8. Hukuk Dairesi 2023/4181 E. , 2024/3738 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2016/29 E., 2022/13 K.
KARAR : Asıl ve birleşen davanın kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen genel mahkemeden devredilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Nevşehir ili Avanos ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 2708 ve 2687 parsel sayılı 3.900,00 ve 5.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Avanos Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle davalı olarak tespit edilmiştir.
Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinin 1985/7 sayılı esasında açılan elatmanın önlenmesi davası, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinin 1985/9 Esasında açılan elatmanın önlenmesi davası, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince çekişmeli parsel tutanakları ile aktarılan dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; "çekişmeli taşınmazların öncesinin kadim mera niteliğinde olduğu ve mera vasfındaki taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap edilemeyeceği" gerekçesiyle davanın reddine, 2687 ve 2708 parsel sayılı taşınmazların mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hükmün, davacılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 28.05.2014 tarihli ve 2014/2269 Esas, 2014/7160 Karar sayılı kararıyla "İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı belirtilerek, komşu 2710 sayılı parsele revizyon gören 1646 numaralı vergi kaydının getirtilerek, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, aynı köyden ve komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıklarının katılımı ile yeniden keşif yapılması, çekişmeli taşınmazın öncesinin sahipsiz arazi mi yoksa kamu orta malı niteliğinde mera arazisi olup olmadığı, davacıların taşınmaza zilyet olup olmadıkları, zilyet iseler, kimden nasıl intikal ettiği, hangi tarihten itibaren ve ne şekilde kullanıldığının maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilginin alınması, bilirkişi ve tanık beyanlarının komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve tespit dayanakları olan belgelerle denetlenmesi ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "davanın genel mahkemeden devredilen dava olduğu, aktarılan davanın kapsamında kaldığı anlaşılan 1687 ve 2708 parsel sayılı taşınmazların sınırlarında mera taşınmazı bulunmadığı, kesinleşmiş şahıs taşınmazları ile çevrili bulundukları, 02.02.2022 tarihli fen bilirkişi raporunda (A), (B) ve (C) harfleriyle gösterilen yerlerin tarım arazisi niteliğinde ve zilyetlikle iktisap edilebilecek yerlerden oldukları, tespite dayanak vergi kayıtlarının ayrı ayrı dava konusu taşınmazları kapsadığı, 1687 ve 2708 parsel sayılı taşınmazda (A), (B) ve (C) harfi ile işaretli yerlerin dışında kalan kısmın mera veya çayırlık vasfında olmadığı, köy yerleşim merkezine uzak olduğunun mahalli bilirkişi, tanık ve davacı mirasçının son duruşmadaki beyanından anlaşıldığı, bu nedenlerle, davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle asıl dosya yönünden davanın kabulüne, birleşen dosya yönünden davanın kısmen kabulüne, 2687 parsel sayılı taşınmazın 07.03.2022 havale tarihli gerekçeli karara ek fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 748,58 metrekarelik kısmının, 25.05.2022 tarihli Nevşehir Kadastro Mahkemesinin veraset ilamında belirtildiği üzere, bu kısmın tamamı 64 pay kabul edilerek, hüküm yerinde gösterilen paylar ile ... mirasçıları adına tarla niteliğinde tespitiyle tapuya kayıt ve tesciline, 2687 parsel sayılı taşınmazın aynı tarihli bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 883,30 metrekarelik kısmının 25.05.2022 tarihli Nevşehir Kadastro Mahkemesinin veraset ilamında da belirtildiği üzere bu kısmın tamamı 192 pay kabul edilerek, hüküm yerinde gösterilen paylar ile ... mirasçıları adına tarla niteliğinde tespitiyle tapuya kayıt ve tesciline, 2687 parsel sayılı taşınmazda (A) ve (B) harfi dışında kalan kısmın ise tarla niteliğinde Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 2708 parsel sayılı taşınmazın aynı tarihli fen bilirkişi raporunda (C) harfiyle gösterilen 1.134,79 metrekarelik kısmının davacı ... adına tarla niteliğinde tespitiyle tapuya kayıt ve tesciline, 2708 parsel sayılı taşınmazın (C) harfi dışında kalan kısmının ise tarla niteliğinde Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 07.03.2022 havale tarihli fen bilirkişi raporunun gerekçeli kararın eki sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili, davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili, davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!