WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/4492 E.  ,  2024/2271 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/430 E., 2023/918 K.
DAVA TARİHİ : 30.09.2016
KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddineTarım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili
İLK DERECE MAHKEMESİ: Nevşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/708 E., 2021/328 K.

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, temyize konu Nevşehir İli Merkez ...köyü çalışma alanında ve tapuda davacı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 3323 parsel sayılı 5.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 334 ada 273 parsel numarasıyla ve 2.590,62 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 3322 parsel sayılı 3.900,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 334 ada 267 parsel numarasıyla ve 6.373,03 metrekare yüzölçümlü olarak; dahili davalı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 6627 parsel sayılı 13.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 334 ada 280 parsel numarasıyla ve 14.051,21 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkilleri adına kayıtlı eski 3323 parsel sayılı taşınmazın hem krokide yerinin değiştirildiğini hem de yüzölçümünün eksiltildiğini, eksik kısmın davalı ... adına kayıtlı taşınmaz içerisinde bırakıldığını, ayrıca ada kayması da yapılarak müvekkillerinin taşınmazının mevcut kullandıkları yer ile uymadığını ileri sürerek, müvekkillerine ait kullandıkları yerin tespiti ile 334 ada 273 parsel sayılı taşınmazın önceki yüzölçümü gibi tapuya tescilini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın kötü niyetli olarak açıldığını, uygulama kadastrosunun doğru yapıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacılara ait taşınmaz ile müvekkiline ait taşınmazın sınır olmadığını, tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunacağından davacıların taleplerinin reddi gerektiğini, davacıların taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "denetime elverişli 05.12.2019 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, 05.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda temyize konu çekişmeli 334 ada 267 parsel sayılı taşınmazın (267/A2) harfi ile gösterilen 3.001,25 metrekarelik bölümü ve 334 ada 280 parsel sayılı taşınmazın (280/E1) harfi ile gösterilen 215,56 metrekarelik bölümünün tapu kayıtlarının iptali ile bu bölümlerin ifraz edilerek aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle davacıların hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı ... vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "mahallinde yapılan keşif, uygulama, harita mühendisleri tarafından yöntemine uygun şekilde tesis kadastrosu ve 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu paftaları ile hava fotoğraflarının çakıştırılması ile yapılan inceleme sonucunda, dava konusu eski 3323 parsel sayılı taşınmazın 22/2-a çalışmaları sonucunda yaklaşık 50 metre uzaklıkta eski haritasındaki yerden şekil ve konum itibariyle farklı, hiçbir şekilde coğrafi konum olarak çakışmayan bir yerde 334 ada 273 parsel numarası alarak sınırlandırılmış olduğu, dava konusu eski 3323 parsel sayılı taşınmazın tespit tarihine en yakın 1976 ve 1992 tarihli hava fotoğraflarına göre 46, 47, 48, 53, 57, 61, 70, 82, 90, 93, 97, 101, 102, 108, 105 ve 106 nolu noktaların kapsadığı sınırların belirgin ve sabit nitelikte olduğu ve sabit sınır olarak değerlendirildiği, 59, 65, 69, 79, 83, 94, 98 ve 106 nolu noktaların kapsadığı diğer sınırların ise yine eski tarihli hava fotoğraflarına göre belirgin sınır işaretlerinin bulunduğu, zeminde bozulmalar olması nedeniyle geçerli sınır olarak değerlendirildiği anlaşılmakla, mahkemece tespit edilen yeni sınırın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edildiğinden, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı" belirtilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı, davalı ... vekili ve dahili davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve dahili davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 472,40 TL'nin temyiz eden davalı ...'den alınmasına, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 457,40 TL'nin temyiz eden dahili davalı Anka Tohumculuk Tarım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinden alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.