleri ve askı ilan süresi içinde de dava açmış oldukları, kadastro Mahkemesinin görev ve yetkisi, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlayıp taşınmaza ait tutanağın hukukça kabul edilen usule olarak kesinleştiği güne kadar devam edeceği ve görev hususunun yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmesi gerektiği açıklanarak, dava tarihinde kesinleşmiş bir kadastro tespiti bulunmadığından mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesine aktarılması gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu " gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş ve bozma sonrası dava dosyası, görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine gönderilmiştir.
Kadastro Mahkemesince, yapılan yargılama neticesinde; " ... tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu Korkuteli ilçesi Kayabaş Köyü 249 ada 14 nolu parselin kayıtlarında tarla vasfında olduğu, 5004,25 m2 yüzölçüme sahip olduğu, kadastro tespiti sırasında ... kızı ... adına yazılmış ise de söz konusu taşınmaz malın çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğinin belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edileceğinden, davacılar ve davalı tarafların tanık beyanlarının çelişkili olduğunun görüldüğü, dinlenilen kadastro bilirkişilerinin beyanlarının davacı ...'un beyanlarını destekler nitelikte olduğu, ...'un tanıklarının ve bir kısım ... tanığının görgüye dayalı somut beyanlarına göre zilyetliğin ...'da olduğunu bildirdikleri, karşı taraf tanıklarının somut olaya dayalı olmayıp geçmiş zamana ilişkin soyut bilgiler öne sürmekle beyanlarına itibar edilemeyeceği, bu haliyle ...' un zilyetlik olgusunu ispatladığı, diğer davacı ve davalıların zilyetliklerini usulüne şekilde ispatlayamadıkları " gerekçesiyle, davacı ...'un davasının kabulüne, diğer davacıların davasının reddi ile dava konusu 249 ada 14 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının iptali ile tarla vasfı ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; davacı ...' in temyiz itirazı üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi 2018/5879 Esas ve 2021/2938 Karar sayılı ilamıyla " Mahkemece, çekişmeli taşınmazın asıl davanın davacısı ...’un zilyetliğinde bulunduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm vermeye yeterli bulunmadığı, şöyle ki, asıl davanın davacısı olan ...' un taşınmazın babası ... ’dan geldiğini ve babasının taşınmazı kendisine 2004 yılında bağışladığını ileri sürerek, taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmış olduğu, yargılama sırasında birleşen davanın davacısı ..., çekişmeli taşınmazın murisi ...’ ten kaldığını ve murisin terekesinin taksim edilmediğini ileri sürdüğü, davalı ... ise, taşınmazın eşi ... ’ in annesi ...’den miras yoluyla intikal ettiğini savunduğu, şu halde taraflar arasındaki uyuşmazlığın, dava konusu taşınmazın muris ...’ten mi yoksa ... ’dan mı intikal ettiği noktasında toplanmakta olduğu, ne var ki mahkemece, bu hususun yeterince açıklığa kavuşturulmadığı, mahallinde yapılan keşifte beyanına başvurulan mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeden, soyut içerikli ve çelişkili beyanların hükme esas alınmış olduğu açıklanarak, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin isabetsiliğine " değinilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; "İcra edilen keşifte alınan beyanlarda. dava konusu taşınmazın 50 yıl evvelinde ... tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığının belirtildiği, taşınmazın ...'den ... 'a nasıl geçtiği hususunda detaylı beyan veren yerel bilirkişi ...'un beyanında, ...'nin vefatından(2000) sonra çocukları dava konusu taşınmazın bulunduğu mahallede oturmadıkları için ...'in (vefat-2004) taşınmazı ektiğini ifade ettiği, nüfus kayıt örneklerinin incelenmesinde ...'in, ...' in oğlu olan ... 'in oğlu olduğunun, ...'un ...'in evlatlığı ...' in kızı ... ile evli olduğunun anlaşıldığı ve ...'in dava konusu taşınmazı ... 'un ekmesine izin verdiği ve ... 'un da taşınmazı 15 - 20 yıldır ektiğinin ortak beyanlardan anlaşılmış olduğu, keşifte dinlenilen yerel bilirkişiler, tespit bilirkişi ve davacı ... tanıklarının beyanlarından, taşınmazın evvelinin ...'e dayandığı hususunun sübut bulduğu, davalı ...'in ise dava konusu taşınmazı kullanmadığının beyan edilmiş olduğu, davacı ... tanıkları, dava konusu taşınmazı 15 - 20 yıldır ... tarafından ekildiğini beyan etmiş iseler de kadastro çalışmaları 2007 yılında yapılmış olması sebebiyle 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığının anlaşılmış olduğu, tüm dosya kapsamında dava konusu 249 ada 14 parsel sayılı taşınmazın davacı ...'in babası ... tarafından ekildiği, ...'in 20 yıllık zilyetlik süresinin tamamlandığı göz önünde bulundurularak ...'in davasının sübut bulduğu, ...'un davasının ise yukarıda açıklanan sebepler göz önünde bulundurularak, dava konusu taşınmazın ... tarafından vefat ettiği tarih olan 2000 yılı itibariyle zilyetlik süresi dolduğundan davasının sübut bulmadığı, dava konusu taşınmazın babası ... tarafından ...'in vefatından sonra dava konusu taşınmazda tarım yaptığı ve yeterli zilyetlik süresinin dolmadığı, davalı ...'in dava konusu taşınmazda herhangi bir zilyetliğinin bulunmadığı " gerekçesiyle, davacı ...'in davasının kabulüne, davacı ...'un davasının reddine, dava konusu 249 ada 14 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın ... mirasçıları adına tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, ilk derece mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna olup davacı ...'un temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
İlk Derece Mahkeme kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!