8. Hukuk Dairesi 2023/4651 E. , 2024/1464 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/40 E., 2023/11 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... mirasçısı ... ve davacı ... mirasçısı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Kütahya ili Tavşanlı ilçesi Merkez / ... Köyü çalışma alanında bulunan 159 ada 11 parsel sayılı 74.903,46 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, evveliyatında köy halkından gerçek kişiler tarafından zilyet edilmekte iken muhtelif tarihlerde kömür çıkaran şirketlere satıldığı ve ilgili şirketler tarafından kömür çıkarılmaya başlandığı, ancak bir süre sonra terk edildiği ve taşınmazın da harfiyat sahası olarak kaldığı belirtilerek, Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde; Kütahya ili Tavşanlı ilçesi Merkez / ... Köyü 159 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 1.500,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının dedesinden babasına, babasından da kendisine kaldığını ve iktisaba elverişli şekilde zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın iddiasına konu kısmının adına tescilini talep etmiştir.
Davacı ... ise dava dilekçesinde; Kütahya ili Tavşanlı ilçesi Merkez / ... Köyü 159 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 8.000,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının babasından kendisi ve kardeşlerine kaldığını, kardeşlerinin paylarını kendisine devrettiklerini, öte yandan taşınmaz iktisaba elverişli şekilde zilyetliğinde iken kömür işletmesine kiraya verildiğini, ancak kömür işletmesinin döktüğü hafriyatı kaldırmayıp, taşınmazı eski hale getirmediğini ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşımazın iddiasına konu kısmının adına tescilini istemiştir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, zilyetlikle mülk edinmeye elverişli yerlerden olmadığı gibi, iktisap koşullarının da gerçekleşmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin önceki tarihli kararı ile; "... davacı ... ve ...'ün iddiasına konu kısımlarda lehlerine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği ..." gerekçesi ile davacılar ... ve ...'ün davasının kabulüne, çekişmeli 159 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 14.08.2015 tarihli fen bilirkişisi ... ...'nun raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.401.49 ve (C) harfi ile gösterilen 1.679,56 metrekare yüzölçümündeki bölümlerine yönelik kadastro tespitinin iptali ile (A) harfi ile gösterilen bölümün hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları ... ve müşterekleri; (C) harfi ile gösterilen bölümün ise ... adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın geriye kalan kısmının ise tespit gibi tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi’nin 13.02.2019 tarihli ve 2016/1674 Esas, 2019/950 Karar sayılı ilamıyla; "... yapılan araştırma ve incelemenin hüküm için yeterli bulunmadığı, bir arazinin kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar - ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi olan hava fotoğraflarından yararlanılmadığı, ayrıca çekişmeli taşınmazın içerisinde bulunan göletin temyize konu bölümler üzerindeki etkisini değerlendirmek bakımından jeolog bilirkişiden rapor alınmadığı ve tespite aykırı sonuca ulaşılmasına rağmen tüm tespit bilirkişilerinin de dinlenilmediği açıklanarak, kadastro tespit tarihinden 15, 20 ve 25 yıl öncesine ait üç farklı tarihe ait hava fotoğraflarının getirtilerek dosya arasına konulması, bundan sonra; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tüm tespit bilirkişileri, üç kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisi hazır olduğu halde keşif yapılması, yerel bilirkişi ve tanıklardan; 14.08.2015 tarihli bilirkişi raporunda (A) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerin öncesi, nitelikleri, zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş biçimi, zilyetliğin belirli süre ile terk edilip edilmediği, edilmiş ise terkin iradi olup olmadığı ve tespit tarihine kadar davacılar yararına 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolup dolmadığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, beyanlar arasında doğabilecek çelişkilerin yüzleştirme yapılarak, kadastro tespitine aykırı sonuca ulaşılması halinde ise tüm tespit bilirkişileri dinlenilerek çelişkilerin giderilmesine çalışılması, ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmaz bölümlerinin geçmişteki ve şimdiki nitelikleri, üzerindeki bitki örtüsü, ne kadar süredir ne şekilde kullanıldıkları, taşınmazın toprak yapısıyla ilgili ve komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli, jeolog bilirkişiden parsel içinde bulunan göletin ne şekilde oluştuğu, çekişmeli bölümlere etkisi, taban suyunun seviyesi, gölet etkisi altında olup olmadıkları, göletten ne şekilde ayrıldıkları gibi hususlarda rapor alınması, fen bilirkişisinden ise keşfi takibe elverişli krokili rapor alınması, hava fotoğraflarının jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesinin yaptırılması; bu kapsamda çekişme konusu bölümlerin hava fotoğraflarında gösterilmesi, bu yerlerin önceki ve şimdiki niteliklerinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine yönelik rapor alınması, keşifteki tanık ve yerel bilirkişi ifadelerinin bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi..." gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, "...zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşmediği..." gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçısı ... ve davacı ... mirasçısı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre 29.08.2022 tarihli teknik bilirkişi raporunda (B) ve (D) harfi ile gösterilen bölümler dışında kalan kısımlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Çekişmeli 159 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 29.08.2022 tarihli teknik bilirkişi raporunda (B) ve (D) harfi ile gösterilen bölümlerine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; davacı ... dava dilekçesinde, çekişmeli taşınmazın yaklaşık olarak 8.000,00 metrekare yüz ölçümündeki kısmının miras yoluyla murisinden kendisi ile kardeşlerine intikal ettiğini, uzun yıllar taşınmazı zilyetliklerinde bulundurduklarını, bilahare ise taşınmazı hafriyat sahası olarak kömür işletmesine kiraya verdiklerini, sözleşme sonucunda taşınmazın eski haline getirilerek teslim edilmesi taahhüt edilmiş olmasına nazaran eski hale getirilmediğinden bir kısmını kullanamadıklarını, öte yandan diğer mirasçıların paylarının da kendisine devredildiğini ileri sürerek; davacı ... ise, çekişmeli taşınmazın 1.500,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının dedesinden babasına, babasından da kendisine kaldığını ve iktisaba elverişli şekilde zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek dava açmıştır.
Davacı ...'in iddiasına konu kısma ilişkin olarak birleşen dava dosyasında icra edilen 10.10.2008 tarihli keşif sırasında mahalli bilirkişi ile davacı tanıkları genel olarak, çekişmeli taşınmazın evveliyatında ... ve müştereklerine ait olup, bu kişilere murislerinden intikal ettiğini, bu kişiler tarafından tarla olarak kullanıldığını, daha sonra ise kömür şirketine kiraya verdiklerini, kömür şirketi taşınmazı bıraktığında taşınmazı tesfiye etmeden bıraktığını; davacı ...'ün iddiasına konu kısma ilişkin olarak, eldeki dosyada icra edilen 10.10.2008 tarihli keşif sırasında mahalli bilirkişi, taşınmazın davacı ... ve kardeşlerine murislerinden intikal ettiğini ve bildiğinden beri taşınmazın tarım arazisi olarak belirtilen kişiler tarafından kullanıldığını; her iki yanın iddiasına konu kısımlara ilişkin olarak icra edilen 23.07.2015 tarihli keşif sırasında mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişisi ve tanıklar genel olarak, davacı ...'in iddiasına konu kısmın davacı ile babası tarafından 60 - 70 yıldır ekilip biçilmek suretiyle kullanıldığını, sonrasında gölet ve hafriyat çalışması başladığını ve taşınmazın hali hazırda üzerinde gölet bulunmakta olup, küçük bir kısmının ... tarafından kullanıldığını, ... tarafından taşınmazın maden şirketine satılıp satılmadığını bilmediklerini, davacı ...'ün iddiasına konu kısmın ise 60 - 70 yılı aşkın süredir ... ve mirasçılarının zilyetliğinde olduğunu, 20 yılı aşkın süredir de ... mirasçısı ... tarafından arpa ve buğday ekilerek kullanıldığını, 07.06.2022 tarihli keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tanıklar ise genel olarak, dava konusu yerlerin eskiden beri köy halkı tarafından kullanılan tarım arazileri olduğunu, 1984 - 1988 yıllarında köye maden işletmelerinin geldiğini, kömür çıkarmak amacı ile çalışmalara başladıklarını, bir kısım yeri satın alıp bir kısım yeri ise kiraladıklarını, bir kısım yeri ise sözleşme yapmaksızın doğrudan kullanmaya başladıklarını, maden çıkarma faaliyetinin 2 - 3 yıl (bazı beyanlarda 3 - 5 yıl) kadar sürdüğünü, ancak arazilerin düzeltilmeden bırakıldığını, daha sonra köy halkının maden çıkarılmayıp, hafriyat dökülmeyen taşınmazlarını kullanmaya devam ettiğini, davacıların da dava konusu yerde bildiklerinden beri zilyet oldukları tarlaları olup, maden çıkarılmayıp, hafriyat dökülmeyen yerlerini kullanmaya devam ettiklerini ve halen de kullandıklarını, davacıların yerlerini maden şirketine satıp satmadığını ya da kiralayıp kiralamadıklarını bilmediklerini, ayrıca tespit bilirkişilerinden ...'ın davacıların taşınmazlarını maden şirketine sattıklarını ancak mülkiyetini devretmeyip, maden çıkarıldıktan sonra düzeltilip iade edilmek üzere anlaştıklarını, ...'ın ise davacıların dava konusu yerlerini maden şirketine sattıklarını, bu şekilde duyduğunu beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan; 07.06.2022 tarihli keşif sonucu düzenlenen jeodezi ve fotogrametri mühendisi ile jeoloji mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen asıl ve ek raporlarda, davacı ...'in iddiasına konu (B) harfi ile gösterilen kısım ile, davacı ...'ün iddiasına konu (D) harfi ile gösterilen kısmın 1971, 1979 ve 1995 tarihli hava fotoğraflarında ve hali hazırda kullanılan yer olduğu, yine ziraat bilirkişi kurulu raporunda da, bu kısımların tarım arazisi olduğu belirtilmiştir.
Buna göre; çekişmeli taşınmazın iddia konusu bölümlerinin evveliyatından beri iktisaba elverişli şekilde davacı ve mirasçılarının zilyetliğinde olduğu yönündeki ağırlıklı mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile teknik bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, davacı taraf yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği anlaşılmakta olup, özellikle maden şirketinin faaliyette bulunduğu dönemin öncesindeki ve sonrasındaki hava fotoğraflarında taşınmazın iddia konusu kısımlarında kullanımın devam ettiği yönündeki belirleme ile bu belirleme ile örtüşür şekilde kullanıma dair beyanlar dikkate alındığında, tespit bilirkişilerinin taşınmazın maden şirketine satıldığı yönündeki duyuma dayalı ve kendi içinde çelişkili beyanlarına itibar edilmesinin mümkün bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, 29.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmın davacı ... mirasçıları adına, (D) harfi ile gösterilen kısmın ise davacı ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
S O N U Ç : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı ... mirasçısı ... ve davacı ... mirasçısı ...'in sair temyiz itirazlarının REDDİNE;
Davacı ... mirasçısı ... ve davacı ... mirasçısı ...'in, dava konusu 159 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 29.08.2022 tarihli teknik bilirkişi raporunda (B) ve (D) harfi ile gösterilen bölümlerine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca çekişmeli taşınmazın bu bölümleri yönünden BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!