WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAIRESI

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/4891 E.  ,  2023/5932 K.
"İçtihat Metni"

...
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/954 E., 2022/912 K.
...
...
...
KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2017/14 E., 2021/191 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan ... parsel ... 2.038.593,55 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiş, ... tarafından Kadastro Mahkemesinde açılan tespite itiraz davası sonucunda İlk Derece Mahkemesince bir kısım bölümünün adı geçen adına tesciline dair kararın Yargıtay denetiminden geçerek 28.08.2014 tarihinde kesinleşmesi neticesinde ...,... parsel ... taşınmaz aynı vasıfla 2.015.137,05 m2 yüzölçümlü olarak Hazine adına tapuya tescil edilmiş, bilahare 20.02.2013 tarihinde 20.319,56 m2 lik bölümü üzerine Petrol İşletmeleri Genel Müdürlüğü lehine müstakil ve daimi irtifak hakkı tesis edilmiş, il mera komisyonunun 16.11.2012 tarihli ve 389 ... kararı ile ... Köyü Tüzel Kişiliğine mera tahsisi yapılmıştır.

2.Davacılar ... ve ... vekili tarafından Hafik Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan davada verilen dava dilekçesinde; taşınmazın davacıların babasına ait iken ölümüyle mirasçılarına kaldığını öne sürerek Hazine adına yapılan tespitin iptali ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacılar ile birlikte murisin diğer mirasçıları olan ...,...,... adına tescilini talep etmiş, yargılama sırasında talebini ıslah ederek tapu kaydına ve tapu kayıt maliki mirasçıları arasında yapılan taksime dayalı olarak taşınmazın davacılar adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.Hafik Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/346 Esas ... dosyasında yapılan yargılama, Mahkemenin kapatılması nedeniyle devrolunan ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 26.11.2015 tarihli ve 2012/818 Esas, 2015/1757 Karar ... kararı ile görevsizlikle dosyanın görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

2. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.05.2017 tarihli ve 2017/249 Esas, 2017/359 Karar ... kararıyla 101 ada 157 parsel ... taşınmazın kadastro tutanağı Kadastro Mahkemesinde açılan dava henüz derdest iken eldeki davanın açıldığı, taşınmazın kadastro tutanağı kesinleşmediğine göre görevli Mahkemenin genel mahkeme olmayıp Kadastro Mahkemesi olduğu, görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden görülmesi gerektiği, sonradan açılan davaların 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 26/D maddesi gereğince davaya katılma olarak kabul edilerek, dosyaların birleştirilerek yargılamaya devam edilmesi ve uyuşmazlığın çözümleneceği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3.... Kadastro Mahkemesinin 21.10.2021 tarihli ve 2017/14 Esas, 2021/191 Karar ... kararıyla; dava konusu edilen taşınmaz bölümünü toprak tevzi çalışmalarında haritasında ... belirtmesi yapılarak dağıtım dışı bırakılmış komşu parselleri ise tevzi tapuları çıkartılarak dağıtıma tabi tutulduğu, davacıların dayandığı 20.07.1953 tarihli ve 293 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu A-B- C harfi ile gösterilen alanları kapsadığı, ancak bu tapunun kadastro çalışmalarında 101 ada 22 parsele revizyon görmüştür. 293 sıra numaralı kaydın kayıt kapsamı tayin edilirken dava konusu A-B-C harfi ile gösterilen alanlarla birlikte 101 ada 22 parseli de kapsayıp kapsamadığı tespit edilmeye çalışıldığı, 27.11.2020 fenni ek rapor ile kaydın sadece A-B-C harfi ile gösterilen alanı kapsadığı belirtilmiş ise de 293 sıra numaralı tapunun kayıt kapsamı dışında olan 101 ada 22 parsele revizyon görmesi nedeniyle artık kayda itibar edilemeyeceği, zilyetlik yönünden yapılan incelemede ise; dava konusu 101 ada 157 parsel hakkında daha önce Kadastro Mahkemesinde görülen dava neticesinde verilen hükmün infaz edildiği, 101 ada 157 parselin tapu kaydının oluşmasından sonra idarece taşınmazın mera vasfına dönüştürüldüğü ve doğalgaz hattı için taşınmazda irtifak tesis edilmiş olması nedeniyle mera araştırması yapılması neticesinde, komşu köylerden temin edilen mahalli bilirkişi beyanlarına göre de taşınmazın kadim mera olmadığı, kadastro tespitinden sonra idarece meraya dönüşümünün yapıldığı, taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacak taşınmazlardan olmadığı ortaya çıktığı, dava tarihinden sonra yapılan irtifak hakkı tesisinin talebe konu A-B-C ile gösterilen alanlar üzerinde yer almadığı, (A) ve (C) ile gösterilen alanın hava fotoğraflarına göre kullanılmadığı, zirai yönden ise taşınmazın üzerinde yerleşik kayaların ve çok yıllık kendiliğinden gelen otsu bitkilerin bulunduğu, sınırlarının belirli olmadığı, ham toprak parselleriyle aynı özellikte olduğu, imar ve ihyası tamamlanmayan özel mülkiyete konu olamayacak ham toprak vasfında olduğu, B ile gösterilen alanda hava fotoğraflarında kullanım olduğu, zirai raporda da kuru mutlak tarım arazisi olduğu belirtilmiş ise de rapor içeriğinde taşınmazın toprak yapısının sığ olduğu, taşınmazın üzerinde geçmişe dönük keven ve çok yıllık bitki ve köklerinin bulunduğu, arazinin de son 15-20 yıldır ekilip biçilmediği, arazinin imar ve ihyası için herhangi bir emek ve masraf harcanmadığı B bölümü üzerinde kadastro tespitinden geriye doğru 20 yıl davasız aralıksız malik sıfatıyla ekonomik amaca uygun zilyetliğin sürdürülmediği, ayrıca davacıların taşınmazların kayıt maliki ... ...'dan ...'ya herhangi bir sebeple intikal ettiğini veya taksimen kendilerine kaldığını da ispatlayamadıkları, gerekçesiyle davanın reddine, 101 ada 157 parsel numaralı taşınmazla hakkında ... Kadastro Mahkemesinin 2012/32 Esas ve 2013/84 Karar ... ilamının Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2014/8500 Esas ve 2014/9071 Karar ... ilamıyla onanarak sicil oluşturulduğu ve tescil işleminin de yapıldığı anlaşılmakla infazda tereddüt olmaması adına taşınmaz hakkında yeniden sicil oluşturulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili ile davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davacıların dayandığı tapu kaydının kadastro çalışmaları sırasında hatalı bir şekilde 101 ada 22 parsel ... taşınmaz uygulanmasının davacıların mağduriyetine yol açtığını, bu işlemde davacıların bir kusurununu bulunmadığını, bu nedenle tapu kapsamında kaldığı yapılan keşif ve bilirkişilerce belirlenen A-B-C bölümlerinin davacılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı olarak verilen kararın kaldırılmasını ve hükmün bozulmasını istemiştir.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davanın Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne karşı yürütülmesi gerekirken Bakanlığın taraf edilmesi nedeniyle husumet itirazında bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesince Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı davaya dahil edilmiş ve karar başlığında da davalı olarak gösterilmiş ise de yargılama sırasında davanın tarafı olmayan Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının davaya dahil edilmesi kendilerine taraf sıfatı kazandırmayacağı, dava ve taraf ehliyeti dava şartı bir def'i olmayıp itiraz olduğundan, taraflarca ileri sürülmese bile İlk Derece Mahkemesince her zaman re'sen gözönüne alınacağı, hükmü istinaf eden Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının çekişmeli taşınmazın kayıt maliki olmadığı, ayrıca bağımsız hak talebi ile çekişmeli taşınmazlar hakkında açılmış bir davası ya da yargılama sırasında eldeki davaya katılma talebi de bulunmadığı gibi, aleyhine bir hüküm de kurulmadığı davanın tarafı olmayan, hükmü istinaf edenin de hukuki yararı bulunmayan Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı vekilinin istinaf inceleme isteminin reddi gerektiği, davacı dayanağı 20.07.1953 tarih 105 cilt, 38 sayfa ve 293 sıra nolu 20.000 m2 m2 miktarlı, "...,...,... " ile çevrili eski tapu kaydının ... Köyü 101 ada 22 parsel ... 4.850,48 m2 yüzölçümüyle ... ... adına tespit gördüğü, 15.05.2006 tarihinde kesinleştirilerek tapuya tescil edildiği, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile belirtilen alanın kuzeyinde 74 ve 75 nolu parseller bulunmakta olup bu parseller ... soyadları kişilere ait olduğu, oysa ki davacı dayanağı tapu kaydın da kuzeyde ...,...,... 'e ait tarlar olduğu belirtildiğinden bu tapu kaydı A harfi ile belirtilen alana uymadığı, incelenen hava fotoğraflarında göre de bu kesimin de davacılar tarafından kullanılmadığının anlaşılmasına göre sonuç olarak İlk Derece Mahkemesinin (A) harfi ile belirtilen alana ilişkin davanın reddi kararı sonuç olarak doğru olduğu, fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 8.855,438 m2 ve (C) harfi ile gösterilen 3.222,611 m2 alanın şarken yol bulunduğu, şimalen ... oğlu ...' a ait ait 72 ve 20 parseller, ... ...'ya ait 73 parsel ve kısmen de ... soyadlı kişilere ait 23 parselin bulunduğu, ... yine ... isimli kişlere ait 23 parselin bulunduğu, cenuben yolun bulunduğu anlaşılmakta olup davacı dayanağı tapu kaydına uyduğu, 3402 ... Kanun'un 20/C maddesi uyarınca harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar, değişebilir ve genişletilmeye elverişli nitelikte ise, bunlarda gösterilen miktara itibar olunacağı ancak değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlardaki taşınmaz malların kayıtları, fizik yapıları ve konumları itibariyle belli bir yeri kapsıyorsa, tespit o sınır esas alınarak yapılacağı belirtildiğinden fen bilirkişi raporunda (B) ve (C) harfi ile belirtilen alanın davacı dayanağı tapu kaydına uyduğu anlaşıldığından davacı miras bırakanı mirasçıları adına tespitine karar verilmesi gerektiği belirtilerek Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının istinaf başvurusunun reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ... Kadastro Mahkemesinin 2017/14 Esas ve 2021/191 Karar ... kararının yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, davanın yeniden esasıyla ilgili olarak; davanın kısmen kabul, kısmen reddine, 101 ada 157 parsel ... taşınmazda fen bilirkişilerinin 07.10.2020 havale tarihli raporlarına ekli krokide (A) harfi ile gösterilen alana karşı açılan davanın reddine, 101 ada 157 parsel ... taşınmazda fen bilirkişilerinin 07.10.2020 havale tarihli raporlarına ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 8.855,438 m2'lik ve (C) harfi ile gösterilen 3.222,611 m2'lik kısımlara ilişkin dava konusu bu taşınmazın, davalı olmasına rağmen tapu kaydı oluşturulmuş ise de anılan kaydın iptali ile bu kısımların aynı ada içerisinde son parsel numarası verilmek suretiyle 20 pay kabul edilerek;
-5 payın ... TC Kimlik Nolu ...,
-3 payın ... TC Kimlik nolu ...,
-3 payın ... TC Kimlik nolu ...,
-3 payın ... TC Kimlik nolu ... ...,
-3 payın ... TC Kimlik nolu ...,
-3 payın ... TC Kimlik nolu ... adına tapuya kayıt ve tesciline,
-Fen Bilirkişileri ... ve ...'ın 07.10.2020 havale tarihli raporları ve ekli krokisinin kararın eki sayılmasına, 101 ada 157 parsel numaralı taşınmazla hakkında ... Kadastro Mahkemesinin 2012/32 Esas ve 2013/84 Karar ... ilamının Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2014/8500 Esas ve 2014/9071 Karar ... ilamıyla onanarak sicil oluşturulduğu ve tescil işleminin de yapıldığı anlaşılmakla infazda tereddüt olmaması adına taşınmaz hakkında yeniden sicil oluşturulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davaya dahil edilen ... ile davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davaya dahil edilen ... ve davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; İstinaf Mahkemesince (B) ve (C) harfi ile gösterilen bölümler yönüyle İlk Derece Mahkemesince verilen ret kararının kaldırılarak kabul kararı verilmesinin yerinde olmadığını, davacının dayandığı tapu kaydının 101 ada 22 parsel ... taşınmaza zaten revizyon gördüğünü, yeniden aynı tapuya dayalı olarak davacı adına tescil hükmünün kurulduğunu, tapunun sınırlarının her yerde bulunabilen sınırlar olduğunu, davacının zilyetyiğinin de bulunmadığını, özel mülkiyete konu edilemeyecek yerlerden olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu 101 ada 157 parsel ... taşınmazın hükme esas fen raporunda (B) ve (C) harfi ile gösterilen bölümleri üzerinde davacı lehine iktisap koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun'un 13, 14, 17, 20 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacı tarafın dayandığı ve İstinaf Mahkemesince 101 ada 157 parsel ... taşınmazda fen bilirkişilerinin 07.10.2020 havale tarihli raporlarına ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 8.855,438 m2'lik ve (C) harfi ile gösterilen 3.222,611 m2'lik kısımlarını kapsadığı kabul edilen Temmuz 1953 tarihli ve 293 ... tapu kaydının tescil ilamıyla oluştuğu, tescil ilamında Hazinenin taraf olmaması nedeniyle Hazine aleyhine kesin hüküm teşkil etmeyeceğine ve bu nedenle Hazineyi bağlamayacağına ancak; tapu kaydının oluşturulduğu tarih itibariyle yürürlükte olan kanun hükümlerine uygun şekilde oluşturulduğuna ve davalı Hazine tarafından da dosya kapsamına göre aksinin ispat edilemediğine, davacılar adına tesciline karar verilen bölümler üzerinden geçen bir boru hattının bulunmadığın göre davaya dahil edilen ... ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından harç alınmasına yer olmadığına.

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.11.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(Muhalif)

K A R Ş I O Y

Dava tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Hazine adına tespit edilen taşınmazın bir bölümüne yönelik olarak tespitin iptali ile davacı taraf adına tescili istemine yöneliktir.

İlk Derece Mahkemesince; 27.11.2020 fen ek rapor ile kaydın sadece A-B-C harfi ile gösterilen alanı kapsadığı belirtilmiş ise de 293 sıra numaralı tapunun kayıt kapsamı dışında olan 101 ada 22 parsele revizyon görmesi nedeniyle artık kayda itibar edilemeyeceği, A ve C ile gösterilen alanın hava fotoğraflarına göre kullanılmadığı, zirai yönden ise taşınmazın üzerinde yerleşik kayaların ve çok yıllık kendiliğinden gelen otsu bitkilerin bulunduğu, sınırlarının belirli olmadığı, ham toprak parselleriyle aynı özellikte olduğu, imar ve ihyası tamamlanmayan özel mülkiyete konu olamayacak ham toprak vasfında olduğu, B ile gösterilen alanda hava fotoğraflarında kullanım olduğu, zirai raporda da kuru mutlak tarım arazisi olduğu belirtilmiş ise de ; rapor içeriğinde taşınmazın toprak yapısının sığ olduğu , taşınmazın üzerinde geçmişe dönük keven ve çok yıllık bitki ve köklerinin bulunduğu, arazinin de son 15-20 yıldır ekilip biçilmediği, arazinin imar ve ihyası için herhangi bir emek ve masraf harcanmadığı B bölümü üzerinde kadastro tespitinden geriye doğru 20 yıl davasız aralıksız malik sıfatıyla ekonomik amaca uygun zilyetliğin sürdürülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafın istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; Fen Bilirkişi raporunda B ve C ile belirtilen alanın davacı dayanağı tapu kaydına uyduğu tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak B ve C bölümlerinin davacı taraf adına tesciline karar verilmiştir.

Dairece yapılan temyiz incelemesi sırasında geri çevirme ile mahallinden getirtilen belgelere göre davacı tarafın dayandığı tapu kaydı tescil ilamıyla oluştuğu belirlenmiştir.

Hafik Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.12.1952 1951/375 E., 1952/368 K. ... tescil ilamının incelenmesinde; davacıların murisi tarafından hasımsız olarak tescil istemiyle dava açılıp sonuçlandırıldığı, taşınmazın krokisinin bulunmayıp yalnızca sınırlarını ihtiva eder liste şeklinde bir fen bilirkişi raporunun bulunduğu, ilamın içeriğinden yalnızca yerel bilirkişi ve tanığın dinlendiği ve davacı tarafın 25 seneden beridir zilyet ve tasarrufunda bulunduğu gerekçesiyle davasının kabulüne karar verildiği, ziraat bilirkişisinden taşınmazların niteliği yönüyle rapor alındığına dair bir ibarenin bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Çözümlenmesi gereken husus, hasımsız tescil ilamıyla oluşan tapu kaydın bu ilamda taraf olmayan Hazineyi bağlayıp bağlamayacağı noktasında toplanmaktadır.

Somut dosya kapsamında; İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sonucunda fen bilirkişileri tarafından düzenlenen harita ve raporda (B) bölümünün 1960 ve 1973 tarihli hava fotoğraflarına göre tarım arazisi olarak kullanıldığı, (C) bölümünün ise hiçbir zaman tarım arazisi niteliğiyle kullanılmadığı belirlenmiş, yerel bilirkişi ve davacı tanığının beyanlarına göre ise, taşınmazın en az 30-35 yıldır kullanılmadığı bildirilmiş, ziraat bilirkişi raporu da taşınmazın uzun yıllardır tarım arazisi olarak kullanılmadığını bildirmiştir.

Dosyanın görevsizlikle geldiği Sulh Hukuk Mahkemesinde yapılan keşifte ise köyün genelde 1968 yılında terk edildiği, o tarihten itibaren köyün tarlalarının da genelde ekilmediği bildirilmiştir.

Yukarıda yapılan açıklamalar ve dosya kapsamına göre somut olay değerlendirildiğinde; Hazinenin taraf olmadığı tescil ilamına dayalı olarak oluşan tapunun davalı Hazineyi bağlamayacağı, olayın zilyetlik hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, tespitin yapıldığı 2006 tarihi itibariyle geriye doğru sürdürülmesi gereken 20 yıllık zilyetliğin bulunmadığı, taşınmazların 1980 yılından önce zilyetliğinin terk edildiği, bir an için dayanılan tescil ilamının güçlü delil niteliğinde olduğu kabul edilse dahi aksinin daha güçlü delille ispat edilebileceği, yargılama sırasında dayanılan tapunun tescil ilamıyla oluştuğunun İlk Derece Mahkemesi ve İstinaf Mahkemesince fark edilmediği, Dairece yapılan temyiz incelemesi sırasında geri çevirme ile getirtilen belgelerle bu durumun ortaya çıktığı, böylece aksinin ispatlanması için taraflara süre ve imkan tanınmadığı gibi, hava fotoğraflarıyla yapılan incelemede dahi (C) bölümünün 1960 yılında dahi tarım arazisi olarak kullanılmayan yer olduğunun belirlendiği, (B) bölümünün hava fotoğraflarında1960 yılında tarım arazisi olduğu ifade edilmiş ise de tapunun oluştuğu 1952 tarihinden önce tarım arazisi niteliğinde olup olmadığının ve davacı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının 1952 tarihi itibariyle oluşup oluşmadığının tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmediği, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiği kanaati ile mahkeme kararının onanması yönündeki sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyorum. 07.11.2023

...