8. Hukuk Dairesi 2023/4895 E. , 2024/2294 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/210 E., 2021/38 K.
KARAR : Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro önceki sebebe dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Mevkiinde bulunan 157 ada 534 parsel 2006 yılında yapılan kadastro çalışmasında Köy Tüzel Kişiliğinin 20 yıldır kullanımda olduğu gerekçesiyle 50.450,90 m2 ve tarla vasfıyla Köy Tüzel Kişiliği adına 28.06.2006 tarihinde tespit edilmiş, kadastro tespiti 08.08.2006-07.09.2006 tarihleri arasında ilan edilmiş, tespit itirazsız kesinleşmiştir.
2. Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazı önceleri babasının, ondan önce de diğer aile büyüklerinin kullandığını, daha sonra bu taşınmazı babasından köy satış senedi ile satın aldığını, kendisinin kullandığını, kadastro çalışmaları sırasında bu yerin davalı köy tüzel kişiliği adına tescil edildiğini belirterek dava konusu ... ... Köyü 157 ada 534 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile kendi adına tescil edilmesine karar verilmesini istemiştir.
3. Birleşen dosya davacısı ... tarafından ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/204 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan davada, 18.03.2015 tarihli ve 2015/221 Karar sayılı ilam ile; davanın ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/204 Esas sayılı dosyası üzerinde birleştirilmesine karar verilmiştir.
4. Birleşen dosya davacısı ... dava dilekçesinde; ... ... Mahallesi ... Mevkiinde kain ve yaklaşık 2.000 m2 yüzölçümlü taşınmazın kendisine muris ve onlara da kök murislerinden intikalen kaldığını, söz konusu taşınmazın yapılan kadastro çalışmaları sırasında 157 ada 534 parsel numarasını alarak köy tüzel kişiliği adına kayıt ve tescil edildiğini, 2014 yılında Büyükşehir Kanunu'nun yürürlüğe girmesi ile de söz konusu taşınmazın Belediye adına intikal ettiğini, söz konusu taşınmaz içinde kendisine ait ev, müştemilat, su kaynağı ve elma bahçesinin bulunduğunu, imar ve ihyasının kendisi ve murisleri tarafından yapıldığını beyan ederek söz konusu taşınmazın Belediye adına olan tapu kaydının iptali ile kendi adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde;dava konusu taşınmazın Köy Tüzel Kişiliğine ait iken 05.12.2014 tarihli ve 306 sayılı Meclis Kararı ile 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) kapsamında oluşturulan Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonunca ... Belediyesine devredildiğini, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 6360 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesiyle birlikte ... Köyünün Tüzel Kişiliğini yitirdiğini ve mahalle olarak ... Belediyesine katıldığını, 157 ada 534 parselde kayıtlı taşınmaz, 6360 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi 1. bendi ile kurulan Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu'nun kararı ile öncelikle müvekkili Belediye ve davalı ... Belediyesine 1/2 hisseli olarak devredildiğini, daha sonra taşınmazın Muğla Büyükşehir Belediye Meclisinin 09.12.2014 tarihli ve 214 sayılı kararıyla 26.10.2015 tarihli ve 16432 yevmiye numarası ile ... adına tescil edildiğini, dava konusu 157 ada 534 parsel sayılı taşınmazın 26.10.2015 tarihinden beri davalı ... adına tapuda kayıtlı olduğunu, davanın Muğla Büyükşehir Belediyesi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıldan fazla süre geçmiş olması halinde, açılan davanın esasa girilmeden süre nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın 6360 sayılı Kanun öncesi mülga Köy Tüzel Kişiliğine ait olması ve kamunun kullanımında olması nedeniyle köy senedi ile satışı ya da 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü madde hükmüne göre olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı süresince zilyedlik suretiyle iktisabının mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/204 Esas, 2016/115 Karar sayılı ilamı ile; asıl davanın kısmen kabulü ile, dava konusu olan Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Mevkiinde bulunan 157 ada 534 parseldeki taşınmazın fen bilirkişisi ... , ziraat bilirkişisi ... ve inşaat bilirkişisi ...'ın 28.11.2015 havale tarihli bilirkişi raporu ve ekinde bulunan krokide 1 numara ile gösterilen ve tamamı 3.048,72 m2 olan, üzerinde tek katlı ev, bahçe, tuvalet, ağıl bulunan kısmının ifrazı ile bu kısmın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile aynı mevkide aynı ada numarasında son parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile, dava konusu olan Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Mevkiinde bulunan 157 ada 534 parseldeki taşınmazın fen bilirkişisi ... , ziraat bilirkişisi ... ve inşaat bilirkişisi ... 'ın 28.11.2015 havale tarihli bilirkişi raporu ve ekinde bulunan krokide 2 numara ile gösterilen ve tamamı 402,14 m2 olan, üzerinde kuru taş duvarla çevrili olan ve içerisinde meyve ağaçları olan bahçe bulunan kısmının ifrazı ile bu kısmın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile aynı mevkide aynı ada numarasında son parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.02.2020 tarihli ve 2016/16122 Esas, 2020/412 Karar sayılı kararıyla; dava tarihi itibariyle çekişmeli 157 ada 534 parsel sayılı taşınmazın ... ve ... adına hisseleri oranında tapuda kayıtlı olduğu, davanın yalnızca ... Belediye Başkanlığına husumet yöneltilmek suretiyle açıldığı, taşınmazın diğer paydaşı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığının taraf olarak davada yer almadığı, bu haliyle davada taraf teşkilinin sağlanmadığı, Mahkemece bu hususun göz ardı edilerek hüküm kurmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların keşif sırasında sınırları ve yüzölçümleri tespit edilen kısımlarının davacıların dedeleri, babaları tarafından imar ve ihya edilerek kullanılmaya başlandığı, bilirkişi raporuna ekli krokide (1) ve (2) olarak işaretli olarak gösterilen alanların davacılar tarafından uzun yıllar kullanıldığı, imar-ihya tarihinden kadastro tespit tarihi 28.06.2006 tarihine kadar zilyetlikle kazanım için gerekli sürenin geçtiği, 30.04.1983 tarihli köy karar defterinde davacılardan ...'ın çevirip kullandığı yerin köyün ortak malı olduğu gerekçesiyle şahsın burayı kullanmaktan men edilmesine karar verilmişse ve 18.09.1981 tarihli köy karar defterinde bahse konu yerin köyün ortak malı olduğu gerekçesiyle bu yerde sadece keçi ağıllarının bulunabileceği, bunun dışında kimsenin yer tecavüzünde bulunamayacağı belirtilmiş ise de bahse konu yerin devam eden süreçte ... Belediyesine bağlandığı ve ... Belediyesi tarafından bu yönde alınan bir kararın mevcut olmadığı, 4721 sayılı Kanun'un 713 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi gereğince taşınmazların ihdasen Hazine adına tescil tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin davacılar lehine gerçekleştiği gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulü ile, dava konusu olan Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Mevkiinde bulunan 157 ada 534 parseldeki taşınmazın Fen Bilirkişisi ... , Ziraat Bilirkişisi ... ve İnşaat Bilirkişisi ... 'ın 28.11.2015 havale tarihli bilirkişi raporu ve ekinde bulunan krokide 1 numara ile gösterilen ve tamamı 3.048,72 m2 olan, üzerinde tek katlı ev, bahçe, tuvalet, ağıl bulunan kısmının ifrazı ile bu kısmın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile aynı mevkide aynı ada numarasında son parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile, dava konusu olan Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Mevkiinde bulunan 157 ada 534 parseldeki taşınmazın Fen Bilirkişisi ... , Ziraat Bilirkişisi ... ve İnşaat Bilirkişisi ... 'ın 28.11.2015 havale tarihli bilirkişi raporu ve ekinde bulunan krokide 2 numara ile gösterilen ve tamamı 402,14 m2 olan, üzerinde kuru taş duvarla çevrili olan ve içerisinde meyve ağaçları olan bahçe bulunan kısmının ifrazı ile bu kısmın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile aynı mevkide aynı ada numarasında son parsel numarası verilmek suretiyle davacı ...'nin mirasçılarının 14833 yevmiye numaralı mirasçılık belgesi uyarınca hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili ve dahili davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili, usulüne uygun bilirkişi raporu alınmadığını, mahalli bilirkişilere yerin kullanımı ve zilyetliği konularında ve imar ihya konusunda yeterli açıklama yaptırılmadan karar oluşturulduğunu, dava konusu taşınmazın yayla olduğunu, köylülerin yaz aylarında hayvan otlatmak için kullandığı bir alan olduğunu ve mera olarak kullanıldığını, yaylak mera gibi alanların tescilinin mümkün olmadığını, muhtarlık kararlarında ve Kaymakamlık kararında ve zabıt tutanağında bu yerlerin köyün ortak malı olduğu ve yaz aylarında hayvan otlatmak için kullanılabileceğinin belirtildiğini, özellikle 18.09.1981 tarihli karar ile köy muhtarı ve azalarının almış olduğu karar ile bu bölgedeki arazinin Köy Tüzel Kişiliğine ait olduğu ve Köylünün yazları mera olarak kullanabileceğinin anlaşıldığını, bu nedenle de mera olarak kullanılan yerin tescil ile kazanılmasının mümkün olmadığını, taşınmaz Köy Tüzel Kişiliği adına kayıtlı bulunduğundan 6360 sayılı Büyükşehir Kanunu gereğince ... Belediyesine geçtiğini, kadimden beri Köy Tüzel Kişiliği tarafından kullanıldığını, dava konusu taşınmazda tescil şartlarının bulunmadığını ve imar-ihyanın gerçekleşmediğini, nizasız fasılasız bu yerin kullanılmadığını, yaz aylarında kullanım yapılan yerlerden olduğunu ve keşif icrası sırasında görüldüğü gibi uzun süreden beri kullanılmayan yerlerden olduğunu, içindeki taşınmazların eskimiş halde olduğunu ve kullanılmadığını, uzun süreden beri tarımsal faaliyet yapılmadığının açıkça belli olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü kararı verilmesinin hatalı olduğunu açıklayarak kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2. Dahili davalı ... vekili, dava konusu 157 ada 534 parsel sayılı taşınmazın 26.10.2015 tarihinden beri davalı ... adına tapuda kayıtlı olduğunu, dava konusu husumet itirazlarının dikkate alınmadığını, usul ve kanuna aykırı gerekçeli kararda müvekkili belediye aleyhine karar-ilam harcı ve yargılama giderine hükmedildiğini, taşınmazın 6360 sayılı Kanun öncesi mülga Köy Tüzel Kişiliğine ait olması ve kamunun kullanımında bulunması nedeniyle 4721 sayılı Kanun'un 713 üncü madde hükmüne göre olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı süresince zilyetlik suretiyle iktisabının mümkün olmamasına rağmen mahkemece aksi bir şekilde karar verilmesinin de usul ve Kanuna aykırı olduğunu açıklayarak, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi sebebe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Kanun'un 713 üncü maddesi, 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Mahkemece davaya konu Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Mevkiinde bulunan 157 ada 534 parsel sayılı taşınmaz içerisindeki davacıların zilyetlik iddiasında bulunduğu yerlerin 4721 sayılı Kanun'un 713 ve 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi koşullarının davacılar yararına gerçekleştiği gerekçesi ile davacılar adına tescillerine karar verilmiş ise de, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında dava konusu taşınmazın ... Yaylası olarak bilindiğinin beyan edildiği ve bu durumun da mahkemenin kabulünde olduğu, taşınmazın bulunduğu yerin herkesçe bilinen maruf ve meşhur “yayla” olduğu, öncesi yayla olan yerin sakinleri tarafından amacının dışında kullanılarak yazlık evler yapmak sureti ile yapılaşma ve yerleşmeye sebebiyet vermelerinin taşınmazın öncesinin kadim yayla olduğu gerçeğini ortadan kaldırmayacağı ve özel mülkiyete konu hale getirilmesinin doğru olmadığı gibi kazanmayı sağlayan zilyetlik yoluyla yaylanın kazanılamayacağı, taşınmazların öncesi itibarıyla zilyetlik yoluyla kazanmaya elverişli olmayan yayla niteliğinde olduğu gözetilerek davacıların davasının reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalı ... ve dahili davalı ... Başkanlığına ayrı ayrı iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!