WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/4274 E.  ,  2024/3991 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1192 E., 2023/913 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/234 E., 2021/298 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.05.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma için tayin edilen günde temyiz eden davalı ... Turizm ... A.Ş. vekili Avukat ... ile davacı Hazine vekili Avukat ... 'ın katılımlarıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında çekişmeli Bodrum ilçesi, Çiftlik Mahallesi, 356 ada 14 parsel sayılı taşınmaz hakkında 27.12.2019 tarihli kadastro tutanağı düzenlenerek, 2.469,23 m2 yüzölçümlü, tarla vasfı ile belgesizden Hazine adına tespit edilmiş, beyanlar hanesinde, taşınmazın 2. derece doğal sit sınırı içinde kaldığı ve üzerindeki zeytin ağaçlarının davalı şirkete ait olduğu yönünde şerh verilmiş, davalı şirket yetkilileri tarafından tespite itiraz edilmesi nedeniyle, 10.12.2020 tarihli Kadastro Komisyonu kararı ile, itirazın kabulü ile taşınmazın davalı şirket adına zeytinli tarla niteliği ile tespitine karar verilmiştir.

Kadastro çalışma sonuçlarının 25.12.2020 ila 25.01.2021 tarihleri arasında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edilmesi üzerine davacı Hazine vekili 23.01.2021 tarihli dava dilekçesi ile, dava konusu taşınmazın davalı adına tespit edilmesinin hatalı olduğunu, parselin genel itibarıyla taşlık, kayalık, makilik olup zilyetlikle kazanma şartlarını taşımadığını ileri sürerek tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu ve tanık beyanları uyarınca, dava konusu taşınmaz yönünden imar ihya şartlarının oluşmadığı, davalı şirketin malik sıfatıyla zilyetliğinin olmadığı, parselin batı, güneybatı ve kuzey sınırının orman olduğu, toprağının kırmızı kahverengi akdeniz toprağı olduğu, parselin bir kısmının finike ardıcı, sakız çalısı, akçakesme, delice ile çok yıllık otsu ve odunsu bitkilerle kaplı makilik olduğu, orman ve su rejimi açısından korunması gereken yerlerden olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile, dava konusu taşınmazın 10.12.2020 tarihli kadastro komisyon tutanağının iptali ile 2469,23 m2 yüzölçümü ile orman vasfı ile davacı Hazine adına tespiti ile tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca dava konusu taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisabı mümkün olmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte; infazda tereddüte neden olmayacak şekilde, 10.12.2020 tarihli komisyon kararının iptali ile, dava konusu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline karar vermek gerekirken, kadastro komisyon tutanağının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesinde isabet bulunmadığı açıklanarak, davalı şirket vekilinin istinaf itirazlarının açıklanan yönlerden kısmen kabulü ile; sair istinaf itirazlarının reddine, 6100 sayılı HMK'nin 353/(1)-b/2 ve 355. maddeleri uyarınca, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına; davanın kabulü ile; dava konusu taşınmaz hakkında düzenlenen 10.12.2020 tarihli kadastro komisyon kararının iptali ile taşınmazın 2.469,23 m2 yüzölçümü ve orman vasfı ile davacı Hazine adına tespiti ile tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş, bu kez davalı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.

İncelenen dosya kapsamı uyarınca dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede tapulama çalışmalarının 1972 yılında kesinleşmesine, dava konu yerin bu çalışmalarda orman olması nedeni ile tescil harici bırakılmasına, 1965 yılında 6831 sayılı Kanun'a göre yapılan ve kesinleşen orman kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmazın orman sınırları dışında bırakılmasına, 2019 yılında taşınmazın bulunduğu bölgede 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8 inci maddesine göre kadastro çalışmaları yapılmasına, taşınmazın 385 ada 3 parsel sayılı Devlet ormanına bitişik olmasına, doğu - batı yönünde eğimli olup klizimetre aleti ile yapılan ölçümde %55 eğimli olduğunun tespit edilmesine, zemininde ayıklanamaz, ayrıştırılamaz büyük/küçük anakaya çıkıntılarının mevcut olmasına, kuzeyindeki geniş bölümü üzerinde dağınık delice zeytin ağaçları bulunmasına, bir kısmında da yöreye özgü maki ve çalılarla kaplı olmasına, bu haliyle eylemli orman olup 3402 sayılı Kanun'un 14 ile 17 inci maddesinde aranan şartların davalı yararına gerçekleşmediğinin anlaşılmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 157,75 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.100,00 TL avukatlık ücretinin davalı Şirketten alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan Hazine'ye verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.