8. Hukuk Dairesi 2023/4068 E. , 2024/1286 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosun itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
... ili ... Köyü çalışma alanında, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 22/a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 1363 parsel ... 1.543,19 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 205 ada 9 parsel numarasıyla 1543,72 m2 yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 1362 parsel ... 1.022,54 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise, yeni 205 ada 6 parsel numarasıyla 1.028,24 m2 yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkili olan davacıya ait ... ili ... Köyü 205 ada 9 parsel ... taşınmaz ile tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan 205 ada 6 parsel ... taşınmazın sınırının kaydırıldığını, bunun sonucunda davacıya ait parsel sınırları içerisinde bulunan yolun davalıya ait yeni 205 ada 6 ... parsel içinde tespit ve tescil edilerek sınırlandırma hatası yapıldığını ileri sürerek, eski hale getirilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama sonucunda; dava, kadastro tespitinden önceki hakka dayanan tapu iptal ve tescil davası olarak nitelendirilerek ".... keşifte dinlenen tanık beyanları ile mahalli bilirkişinin uyumlu beyanlarında gösterilen sınırlarda kalan yerlerin davalının babası tarafından davacıya komşuluk hukuku gereğince geçilmesine izin verilen yol olduğu, taraflar arasında alım satım ilişkisi olmadığı, yoldan geçmelerine müsaade kapsamında kaldığı, davacının iddia ettiği yerlerde davacının hakkı olmadığının, gösterilen yerlerin davalıya ait olduğunun beyan edildiği, keşfe dayalı hazırlanan bilirkişilerinin ibraz ettikleri raporda özetle 01.02.2017 tarihli yapılan ifrazda 205 ada 6 nolu parselin alanı 1.022,54 m², 205 ada 9 nolu parselin alanı (eski 1206 hesaba katılmadan) 1.022,56 m² olduğu, bu kapsamda ifraz işleminde alansal eşitlik olduğu, uygulama kadastrosu sonucunda 205 ada 6 nolu parselin alanının 1.028,24 m², 205 ada 9 nolu parselin alanının ( eski 1206 hesaba katılmadan) 1.022,46 m² olduğu, alanların eşit olmasından kaynaklı alansal kaybın olmadığı yönünde rapor tanzim edildiği, davacının davasını ispat yükü altındayken tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile hükme esas alınabilecek nitelikteki bilirkişi raporları doğrultusunda davacının davasını ispatlayamadığı ..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmekle, Bölge Adliye Mahkemesince ".... davacıya ait yeni 205 ada 9 ... parsel ile davalıya ait yeni 205 ada 6 ... parselin 783 ... kadastro parseli ile tescil harici yerden idari yoldan oluşan 1206 ... parselin birleştirilmesi ve sonrasında da ifrazı ile oluştuğu, her iki parsel arasındaki sınırın ifraz haritası düzenlenerek belirlendiği, ifraz haritasında her hangi bir teknik hatanın bulunmadığı, davacının da çaptan satış ile malik olduğu, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 22/a maddesi gereğince davacı parseli ile davalı parseli arasında belirlenen sınır ile ifraz haritasındaki sınırın aynı olduğu, uygulama kadastrosunun yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun ve doğru yapıldığı, her ne kadar dava, uygulama kadastrosuna itiraz davası olduğu halde mahkemece yanlış değerlendirme ile kadastro tespitinden önceki nedenlere dayalı tapu iptal ve tescil davası kabul edilmesi doğru değil ise de sonucu itibariyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!