WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/4757 E.  ,  2024/2514 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2023/16 E., 2023/9 K.
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; " Mahkemenin 02.06.2016 tarihli ve 2015/69 Esas, 2016/56 Karar sayılı kararıyla, çekişmeli 101 ada 22 parsel (eski 14 parsel ) sayılı taşınmaz yönünden verilen davanın reddine ve taşınmazın tespit gibi tesciline ilişkin hüküm davacı tarafından temyiz edilmediği, bu nedenle davacının hükmü temyiz etmekte hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından, davacının 101 ada 22 parsel (eski 14 parsel) sayılı taşınmaza ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerektiği, davacının, çekişmeli 101 ada 23 parsel (eski 12 parsel) sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, 02.09.2020 tarihli keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanlarında, kadastro tespit tarihi olan 1953 tarihinden önce taşınmazı davacı ...'ın babasının, şu anda da kendisinin ekip biçmek suretiyle kullandığını, taşınmazın davacı ...'ın babasına da kendi babasından kaldığını bildiklerini beyan ettikleri, dosyaya kazandırılan nüfus kaydında, davacının babasının ... , dedesinin ise ... Bayram olduğu görülmekte olup, mahalli bilirkişi beyanlarına göre davacının, kadastro tespit tutanağında fuzuli şagil olduğu belirtilen ... evladı ... ’ın oğlu olduğu ve dava konusu taşınmazın da zilyedinin olduğunun anlaşıldığı, bu itibarla davacı lehine 3402 Sayılı Kanun’un 14-17 nci maddelerinde düzenlenen zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olmasının isabetsizliğine " değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " davanın kabulüne, Van ili Erciş ilçesi Tekler Mahallesi 101 ada 23 (eski 13) parselin kadastro tutanağının kısmen ve komisyon kararının tamamen iptali ile kadastro tutanağındaki ve uygulama tutanağındaki diğer bilgiler aynı kalmak kaydı ile taşınmazın davacı ... adına 18.224,00 m² yüzölçümlü olarak tapuya kayıt ve tesciline," karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, hükmüne uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.