WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/4721 E.  ,  2024/1952 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) gereğince yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptali ve tescil davasında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar ..., ..., ... ve ... vekili dava dilekçesinde; 6292 sayılı Kanun gereğince yapılan satış işlemi nedeniyle müştereken ..., ... ve ... adlarına kayıtlı bulunan .... Köyünde bulunan 5.111,65 metrekare yüzölçümündeki 105 ada 2 parsel sayılı taşınmazın, müşterek muristen intikal ettiğini ve davalılar adına yolsuz olarak tescil edildiğini ileri sürerek, taşınmazın tapu tapu kaydının iptali ile veraset ilamı uyarınca davacılar adına tapuya tescilini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 14.11.2019 tarihli ve 2016/18185 Esas, 2019/7338 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; " Somut olayda, 18.03.2015 tarihli celsede, hükmü temyiz eden davalı ...’nın açılan davayı tüm sonuçlarıyla kabul ettiğine dair beyanının alındığı ancak beyanı kendisine okunarak bu beyanın altına imzasının alınmadığı, buna göre, davalı ...’nın kabul beyanının geçerli olduğundan söz edilemeyeceği açıklanarak, davalı ...’nın kabul beyanının usul ve yasa’ya uygun olmadığı göz önüne alınarak, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle işin esası yönünden bir karar verilmesi " gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda ; " Dosyaya sunulan senet, mahalli bilirkişi, tanık ve taraf beyanlarından dava konusu taşınmazın tarafların murisi tarafından satın alındığının anlaşıldığı, davalılardan Selahattin'in taşınmazın babasından geldiğini kabul ettiği, diğer davalı Sebahattin'in keşif sırasında miras paylaşımı yapılmadığını beyan ettiği, dava konusu taşınmazın tarafların murisi Abdullah'a ait olduğu ve davacıların da miras payları oranında taşınmazda haklarının bulunduğu " gerekçesiyle, davanın kabulüne ve çekişmeli 105 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile 2/8 payın davacı ..., 1/8’er payın davacılar ..., ..., ... ve davalılar ... ve ... adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de, verilen karar usul ve Kanuna uygun bulunmamaktadır.
Şöyle ki; kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp, üçüncü şahıslar adına tescil edilmelerine esas olan hukuki işlem, idari işlem niteliğinde 6292 sayılı Kanun'un uyarınca Hazinenin satış işlemi olup, Hazinenin satış işlemi ortadan kaldırılmadıkça, başka bir ifade ile idari işlem niteliğindeki Hazinenin satışı idarece geri alınmadıkça ya da idari yargıda iptal edilmedikçe iptal ve tescil kararı verilemez. Davalı adına olan tescil, yolsuz tescil niteliğinde de değildir. Dolayısıyla, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp, üçüncü şahıslar adına tescilinden sonra tapu iptali ve tescil isteğine yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabul kararı verilmiş olması isabetsiz ise de, davanın kabulüne ilişkin temyize konu hüküm diğer davalılar tarafından temyiz edilmediğinden, hükmün aleyhlerine kesinleştiği ve bu yönden davacı lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek, hükmü temyiz eden davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının bu davalı yönünde BOZULMASINA,

Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.