8. Hukuk Dairesi 2023/4857 E. , 2024/3337 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2015/20 E., 2022/30 K.
HÜKÜM : Asıl ve birleşen davaların reddine
Taraflar arasındaki genel mahkemeden devredilen davadan dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesinde Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Nevşehir ili Avanos ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 1173, 2332, 2248, 4714, 4716, 4717, 5513, 5514, 5515, 8938, 8958, 1319, 1539, 2311, 2312, 2328, 2329, 2245, 2356, 1543, 1544, 5544, 1545, 2357, 9253, 1535 parsel sayılı muhtelif yüzölçümlerdeki taşınmazlar davalı olduğundan söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir.
Davacılar Hazım ... ve arkadaşları tarafından davalılar Hazine ve diğerleri aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davaları davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesinde taşınmazların kadastro tutanakları ile dava dosyalarının birleştirilerek yapılan yargılaması sonunda davacıların davalarının reddine, 1173 parsel sayılı taşınmazın ... mirasçıları adına, 2332, 2248, 4714, 4716, 4717, 5513, 5514, 5515, 8938, 8958 parsel sayılı taşınmazların ... mirasçıları adına, 1319, 1539, 2311, 2312, 2328, 2329, 2245, 2356 parsel sayılı taşınmazların ... mirasçıları adına payları oranında, 1543 ve 1544 parsel sayılı taşınmazların ... oğlu ... adına, 5544 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi tarafından hazırlanan rapor ve haritada (B) ile gösterilen bölümünün ... mirasçıları, (A) ile gösterilen bölümünü ... mirasçıları adına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili, davalı ..., davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) (16.) Hukuk Dairesi'nin 28.05.2015 tarihli, 2014/11482 Esas, 2015/6851 Karar sayılı kararıyla "Davalı Hazine'nin 1543, 1544, 1173, 1319 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki temyiz itirazlarının reddiyle anılan parsellere yönelik hükmün onanmasına, davalı Hazine vekili, davalı ..., davalı ... vekilinin diğer taşınmazlar hakkındaki temyiz itirazları yönünden ise İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı belirtilerek, İlk Derece Mahkemesince öncelikle, 4717 parsel sayılı taşınmaza ait tespit tutanağının yeniden ihyası için ara karar ile Kadastro Müdürlüğünden dosyada ki mevcut bilgilere göre kadastro tespit tutanağının yeniden düzenlenmesinin istenmesi, kadastro tutanağı düzenlenip gönderildikten sonra yargılamaya devam edilmesi, çekişmeli 4716 ve 4714 çekişmeli taşınmaza komşu ve meradan açma olduğu belirtilen 4710, 4711, 4712, 4713, 4717, 4718, 4719 parsel sayılı taşınmazların tespit tutanakları ile varsa dayanağı olan tapu ve vergi kayıtlarının, anılan taşınmazlarla dava konusu taşınmazları bir arada ve dıştan çevreleyen komşu taşınmazlarla birlikte gösterir haritanın getirtilmesi, bu yolla ada-parsel numaraları belirlenen komşu taşınmazların da onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler ve mera niteliği ile köy adına oluşturulan 54 no'lu vergi kaydının getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi, aynı yönteme göre tesbit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve üç kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla keşifin icra edilmesi, keşif sırasında bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın ilk maliki, intikali ve tasarrufu hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilginin alınması, 4716 ve 4714 parsel sayılı taşınmazların öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi, çekişmeli taşınmazların meradan kazanılıp kazanılmadığı, köye ait vergi kaydı kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmeye çalışılması, üç kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliğiyle ilgili ayrıntılı ve gerekçeli raporun alınması, çekişmeli taşınmazların her yönünden tüm özelliklerini gösterir fotoğrafların çektirilmesi, bilirkişiye keşfi takibe imkan verir, köye ait vergi kaydının kapsamını gösterir haritanın düzenlettirilmesi, anılan taşınmazların öncesinin mera olup olmadığı, meradan kazanılıp kazanılmadığının belirlenmesi, dosyaya tutanak asılları getirtilen 1535, 1545, 2357, 9253 parsel sayılı taşınmazların aktarılan davanın konusu olup olmadığının taşınmazlar başında yapılacak keşif ile tereddütsüz olarak saptanması, aktarılan davanın konusu içinde kaldığı belirlenen taşınmazlar ile dava konusu olduğu hususunda zaten tereddüt bulunmayan 5514, 5515, 4716, 4714, 4717, 2332, 2248, 5513, 8938, 8958, 1519, 2311, 2312, 2328, 2339, 2245, 2357, 5544 parsel sayılı taşınmazlar ve mera olmadığının anlaşılması halinde 4716 ve 4714 parsel sayılı taşınmazlar yönüyle taşınmazları bilen davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları huzuruyla yapılacak keşifte; taşınmazların tarafların kök murisi ... ...'a ait olup olmadığı, muris tarafından sağlığında çocuklarına bağışlanıp bağışlanmadığı, ölümünden sonra taksime tabi tutulup tutulmadığı, taksime tabi tutulmuş ise kime isabet ettiği, mirasçılarına taksimle dava dışı taşınmaz verilmiş ise nereden verildiği, ya da taksim karşılığında para alıp almadığı, diğer mirasçılara verilen taşınmazların akibetlerinin ne olduğu, taşınmazlarının kim tarafından ne suretle kullanıldığının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, taşınmazların tespitlerine esas alınan vergi kayıtlarının usulüne uygun şekilde taşınmazlar başında uygulanarak taşınmazların bir bölümünü ya da tamamını kapsayıp kapsamadığının komşu parsellerin tespitlerine esas alınan kayıtlarda uygulanmak suretiyle tespit edilmeye çalışılması, fen bilirkişisinden keşfi izlemeye yeterli, keşifte yapılan kayıt uygulamalarını gösterir rapor ve haritanın düzenlemesinin istenilmesi, vergi kaydı kapsamı dışında kalan taşınmaz ya da taşımaz bölümleri yönüyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nda (3402 sayılı Kanun) öngörülen belgesizden kazanılabilecek taşınmaz miktarının sulu toprakta 40 dönüm, susuz toprakta 100 dönümü geçemeyeceğinin göz önünde bulundurulması, toplanmış ve toplanacak tüm delillerin sonucuna göre bir karar verilmesi ve davanın konusu olmadığı anlaşılan taşınmazlara ait tutanak asıllarının keşinleştirme işlemlerinin tamamlanması için Kadastro Müdürlüğüne iade edilmesi" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, ara karar ile son celse 1535 ve 1545 parsel sayılı taşınmazların "aktarılan davanın konusu kapsamında olmadığı" gerekçesiyle olağan yollarla kesinleştirme işlemlerinin yapılması için Kadastro Müdürlüğü'ne iadesine karar verilmiş olup yargılama sonunda, "asıl ve birleşen dosyalarda davanın, 3402 sayılı Kanun'un 30/2 maddesi gereğince malik hanesi davalı bırakılan parsellerin gerçek hak sahiplerinin belirlenmesi suretiyle malik hanelerinin doldurulmasına ilişkin olduğu, Avanos (Kapatılan) Kadastro Mahkemesi'nin 2004/29 Esas, 2011/3 Karar sayılı ilamı ile verilen kararın taraflardan davalı Hazine vekili, davalı ... ve davalı ... vekili tarafından temyiz edildiği, temyiz yoluna başvurmayan ... mirasçıları yönünden, 5514, 5515, 4714, 4716, 4717 parsel nolu taşınmazlarla ilgili usuli kazanılmış hakkın uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, malik haneleri boş olan taşınmazların öncesinde ekonomik amaca uygun ve uzun süreli zilyetliği ... oğlu ...'ya ait iken ...'nın ölümünden önce yapmış olduğu taksim neticesinde taşınmazların bir kısmının mirasçılarından Şerife'ye, bir kısmının ise ...'e intikal ettiği, diğer mirasçıların da bu taksime ... gösterdikleri ve taşınmazların uzun süredir bu şekilde kullanılmaya devam edildiği, bu kişilerin de ölümü ile taşınmazların Şerife ve ... mirasçıları tarafından kullanılmaya devam edildiği, bu şekilde taksim olgusunun da ispatlanmış olduğu anlaşılmakla, davacılar tarafından açılan tescil davasının reddi ile taşınmazların malik hanelerinin boş olması sebebiyle taksim olgusunun ispatlandığı" gerekçeleriyle asıl dava ve birleşen davalar yönünden davacıların davasının reddine, 1173, 1319, 1543, 1544 parsel sayılı taşınmazlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2332, 2248, 5513, 8938, 8958 parsel sayılı taşınmazlar ile 5544 parsel sayılı taşınmazın 24.06.2022 tarihli fen bilirkişi raporunda (B1) ve (B2) ile gösterilen 17.100,00 metrekarelik kısmın hüküm yerinde gösterilen paylarla ... mirasçıları adına, 1539, 2245, 2311, 2312, 2328, 2329, 2356, 2357, 4714, 4716, 4717, 5514, 5515, 9253 parsel sayılı taşınmazlar ile 5544 parsel sayılı taşınmazın aynı tarihli bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 15.750,00 metrekarelik kısmın hüküm yerinde gösterilen paylarla ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tescili ile taşınmazların kadastro tutanaklarının davalı olan malik hanelerinin bu şekilde doldurulmasına ve 24.06.2022 tarihli fen bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Davalı Hazine vekilinin 1539, 2245, 2248, 2311, 2312, 2328, 2329, 2332, 2356, 2357, 5513, 5514, 5515, 5544, 8938, 8958 ve 9253 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki temyiz itirazlarının incelenmesinde, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olup anılan parseller yönünden hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Davalı Hazine vekilinin 4714, 4716 ve 4717 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise İlk Derece Mahkemesince çekişmeli taşınmazlar üzerinde ... oğlu ...'nun oğlu ... mirasçıları yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki, bozma ilamında sonra kadastro tutanak aslı bulunarak dosya arasına kazandırılan 4717 parsel sayılı taşınmaz ile 4714 ve 4716 parsel sayılı taşınmazların malik haneleri kadastro tespiti sırasında açık bırakılmış ise de kadastro tutanaklarında taşınmazların niteliklerinin mera olup 1936 tarihli ve 54 tahrir numaralı köy tüzel kişiliğine ait vergi kaydı kapsamında olarak köylüler tarafından otlakiye olarak kullanıldığı ancak şahsılar tarafından sonraki tarihlerde taşınmazların meradan açılarak kullanıldığının belirtildiği, yapılan kayıt uygulaması ile de taşınmazların anılan vergi kaydı kapsamında kaldığı gibi yakın ve uzak komşuların da mera parsellerinin bulunması karşında Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereği meralar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımayacağı ve mera olan taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap edilemeyeceği kuralı ve ... mirasçıları tarafından da aksinin ispatlanamaması nedenleriyle taşınmazların meradan açıldığı kabul edilerek mera olarak sınırlandırılmalarına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup hükmün anılan parseller yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı Hazine vekilinin çekişmeli 1539, 2245, 2248, 2311, 2312, 2328, 2329, 2332, 2356, 2357, 5513, 5514, 5515, 5544, 8938, 8958 ve 9253 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi hükmünün anılan yönünden ONANMASINA,
(2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı Hazine vekilinin çekişmeli 4714, 4716 ve 4717 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi hükmünün anılan parseller yönünden BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!