WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/4835 E.  ,  2024/448 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

KARAR : Davaların reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... ve diğerleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, Erzincan İli Tercan İlçesi Gedikdere Köyü çalışma alanında bulunan 309 parsel ... 49.125,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Hazine adına tespit edilmiştir.

İtirazı Kadastro komisyonunca reddedilen davacılar ..., ... ve ... dava dilekçelerinde; tapu ve vergi kayıtları ile miras yoluyla gelen hak ve zilyetliğe dayanarak, davacı ... ise, dava dilekçesinde; ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, kadastro tespitinin iptalini talep etmişler; yargılama sırasında müdahil ... ve ... ile ... ve müşterekleri, davacı ... yanında aynı nedene dayanarak; müdahil Kazım Uluşan, ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak; müdahil ... ise, miras yoluyla gelen hakka dayanarak davaya katılmışlardır.

İlk Derece Mahkemesince, davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonucunda; Davacılar Kazım Uluşan, ... ve ..., davacı ..., davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'nün ve davacı ... Bozukurt'un, dava konusu 309 parsel hakkında açmış oldukları davalarının reddine ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm davacı ... ve diğerleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, davacılar ... ve müştereklerinin dayandıkları tapu kaydının değişebilir sınırlar ihtiva etmesi ve başka taşınmaza / taşınmazlara revizyon görmesi sebebiyle zilyetlik iddiaların dinlenebilir olduğu, mahalli bilirkişilerin ortak beyanlarından dava konusu taşınmazın Yusuf Uluşanın zilyetliğinde olduğu, Yusuf Uluşan'ın 1968 yılında ölümünden sonra mirasçıları ... ve müşterekleri tarafından zilyet edilmekle birlikte, kadastro tespit çalışmalarının 1978 yılında başladığı, yapılan araştırma neticesinde Yusuf Uluşan mirasçıları ..., ... ve ... adlarına tespit edilen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla belgesizden edinilen taşınmaz miktarının diğer mirasçılar için zilyetlik araştırmasına yer bırakmayacak şekilde 3402 ... Kadastro Kanununun öngörmüş olduğu miktar sınırlarını aştığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesinin, uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözülmesi gerektiğine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, dava konusu taşınmazın vasfının ne olduğu, tespit tarihi itibariyle zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı ve böyle yerlerden ise, tespit gününe kadar davacı taraf yararına zilyetlikle edinim (taşınmazın vasfı ve zilyetliğin süresi bakımından) koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda yapılan araştırma ve inceleme yeterli olmadığı gibi, davacılar ... ve müşterekleri yönünden, aynı çalışma alanı içerisinde zilyetlikle edinilebilecek taşınmaz miktar sınırlamasının aşılıp aşılmadığı hususunda usulüne uygun şekilde araştırma yapıldığından da söz edilemez. Zira, davacılar ... ve müşterekleri ile murisleri Yusuf Uluşan adına belgesiz zilyetlikten edinilen taşınmaz mallar yönüyle araştırma yapılmış ise de dosya arasına sadece “belgesizden tespit ve tescil edilen taşınmaz listesi” konulmakla yetinilmiş (Tercan Tapu Müdürlüğünün 18.11.2015; 24.03.2017; 18.04.2017 tarihli yazı cevaplarının eki listeler) olup, bu listeler incelendiğinde, bir kısım taşınmazların hükmen tescil edildiği, bir kısım taşınmazların ise kadastro tespiti sonucu itirazsız kesinleşerek tespit ve tescil edildiği yazılı olduğu halde, bildirilen parsellerin kadastro tespit tutanakları getirtilmediğinden, belgesizden tespit edilip edilmedikleri ve tutanak içeriklerine göre muris Yusuf Uluşan’dan intikal edip etmedikleri denetlenememiş; yine hükmen tescil edilen taşınmazlar yönünden, tescillerine esas dava dosyaları getirtilip hangi nedene (belgesiz zilyetliğe mi, yahut tapu ya da vergi kaydına mı ?) dayalı olarak tespit ve tescil edildikleri kesin olarak belirlenmemiştir.

Hal böyle olunca; sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, 3402 ... Kanun'un 14 ve 17 nci maddelerinde öngörülen imar - ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden usulünce zilyetlik araştırması yapılmalı ve bu bağlamda, aynı kişiler tarafından, belgesiz zilyetliğe dayalı olarak aynı çalışma alanı içerisinde Hazineye karşı açılan açılan ve hala derdest olan davalar bulunması halinde, sağlıklı denetim yapılabilmesi için bu dosyaların birleştirilmesi gerektiği göz önüne alınmalı; ayrıca davacılar adına aynı çalışma alanında belgesiz zilyetlik yoluyla tespit ve tescil edilen taşınmazların miktarları ilgili Tapu Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü ve Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak miktar sınırlaması yönünden araştırma yapılmalı, bildirilen taşınmazlara ait tutanakların onaylı örnekleri ile mahkeme ilamlarının kesinleşme şerhli onaylı örnekleri dosya arasına konulmalı; bir taşınmazın niteliğinin ve üzerindeki zilyetliğin başlangıç ve sürdürülüş biçiminin belirlenmesinde en önemli delilin hava fotoğrafı incelemesi olduğu gözetilerek, tespit tarihinden 15 - 20 - 25 yıl önceki tarihlerde çekilen hava fotoğrafları da tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Komutanlığı'ndan istenerek dosya arasına konulmalı; bundan sonra mahallinde yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişisi, üç kişilik zirai bilirkişi kurulu ve jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Taşınmaz başında yapılacak bu keşif sırasında, yerel bilirkişi ve tanıklardan, dava konusu taşınmazın ilk olarak kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı hususlarında somut olgu ve olaylara dayanan ayrıntılı bilgi alınmalı, jeodezi ya da harita mühendisi bilirkişiye, hava fotoğrafları ve uydu fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılarak, çekişmeli taşınmazın imar-ihyaya tabi taşınmazlardan olup olmadığı, imar-ihyaya tabi taşınmazlardan oldukları saptandığı takdirde imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı ve taşınmaz üzerinde tarımsal amaçlı zilyetliğin ne zaman başladığı hususlarında rapor düzenlettirilmeli ve buna göre tespit tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresinin dolup dolmadığı hesaplanmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın niteliği, eğimi, toprak yapısı, bitki örtüsü itibariyle özel mülke konu olup olamayacağı hususlarını ve imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığını, böyle yerlerden isi imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığını ve ayrıca taşınmaz üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü açıklayan, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş ve taşınmazı geniş açıdan gösteren, taşınmaz sınırlarının ve çevresinin kabaca işaretlendiği fotoğraflarla desteklenmiş, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve önceki zirai raporu da irdeler tarzda gerekçeli rapor alınmalı; bunun sonucunda çekişmeli taşınmazın tespit günü itibariyle zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olduğunun anlaşılması halinde, belgesizden tespit ve tescil edildiği bildirilen tutanak içerikleri ve hükmen tescile esas mahkeme ilamları üzerinde gerekirse uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak belgesizden tespit ve tescil edilen taşınmaz miktarı tereddütsüz olarak tespit edilmeli ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak olan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
01.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.