WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/4589 E.  ,  2024/1951 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kullanım kadastrosu sırasında, ...Köyü çalışma alanında bulunan 132 ada 26 parsel sayılı 1.194,29 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, " 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın ... Köyü Tüzel Kişiliğinin kullanımında olduğu " şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı ... dava dilekçesinde; .... Köyü 132 ada 26 parsel sayılı taşınmazın kendi fiili kullanımında olduğunu ileri sürerek, lehine kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Hukuk Dairesinin 28.12.2020 tarihli ve 2018/747 Esas, 2020/6453 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; " Dava konusu taşınmazın tespitinin yapıldığı 2010 yılına ait ortofoto ve uydu fotoğrafları getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile ziraat mühendisi bilirkişi ve teknik bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılması ve bu keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın niteliği, tespit günü itibariyle taşınmazda fiili kullanım bulunup bulunmadığı, mevcut ise ne şekilde olduğu ve kimin kullanımında olduğu hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, beyanları arasında oluşabilecek çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılması; teknik bilirkişi ve ziraat mühendisi bilirkişiden, taşınmazın 2010 yılındaki ortofoto ve uydu fotoğraflarını da uygulayarak, tespit tarihi itibariyle taşınmazın niteliği, taşınmazın kullanım durumu ile ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, taşınmazın çevresinin yakın plan ve panaromik fotoğrafları çektirilip, üzerine taşınmaz sınırlarının işaretlenilmesinin istenilmesi ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " Tespit günü itibariyle taşınmazda kullanım bulunsa da, bu kullanımın kim tarafından yapıldığı belirsiz olup kullanımın davacının annesi ve babasına ait olduğu ihtimalinin bulunduğu, ancak davacı tarafından 2010 yılında yada sonrasında kullanımına ilişkin herhangi bir veri bulunmadığı ve bu haliyle davanın ispatlanamadığı " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından ve harç ve vekalet ücretine yönelik olarak davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.