WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/4563 E.  ,  2024/1904 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Uygulama kadastrosu sırasında, ... Köyü çalışma alanında ve tapuda davacı ... ile dava dışı ... adına kayıtlı bulunan eski 749 parsel sayılı 1028 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 225 ada 14 parsel numarasıyla 865,17 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 748 parsel sayılı 1275 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 225 ada 15 parsel numarasıyla 1.308,05 metrekare yüzölçümlü olarak; davalılar ... ve paydaşları adına tapuda kayıtlı bulunan eski 746 parsel sayılı 6692 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 225 ada 13 parsel numarasıyla 6.718,41 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı ... dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait.... Köyü eski 749 yeni 225 ada 14 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ve sınırının yanlış belirlendiğini, eksikliğin ve yanlışlığın davalılara ait 225 ada 13 ve 15 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, eski hale getirilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; " mahkemece fen bilirkişilerinin raporu doğrultusunda uygulama kadastrosunun hatalı olmadığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, çekişme konusu taşınmazlara ait uygulama kadastro tutanaklarının onaylı suretleri, uygulama kadastrosuna ait ada raporu, tesis kadastrosuna ilişkin pafta haritası, ölçü krokisi, ölçü cetveli ve diğer teknik belgeler ile tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları getirtilmediği, fen bilirkişisinden bu belgelerde dikkate alınmak suretiyle yöntemine uygun şekilde rapor ve harita alınmadığı açıklanarak, harita mühendisi sıfatına sahip önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle yöntemine uygun şekilde inceleme ve araştırma yapılması, çekişme konusu 225 ada 14 ve 15 parsel sayılı taşınmazlar arasında bulunan duvar ile 225 ada 14 ve 13 parsel sayılı taşınmazlar arasında bulunan tel örgü ile meyve ağaçlarının sabit sınır niteliğinde olup olmadığının ve taraflar arasında sınır ihtilafı bulunup bulunmadığının mahalli bilirkişi ve tanıklardan sorulup saptanması, sınır ihtilafı olmuş ise taşınmazlar arasındaki sınırlar ve taraf gösterimleri, eldeki bilgi ve belgeler ile bilirkişi, tanık beyanları dikkate alınarak varsa hataların nereden kaynaklandığının belirlenmeye çalışılması ve sonucuna göre karar verilmesi " gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince dava konusu 225 ada 14 ve 15 parsel sayılı taşınmazlar arasındaki taş duvarın davacı yanca yapıldığı, sınırdaki duvar ve ağaçların yaşları itibarı ile taş duvarın çekişmesiz sınır olduğu, 225 ada 14 ve 13 parsel arasındaki (A) harfi ile gösterilen kısmın 225 ada 13 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evin bir kısmını ve 18 - 20 yaşlarındaki çok sayıda meyve ağacını kapsadığı, ilk tesis kadastrosundaki sınırların 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) 22/a maddesi gereğince yapılan uygulamada aynen dikkate alındığı, 08/04/2022 tarihli müşterek rapor ile de, 225 ada 13 ve 14 parseller arasındaki sınırın hatalı olduğuna dair teknik bir hata tespit edilemediği kabul edilerek, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır.

Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozmada işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında, uygulama kadastrosuna itiraz davalarında uyuşmazlığın çözümü için izlenmesi gereken usul ve yöntem açıklandıktan sonra, somut olayda dava konusu 225 ada 14 ve 15 parsel sayılı taşınmazlar arasında bulunan duvar ile 225 ada 14 ve 13 parsel sayılı taşınmazlar arasında bulunan tel örgü ile meyve ağaçlarının sabit sınır niteliğinde olup olmadığı ve taraflar arasında sınır ihtilafı bulunup bulunmadığı yönünden araştırma ve inceleme yapılması gereği vurgulandığı halde, dava konusu 225 ada 14 ve 15 parsel arasındaki sınıra ilişkin mahalli bilirkişiler ve tanıktan uyuşmazlığı çözmeye yeterli bilgi alınmadığı gibi, teknik bilirkişi kurulu raporunda da anılan parseller arasındaki sınır yönünden değerlendirme yapılmamış, öte yandan dava konusu 225 ada 14 ve 13 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise bilimsel verilere dayanmayan, denetime elverişli olmayan rapor ve soyut nitelikteki ifadelere dayanılarak hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, hükmüne uyulan bozma ilamında da belirtildiği üzere, harita mühendisi sıfatına sahip önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle bozma ilamında belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılmalı, dava konusu 225 ada 14 ve 15 parsel sayılı taşınmazlar arasında bulunan duvar ile 225 ada 14 ve 13 parsel sayılı taşınmazlar arasında bulunan tel örgü ve meyve ağaçlarının sabit sınır niteliğinde olup olmadığı, taraflar arasında sınır ihtilafı bulunup bulunmadığı, mahalli bilirkişi ve tanıklardan sorulup saptanmalı, sınır ihtilafı olmuş ise taşınmazlar arasındaki sınırlar ve taraf gösterimleri, eldeki bilgi ve belgeler ile bilirkişi, tanık beyanları dikkate alınarak uygulama kadastrosunda varsa hataların nereden kaynaklandığı belirlenmeye çalışılmalı ve bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.