WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/4674 E.  ,  2024/1396 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

Uygulama kadastrosu sırasında, Canik ilçesi Alibeyli Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı adına kayıtlı bulunan 143 ada 83 parsel ... 4.900,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı ada ve parsel numarasıyla 4.168,26 metrekare yüzölçümlü olarak ve davalı adına kayıtlı bulunan 143 ada 84 parsel numaralı 15.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, aynı ada ve parsel numarasıyla 15.705,96 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı ... dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu ile Canik ilçesi Alibeyli Mahallesi 143 ada 83 parsel ... taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ve komşu parselin ise yüzölçümünün arttırıldığını ileri sürerek, eski hale getirilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; " uygulama kadastrosu sırasında, davacı adına kayıtlı bulunan 143 ada 83 parsel ... 4.900,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın 4.168,26 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edildiği, mahkemece, denetime veri teşkil etmek üzere, tesis kadastrosu ile yenileme kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, uydu fotoğrafları ve ortofoto haritaları, varsa bu haritalarda değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, yenileme kadastrosu sırasında yararlanılan diğer haritalar, dava konu taşınmazlara ilişkin olarak tesis ve yenileme kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgeler dosya arasına alınarak mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve harita ya da jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişinin katılımı ile keşif yapıldığı, usul ve Kanuna uygun denetime elverişli bilirkişi raporu ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının aleyhine, davalının lehine davalının taşınmazında artma meydana gelmediğinin ve davacı ile davalının taşınmazlarının sınırlarında değişiklik olmadığının anlaşıldığı " gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle Kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece yapılan keşif ve uygulama sonucunda alınan harita bilirkişi heyet raporu ile tesis kadastrosu öncesinde ve buna en yakın 1975 tarihli hava fotoğrafında taşınmazlar arasında herhangi bir sabit sınırın belirlenmediği, yine 1993 te yapılan tesis kadastrosunda taşınmazların tesciline esas resmi belgelerde çekişmeli taşınmazların sınırında herhangi bir tersimat ve hesap hatasının belirlenmediği, bu nedenle 22-a uygulaması sırasında tesis kadastro paftasındaki sınıra itibar edilerek taşınmazlar arasındaki tesis kadastrosundaki belgelerde belirlenen sınırın geçerli sınır tipinde belirlenmesinde bir yanlışlık bulunmadığının, davacının taşınmazındaki azalmanın diğer komşu taşınmazlarla olan sınırlarından kaynaklandığının belirlenmiş olması karşısında davanın niteliğine göre tanık beyanlarına itibar edilemeyecek olmasına, davacı tarafça bu taşınmazlara yönelik usulünce açılmış bir dava bulunmamasına göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... HMK'nın 370/1 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.